hayatının mantıksız gerçekleri 

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. artık daha fazla maddi ve manevi kazanç ihtimali kalmadığında hayattan bezdiren kısır döngü gerçeklerdir. seyri baştan ele alırsak şöyle ki ;

    *bazı iş görüşmelerinde genel ve objektif kriterlerle değerlendirilmek yerine görüşmeyi yapan insanın kişisel bakış açısı ile değerlendirilip sebebini anlayamadığınız bir şekilde reddedilebilirsiniz ve alakasız bir insan işe alınabilir.

    *herkesin bildiği bir madde olarak; tanıdık ve torpil bir çok özellikten çok daha etkilidir. işin kapısını açar. siz yıllarca eğitim de alsanız tanıdığı olan çömez veya eğitimsiz biri ile yan yana getirilir, aynı işi yaptığınız için aynı nitelikte olduğunuz düşünülebilir.

    * çoğu kurumsal iş yerlerinde işsizlerin ve eğitim düzeyi lisans seviyesinde olmayanların zannettiği gibi bilgili kültürlü üniversite mezunu insanlar çoğunlukta değildir hatta nadiren rastlanabilir.

    *zam oranları son yılın çıkan enflasyon oranına göre değil, bir sonraki yılın hedeflenen enflasyon oranına göre belirlenebilir.

    *çalıştığı tüm birimler veya kişiler tarafından neredeyse zeka özürlü olduğu düşünülen sersem insanlar belki sırf sebep olunmak istenmediğinden bildiğini okumaya devam eder, işleri berbat eder, gerginlik yaratır, ama işten çıkartılmaz. bununla da kalmaz, o insanların yöneticileri onları size karşı savunmaya hatta kendi grubunu korumak adına sizi suçlamaya bile kalkar. bu sırada dışarda bir yerlerde ne cengaver insanlar bilmem kaçıncı iş görüşmesinden olumlu yanıt alamaz..

    *çalışma koşullarında beklenen tüm koşullara uymaya çalışıp sadece işinizi en iyi şekilde yapmaya yoğunlaşırsanız ve yaptığınız en ufak hareketi bile pazarlamazsanız, reklamınızı yapmazsanız, iş ile ilgili telefonları bağıra çağıra konuşup özel telefonlar için gün boyu mırıldanarak konuşmazsanız, üstlerinizle kanka olmazsanız eğer bir mucize yaratmıyorsanız hayat boyu terfi edemeyebilirsiniz.

    *bekarsanız, evli ve çocuklu erkek personelle çalışıyorsanız ve üst yöneticileriniz erkekse, eğitiminiz ve iş kaliteniz ne kadar farklı bile olsa terfi öncelikleri çok büyük bir olasılıkla diğerlerine verilecektir.

    *ufaktan başlayıp yıllarca çalışıp kariyer yapma çabası içinde olmak yerine ortamını yaratıp büyük başlardan biriyle arkadaş olmak için yıllarınızı verirseniz olumlu sonuç alma ihtimaliniz çok daha yüksek olabilir.

    *en üst kademeler haricinde, hangi üniversiteyi bitirdiğinizin hiç bir önemi yoktur. çalışmaya başladıktan sonra kimse sormaz da, siz en iyi ilk 5 ünv.den de mezun olsanız formalite icabı açık öğretime kayıtlı biriyle aynı muameleyi görebilirsiniz. hatta bir üst maddedeki koşullardan biri sağlanmışsa daha dezavantajlı görülebilirsiniz.

    *üst yöneticileriniz gözünüzün içine baka baka yalan söyler, ve siz yüzüne karşı "peki ben bunu yer miyim ?" diyemezsiniz. bir kısmı zamanını bulunduğu kademeyi egolarını tatmin edecek ne tür davranışlarda bulunabileceğini düşünmekle ve uygulamakla geçirir.

    *toplantı dendiğinde ciddi bir imaj oluşturan hadisenin bir kısmı aslında geyik, sohbet, yöneticilerin yaptığı iğrenç esprilere refleks olarak ehe ehe eh diye gülmeye çalışan astların toplaşmasından oluşabilir.

