işçi sınıfının emekli olmuş halidir. çalışan işçi sınıfı nasıl 1 mayıslarda devletimiz tarafından orantılı(!) güç kullanımına maruz kalıyorsa, emekli olmuş hali de aynı orantıya hükümeti tarafından maruz bırakılır.
memur emeklisine art arda verdiği zamlarla, işini bilen memurunun gönlünü kazanan turgut özal, bu uğurda işçi emeklisini basamak olarak kullanmış, rahmetlinin ağırlığını kaldıramayan emekli işçiler kamburlaştıkça kamburlaşmıştır. tombiş turgut'un yarattığı bu fark, kendisinden sonra gelecek olan hükümetler tarafından bir seçim aracı olarak kullanılmış; seçimlerden önce her parti işçi emeklisine memur emeklisi ile arasındaki uçurumu kapatacağına dair sözler vererek oylarını çalmaya çalışmıştır. son dönemlerde birçok hükümet, aradaki farkı kapatmasa da en azından tüm emeklilerin maaşlarına aynı oranlarda zam yaparak bu uçurumun artmasını önlemeyi başarmışlardır.
ta ki...
evet, ta ki toplumun her kesimi arasında dengesizlik yaratmayı kendine şiar edinmiş bu hükümet başımıza tebelleş oluncaya dek.
temmuz 2009 itibariyle başlık konusu sınıfa yüzde 1,83 tl zammı yeterli görmüştür. (arada virgül var dikkat! yani %2 bile değil) bu da yıllık kümülatif %5,4 zam anlamına gelmektedir. memur emeklisine 2 yarı yıl için reva gördüğü zam ise %4,5'tur. bu da yıllık kümülatif %8,68 artış demektir. neden? çünkü tayyip (dere)beyimiz aynı rahmetli şişman gibi işçiyi sevmemekte ve bu durumun anlaşılmasında hiçbir beis görmemektedir.
annem ise şu anda, ayda eline fazladan geçecek 11 lirayı nereye harcayacağını düşünmektedir.