en büyük sorunlarından biri çalışırken müzik dinleyememesidir. eğer bu kişi banka gibi yerlerde çalışıyorsa müzik dinleyemez zaten. büroda çalışıyorsa ortamdaki diğer kişilere göre değişir ama bu durum. eğer benim gibi şanslı metalcilerdenseniz çalıştığınız büroda eski bir gitarist grafiker ve eski basist bir mimar varsa
dream theater'dan girip
black sabbath'tan çıkabilirsiniz gün boyunca.
başlık başıma, başlık başıma, püskülü ben olayım...
bir de iş hayatına atıldıktan sonra aktif müzisyenlik hayatını bir kenara bırakmak zorunda kalan metalciler vardır. ama sadece o değil grubun diğer elemanlarıda iş hayatına başaldığı için artık eskisi gibi değildir durum. ayarlayabilirlerse ayda bir iki kere beraber çalabiliyorlardır artık. ama bu bir iki sefer inanılmaz bir deşarj sağlar bu bünyelerde. bir eski günlere dönüş havası yaşarlar. notalara basarken, ritm tutarken, şarkı söylerken bütün streslerini üzerlerinden atarlar. keşke daha çok çalabilsem, tekrar bir grup olarak birşeyler yapabilsem diye düşünürler içlerinden, belki de sesli olarak. ama ertesi gün iş vardır. artık ne daha fazla çalabilecekler ne de studyo çıkışı sıçana kadar içip sarhoş olabileceklerdir. ama bu kısa süre bile onlara bir hafta yetecek hayat enerjisini vermektedir.
bu kişiler cumartesi de çalışıyorlarsa bir kategoriye daha girerler;
(bkz:
rock bara takım elbiseyle giden tipler)
iş güç sahibi ve eğitimli olmak ile metalci olmak arasındaki bağıntıyı kuramadığım cümlemsi. bir insan üniversite bitirebilir, yüksek lisans da yapar, aslanlar gibi de işini eline alır. lakin 'metalci' olmak ayrı birşeydir. bu, onun dinlediği müziğin karakterine yansımasıdır sadece. tabi abartıp da iş yerine rööahh, yeeahhh diye gezmenin bir manası yok.
evde arkadaşlarıyla toplandıkları zaman , ''hadi müzik dinleyelim'' diye bir istekte bulunduğunda büyük ihtimalle randıman alamayacak olan adamdır.
öğrencilik zamanlarında hep korsan kaset almış, eski ingilizce ders kasetlerinin üzerine yeni çıkan metal albümlerini çekmiş adamdır. iş güç sahibi olunca artık senelerdir hayalini kurduğu orjinal cd leri hiç düşünmeden maaşının yarısını harcayarak alır. bunun eğitimle bir ilgisi yoktur.
mittal steelde üst düzey yöneticidir muhtemelen.
saat 23:35, istanbul/beyoğlu
sözlük okuyan
zıçan adam : işi gücü olan adamı dinlediği müzikle yargılamak, insanları seçimleriyle yargılamak, metal dinleyene satanist demek ? metalcilerin işi gücü olmaz diye bok atmak, ee yeteeeer be! bodofffff!!!
şeker gibi adamdır.
en azından yan masamda oturan idris abi yerine olmasını istediğim insan modelidir. herif sabahtan beri yaraktan fantezi, zılgıt, oyun havası, tokat yöresi şenlik vs gibi saçmalık müziklerle kafamı sikti.
edit: al amına koyayım, şimdide ibrahim sadri şiiri dinliyo.. ya sabır..
(yaqui, 13.02.2008 14:10 ~ 14:12)
özünü inkar etmeyen adamdır. bu kişi gerektiğinde takım elbisenin altına iron maiden t shirti de giyer, toplantı salonuna girerken kulağındaki kulaklığı çıkarmayı da son anda akıl eder. öyle de bir insandır işte.
bu nasıl bir patrondur anlamıyorum. şahsen ben olsam, iş görüşmesine çağırdığım bir adamın üstünde "go fuck yourself" yazan bir tshirt'le görüşmeye gelmesini istemem. gelirse de derhal güvenliği çağırır kovdururum. adam gibi giysin takım elbiselerini, spor kıyafetlerini öyle gelsin. işyerindeyiz kardeşim, cenazede değil. presentable ol biraz angut.
metalcilerinin çoğunun eğitimli, kültürlü, haliyle iş güç sahibi olması inanılmasa da çoğunlukta olan bir durumdur. zaten kültürü yerinde olan adam kaliteli müzik dinler. işsiz güçsüz dolanan türevler türedikçe insanlar böyle sanmaktadır. ayrıca evlenip çoluk çocuğa karışsa bile müziksel anlamda zevk sahibi olarak kalacak ve metalci ruhlarından vazgeçmeyecek insanlardır. işle güçle çolukla çocukla alakası yoktur bu durumun.
saygılar.