    *bu maddelerde anlatılanları bilse bile kimse sizin için bir şey yapmaz ya da yapamaz.
    (frock, 08.06.2007 11:51)


  2. iş hayatı, kuyu kazmak gibi acımasız bir gerçek de barındırır...
    (vikartindur, 08.06.2007 11:59)
  3. yanlış da doğru da olsa en son sözü patron söyler.
    patronluk babadan oğla geçer.
    (bkz: monarşi)
    (everestk, 08.06.2007 12:09)
  4. işe 30 dk erken gelmek kimse tarafından farkedilmezken , 10 dk geç gelmek bütün birimler tarafından farkedilir.
    (bençokayrılıklaryaşadımoyüzdenherşeyibitişikyazdım, 08.06.2007 12:13)
  5. (bkz: gizlilik politikası)
    (bakarsinbirigelirelimdekielmayiyer, 08.06.2007 12:19)
  6. *asansörü çağıran ve beklemeye başlayan ilk kişi iseniz, ve üstelik asansör 17 kişilik ise, asansörden en son inen kişi olursunuz.
    (frock, 09.10.2007 10:03 ~ 27.02.2008 12:20)
  7. toplu halde öğle tatilne çıkmak. toplu halde öğle yemeği yemek. "adı üstünde öğle tatili bu, zaten tüm gün meymenetsiz suratlarınızı görüyorum, bırakın da kendi kendime bi kafamı dinleyeyim be!" dediğim karakuşi gerçeklerdir.
    (neathien, 09.10.2007 10:25)
  8. ben senin yaptığını onaylayayım, sen de benim yaptığımı onayla, geçinip gideriz mantığını kabul etmediğinizde muhalif, negatif, marjinal damgaları yemeniz bu gerçeklerdendir.
    (arapbebek, 09.10.2007 10:30)
  9. müdürün her yerde müdür olması...
    dışarda gördüğün zaman bile ceket ilikleme hissiyatı uyandırması , yurtdışı gezisinde aynı yatakta horultusunu duyduğunuz müdürün, sabah kalktığınız zaman ''ulan amma horladın gece uyku tutmadı be'' diyerek enseye şaplatma zevkini kursağında bıraktırmasına neden olur.
    (zefura, 09.10.2007 10:42)
  10. * fazla mesai saatinde çalışma arkadaşınız sizin sigara dumanından rahatsız olduğunuzu bilse dahi, çalışmak ve solumak zorunda olduğunuz o ofiste kendisinin sigara içmek için sizden değil yöneticisinden izin alması yeterlidir.
    (frock, 27.02.2008 12:08)
  11. patorunuz hamile ise onunla birlikte o dokuz ayı acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, üzüntüsüyle yaşamak zorundasınız. erkek olsanız bile! odasında bizim evin halleri'ni izleyip ağlaştığımızı bilirim, garibim çok duyguşallaştı (cumartesi doğuracak hala işe geliyor allahım bu ne ya? aha beni çağırdı esra ceyhan'ı gösterecektir kesin!!)
    (diazepam, 27.02.2008 12:30)
  12. iş toplantılarının %80'i akıllarda yarattığı ciddi intibanın aksine bir noktasında mutlaka değişken miktarlarda kahkaha krizi yaşar.

