klasik iktisadi modelde işçilerin ve firmaların fiyat düzeyi konusunda tam bir bilgiye sahip oldukları kabul edilir. bu yaklaşıma karşı bazı iktisatçılara göre, her firmanın ürettiği malın fiyatını bilmesine karşılık, işçiler emek sunarken fiyat düzeyinin
* * ne olacağını tam olarak tahmin edemezler. bu hesaba katıldığında, emek talebinin klasik modeldeki gibi gerçekleşen
reel ücretin bir fonksiyonu olmasına karşılık, emek arzı beklenen reel ücretin fonksiyonudur.
işçi yanılma modelinde emek arzının aslında gerçekleşen reel ücret ile işçilerin fiyat düzeyi konusundaki yanılmalarının çarpımına bağlı olması anlamına gelir. işçilerin bekledikleri fiyat düzeyi sabitken, genel fiyat düzeyi yükselince, her alternatif reel ücret düzeyinde emek arzı artar. genel fiyat düzeyi hakkında eksik bilgiye sahip olan işçiler, "nominal ücrette oluşan bir artışı reel ücretin arttığı biçiminde yorumlarlar." dolayısıyla da nominal ücret artınca daha fazla emek arz etmeye razı olurlar.
fiyat düzeyi hakkında tam bilgiye sahip olan firmaların, nominal ücret düzeyindeki artıştan daha az arttığı - reel ücret düştüğü- sürece zaten daha fazla emek talep edeceklerdir.
yorum gibi kısaca; firmalar işçilerin eksik bilgilerinden faydalanmışlardır. işçiler nominal bir ücret artışını reel sanmışlar daha çok çalışmışlardır. firmaların yaptığı fiyatlar genel düzeyinden daha az bir nominal artışı işçilere sunarak fayda sağlamaktır.
yorum gibi eklenti; günümüz sendikalaşmasının ve işçilerinin böyle bir yanılgıya düştüğünü sanmıyorum. ancak
tüik'in enflasyon ölçümü de pek güvenilir değil gibi...