şimdi öncelikle şunu belirtmek isterim ki laf ağızdan çıkar çıkmaz atinadan bildirir gibi haa bak ne dedi diye giri girmek adetim değildir. lakin bu ne?
buzda dans adlı yarışmada atilla taş bey an itibariyle bu cümleyi kurmuş beni benden etmiştir.
a vallahi hala şoktayım
bu yaptığının ekskuuzu(!) yok atilla
titre ve kendine gel
bu cümleyi hazmetmem tam bir hafta aldı. günlerdir keyır keyır ne olabilir diye düşünürken demin "i don't care" cümlesini okuyunca şimşekler çaktı. helal olsun bunu söyleyene. nasıl bir zekanın (!) ürünüdür ki bu cümle, anlaşılması bile günler sürdü.
not: hasktir, nasıl bir zekanın ürünüdür derken kendi zekamdan şüphe ettim. bu cümleyi ilk duyduğunda anlayanlar varsa helal olsun. git gide stüpitleşiyorum sanırım. eheh..
ibrahim tatlıses ingilizcesi'nden sonra yeni yeni boy gösteren bir durum, hayır bir insan bu kadar da zorlama ingilizce biliyorum demeye çalışmaz ki, ahh bir de ingilizce bilse üzülmeyeceğim aslında.
dil denen menem olgu nefes alan bir şey olduğundan ve insanlar kültürel bir özellik olarak öğrendiği yabancı dili yahut o kültürü yozlaşarak dirençsiz ve bilinçsizce hazmetmeden kabul ettiği sürece böyle abukluklar olacaktır. böyle bir kullanım yapmak için çok kızıştıysa "ay don ivın keyr" demesini ve türkçede bu anlamda "umurunda olmak" şeklinde hiç değilse 1 kullanım olduğunu bilmesini temenni ediyorum ben, bir sanatçı/şarkıcı/ünlü olarak değil 30 küsür yaşında bir insan olarak atilla taş'ın. "dil bilmeyi" yüze vurduğunu sanmıyorum. ilköğretimde öğretiyorlar artık aynı dili. yani, yapıyorsa da.. ilköğretimde öğretiyorlar...
- selami bey üçüncü quarter bütçe hedeflerini ve satış reportlarını görebilir miyim?
- of course efendim, buyrunuz...
- oh shit... bunlar ne selami bey. satışlar henüz i dont keyırımda bile değil!!
- ama sir. geçen yıl bu periotta satış rakamlarımız shut the fuck up'taydı.
- you mean, boşuna stress yapma bu sene seek'e seek'e geçeriz bu rakamları...
- herılds yani.