    yaklaşık yarım saatliğine bir yazılım projesi için görüşmeye gittiğiniz yerde 1.5 saat boyunca "araç telefonları n'oldu ya ne güzel teknolojiydi" konusundan başlayıp istanbul trafiğine çözüm önerilerine kadar envai çeşit geyik konusu çıkabilir. mantıksız ama klas bir olaydır.
    (wondrous, 27.02.2008 12:54)
  13. (bkz: beyinsizlikle yönetici olabilite doğru orantılıdır)
    (gebesh, 27.02.2008 13:27)
  14. hangi özelliklerine istinaden yöneticilik yaptığı bilinmeyen yöneticileriniz olur.mallıkları daha bi batar yetkiler kullanılır ama sorumluluklar savsaklanır ve sizin bu iktidarı sarsmanız için yeterli kapasiteniz varsa duruma haince planlarla el koyarsınız.kötümüyüm neyim,yok be hakediyo hıyarlar...
    (kahraman inek öce, 27.02.2008 13:30)
  15. * bolca sorumluluklarınız minimum seviyede yetkileriniz vardır.
    * yüzbirlerce dolarlık yatırımların kararlarını verip alımlarını yaptırırsınız ama 20 ytl'lik taksi için bir üst seviyede yönetici imzasına ihtiyaç duyarsınız.
    * iş tanımlarınız sadece iso ya da bağımsız denetleme kurumlarınca yapılan denetlemeler için vardır. bu tanımların gerçekte yaptıklarınız ile yakından uzaktan ilgisi yoktur ve malesef maaş seviyeleriniz yine bu tanımlara göre belirlenir.
    * her uyduruk işe proje, insanların kaçtığı sizin cesurca çözmek için ortaya atıldığınız işlere "ne var ki onda" deme alışkanlığı vardır.
    * iş yapmak istemeyene "şirket politikaları gereği", "bilmemne adlı müdür öyle demiş", "şirketin vizyonunda bu yok" gibi binlerce bahane vardır ve bunlar çalışkan insanlarca gerçekten gerektiğinde kullanıldığında inanılmaz tepki alır.
    * akrabalar zinciri vardır. bir süre sonra "lan bunların hepsi akraba da beni mi kekliyorlar" seviyesinden ilişkiler olduğu anlarsınız. finansın direktörü müdürünüzün amca oğlu çıkabilir dikkat!
    * sorunlar açık ve net çözüm bekliyor iken kıllarını kımıldatmayanlar problemin ilk duyulduğu an "ben demiştim", "geçen ay bu konuda bir e-mail atmıştım" ile başlayan cümleler ile yöneticilerce puan toplarlar.
    * kurumsal şirket lafı yalandır. en kurumsal şirkette dahi ceo'nun bir kükremesi ile direktörleri göreviyle ilgisi olmayan bir konuda organizasyon masalarının yerini planlarken görebilirsiniz.
    (al da at dercesine, 29.02.2008 21:45 ~ 21:47)
  16. her sabah traş olmak. pardon onun mantıklı bir gerekçesi vardı: (bkz: kılık kıyafet yönetmeliği)
    (karizmatik, 27.03.2008 16:04)
  17. tanımadığınız insanlara sürekli günaydın, iyi akşamlar, afiyet olsun demeniz, sürekli gülümsemeniz, mümkünse hiç hasta olmamanız, özel bir hayata sahip olmamanız, şikayet etmemeniz, mesaiye kalmanız, gerekirse evde de sabahlara kadar çalışmanız, üstlerinizin patlattığı esprilere gülmeniz, zam istememeniz, ... , beklenir.
    (amorph, 27.03.2008 17:23)
  18. *bina dışında astlar üstleri seçer, bina içinde üstler astları seçer.
    (frock, 18.04.2008 16:41 ~ 16:43)
  19. takım elbise giymek ve iş dergilerine malum pozları vermek. bizim okuldaki özenti tiplere örnek oluyorsunuz kardeşim. yıllıklarda, kulüp faaliyetlerinde falan pörtlüyor bu davranışlar, bu özentilikler beni gıcık ediyor. herkesin takım elbise giydiği büyük kulüp organizasyonlarına kadife ceket-kot pantolonla geliyorum sırf bu sebepten.
    (nox, 18.04.2008 16:48 ~ 16:49)
  20. (bkz: müşteri her zaman haklıdır)
    (billy, 18.04.2008 16:49)
  21. ilerleme, yükselme gibi kavramların çalışmakla alakalı olmaması.
    (luto, 18.04.2008 16:58)
  22. "patronun yeğeni orospuçocuğu değildir."

    nasıl değil mk?!?!
    (azwepsa, 18.04.2008 17:10)
  23. şirket'in geleceğini düşünmeniz bu yüzden sıkı çalışmanız,aşırı davranışlardan kaçınmanız,her şeyi zamanında yapmanız gerekir.
    şirket'i hoş görmeniz maaşlarınız yatmadığında sabretmeniz,biraz ağırdan almak demektir ayrıca.
    (felixpanthera, 18.04.2008 17:14)
  24. kurumsallık, sadece kağıt üzerinde, reklam amacıyla kullanılan bir kelimedir.
    içerisi hanedandır, yalayan yalayana işler yürür. it ürür kevan yürür
    (right lane must exist, 18.04.2008 17:26)
  25. herkes çok yoğundur, işleri çoktur, işte bu herkes dışındaki herkes yatarak para alır, hatta kesin daha fazla alır vs...
    (heidi, 18.04.2008 17:29)
 sayfa  / 2