askerden döneli üç ay olmuş bir üniversite mezununun işsizliğe bakış açısı ise çok farklıdır.evet bir kriz olduğu malum ve bu kriz sadece türkiye açısından bir sorun olmaktan çıkmış dünyanın geneline sirayet etmiş durumda.avrupa ülkelerinde,amerika'da ve bunun gibi birçok ülke tarihinin en büyük işsizlik oranlarıyla karşı karşıya..
ama benim yaşadığım bilinen adlarından farklı bir işsizlik,bireysel işsizlik benimkisi..hergün uyandıktan sonra yaptığınız bireysel rutin işleri yapmaya zorlar ''işsizlik''..yerel gazeteleri taramakla başlarsınız işe ve sonrasında büyük gazeteler.daha sonra internet üzerinden iş bulmaya yarayan siteleri gezersiniz gün boyu ve yorulursunuz.bireysel işsizlik böyle birşey işte.ekonomik anlamda hiçbir kazanç elde etmeden çalışırsınız ve yorulursunuz.bedensel değildir bu yorgunluk ama öyle bir yorar ki ameleden farksızsınızdır aslında..
bireysel işsizlik böyle birşey işte.hiçbir gelir elde etmeksizin iş bulmaya çalışmaktır.içinizde de bir ekonomik kriz canavarı yaşamaktadır.hergün iş bulma hayallerinizi kemirir durur.umutlarınızın ve hayallerinizin biriktiği beyninizin depolarına günaşırı zehirlerini salgılar.günden güne onurunuz kırılır ve kendinize olan güveninizi yitirmeye başlarsınız.geceleri rüyalarınızda panellerde bulursunuz kendinizi bazen,bazen hala tek ders sınavına girersiniz manasız bir şekilde..istihdam sağlamak,istihdam sağlamalı bu ülke diye sayıklar durursunuz.velhasıl kelam işsizlik şu sıralar tekme-tokat kavga ettiğim bi canavar oldu.kaç round sürücek bilmiyorum ama daha şimdiden ağzımı burnumu darmadağın ettiğini söyleyebilirim..