tüm mideleri ekşiten davranışlardır.
1- konu alanına hakim olmamaktan kaynaklanan sorulara yanıt vermeme tepkisi.
2- kendini bir şey sanmak
3- bilgi paylaşımına açık olmamak
4- ders saatini işe yaramaz konularla geçirmek
5- vize notlarını finallerden sonra okumak
6- kendini yetiştirmediği halde öğrencilere çalışmaları gerektiği konusunda sözde uyarılarda bulunmak
7- .......................
izmir milli piyango anadolu lisesinin eski öğrencilerinden bilenler vardır.. bayan bir ingilizce öğretmenimiz derste ayakkabılarını çıkarır, ayaklarını birbirine sürterdi.. nasıl insan ellerini ovuşturursa bu hocamızda ayaklarını ovuştururdu. ön sıradaki arkadaşlar kokuya maruz kaldıklarından ders onlar için çekilmez hale gelirdi..
yine aynı hocamız derste şöyle davranışlar sergilerdir. kitapta bir makale okunacaksa, bunu okuyacak öğrenciyi eliyle işaret edip "yu pliiiiiiss" derdi.. işaret ettiği işaret parmağı dönüşte hocanın burnuna gider, burunu içini hafif bi yoklardı.. ardından başka bir öğrenciyi işaret edip "yu goo onn" derdi kibarca.. aynı işaret parmağı az önce yoklama yaptığı kısımdaki tatakları çıkarırdı.. bu sırada hocamız öğrenciyi beğendiğinden midir yoksa bulduğu tataktan gurur duyduğundan mıdır bilinmez "veriii guuutt" derdi.. makalenin sonuna gelinirken hocamız, tatağını yuvarlayıp atılacak kıvama getirirdi.. baş parmağının ucuna koyduğu tatağı işaret parmağıyla fırlatırdı.. aynı anda makale de biterdi ve hocamız "okeeeyy den letss ensvırr dı kuesççınnns" derdi..
sabah kahvaltı yapamadığını söyleyerek bir öğrenciyi kantine simit almaya göndermesi, gelen simiti 3 hamlede yutması, daha sonra simitin susamlarını değişik dudak-ağız-burun-parmak hareketleriyle dişlerinden temizlediğini zannetmesi. katta nöbet tutarken birden sınıfa girip çöpe tükürmesi, sonra def olup gitmesi.
5 sene geçti, hala iğrenç adam diye anarız kendisini.
-sınıfa "günaydın bok yiyenler" diyerek giriş yapması
-her hafta not defterinden seçtiği 5 adet talihliye(!) konu anlattırmak istemesi, talihli anlatamazsa cetvelle eline vurması üstüne üstlük defterin bir satırına 3 tane gelecek şekilde 10 sayfa "görev namustur" yazdırması.
-şehin yerel kanallarından birinde tek başına bağlamayla şarkılar söylediği "bir saz bir söz" adında program yapması.
-düğün salonlarında şarkı söylemesi.
-gittiği her okuldan bir kız öğrencisiyle ilişki kurarak sürülmesi.
ulan ne pis adammışsın be bok yiyenlermiş sensin lan bok yiyen ! yavşak ya sinirlendim hatırlayınca.
derste bir şey öğretememesini geçelim, bildiğimiz şeyleri bile unutturmasına rağmen dünkü asistana "hocam" deyip, her dersine gidip dinlemiş olan ve kendisine [biraz fazla] saygı gösterdikten sonra final sınavında, "hocam neden bu kadar az süre verdiniz" diye soran yetişkin bir öğrenciye bu hocanın "geyik yapmayın diye ehihihihi" gibi bir cevap vermesi...
ayrıca aynı "hoca" kendinden en fazla 4-5 yaş küçük öğrencileri yavrukurtlar gibi sıraya sokup dersten alıp hoplaya zıplaya sempozyuma götürme girişiminde bulunmuş, "şimdi siz salonu bulamazsınız ekikikiki" gibi bir cümle kurmuştur.
henüz toydur, niyeti kötü değildir, hakkını çok da yememek lazım, bu da ayrı bir mevzu.
bir kağıtta getirilen geometri sorusunu çözemez, ardından da çözemediği için utanmadan, sorunun orjinalini getir kızım yalnış çizmişin bunu der. bu bir geometri hocasıdır. fizik hocasına götürülür, o çat diye çözer.
(bkz: kapak)
hocanın üniversitedeyken bile;
'what is the importance of virginia woolf as a woman writer in society?', 'what is the stream of consiousness?','who is rosa park?' gibi araştırma soruları verip,ertesi gün bunları defterlerimizde(!) görmek istemesi ve buna göre eksi veya artı vermesi.
bir kız öğrencisinin en önde otururken ayaklarını uzatıyor diye dalga geçmesi ve oradan geçerken üstüne basması hatta bu haldeyken; kalk bakalım x,aa neden kalkamıyosun? şeklinde espri yaptığını sanması.
fizik bölümü hocalarından togo giz'in her derse 1,5litrelik su şişesiyle ve tahtayı silmek için bir bezle gelmesiyle kalmayıp (buraya kadar normal), su şişesinin ağzını beze değdirerek bezi ıslatması, daha sonra bu ağzına ne idüğü belirsiz bezin değdiği şişeden kendi ağzına değdirerek suç içmesi. bir yaz boyunca sudan tiksinmiştim. ayrıca o şişeyi yere atar, duvara çarptırır, sınıfın başından sonuna fırlatır, her yere değer yani, sonra gider bir daha içer. sümüğünü yese daha iyi.
hocanın*seni arayanlara dıt dıt sesi yerine çalarkendinlet kampanyası çerçevesinde "düm tek tek" adlı gudubet şarkıyı seçmiş olması bu davranışlardan biri. iki dakka ciddi bir şey konuşalım dedik o da mümkün olmadı. sonra türkiye'de bilim neden gelişmiyor diyorlar.