mehmet ali erbil in oynadığı tüm filmler için söylenebilir. bunu en iyi farkettiğimde ise 16 yasındaydım biraz geç de olsa anlamıştım. arkadaşla okuldan kaçalım değişik bir şey yapalım deyip sinemaya(!) gittik tabii tarsustaki tek sinemada her hafta sadece bir film oynardı o zamanlar, sinemaya girdik işte. sinemada ise ömerçip var biz de komik olur eğleniriz diye hemen atladık. allahım ne günah işlemiştim de bu filme bilet almıştım harcadığım 2.5 milyona o kadar acıdığımı hatırlamıyorum. filmde hatırladığım en önemli kare ise şuydu; aşkın nur yengi 9 dokuz aylık hamiledir, hamile olduğunu yeni öğrenmiştir ve bunu kocası kenan'a (mehmet ali erbil) söylemektedir.
- kenaaan sana cook önemli bir müjdem varr, kenan ben ben hamileyimm!
- inanmıyorum, yani yani ben baba mı oluyorum. şükürler olsun allahım! aslında ben de karnından kıllanmıstım biraz ama gaz falan zannetmiştim. yaşasın baba oldum uleen!
2005 if film festivalinde izlediğim bir film vardı "izo" diye. benki ağır filmler izlemeyi severim stalker gibi bir film bile benim için sıkıcı anlamsız gelmemiştir.fakat aman yarabbi allah bu filmi çekeni bildiği gibi yapsın..başından sonuna kadar yaklaşık 4 ila5 bin kişinin izo tarafından öldürüldüğü filmde izo nun anlamsız çığlıkları ve bolca kameraya sıçrayan kandan başka hiç birşey mevcut değildi. konu falan zaten hak getire (tabi ki yönetmenin kendince bir mesajı filmin taşıdığı sembollerin bir anlamı vardır muhakkak ama (bkz: kaş yapayım derken göz çıkartmak) ne diyelim allah bizi izo nun yönetmeninin (bkz: takashi miike) yeni filmlerinden korusun..aslında ichi the killer gibi bir kült e imza atmış yönetmenin bu filmi nasıl yaptığını anlamak mümkün değil..
zira filmde nasıl olduğu anlaşılamayan bir şekilde, göldeki müren balıkları suyun dışında da hareket edebilme becerisine sahip oluyorlar ve hep beraber şehire saldırıyorlar.