1. kimi zaman tek bekledikleri şey olan çocuklarının gülümsemesi ya da içten bir kahkahasıyken onlar için en değerli şeylerden biri olduğu için yaptıkları esprilerin yetersiz kalması durumu. (ne dedim?)
  2. (bkz: aile dramı)
    olay esnasında babam, ben ve nil isimli şahıs olmak üzere yemek yenmekteydi. nil ile ortamızda da pilav tabağı vardı. nil'in kulağına bir şey söylemem gerekti ve birden babam "ne dedi, ne dedi?!" diye sormaya başladı. nil'in muhabbete bir son verme amaçlı "aramızda bir şey.." cümlesi aslında bizi korkunç bir sona götürecekti. babam: pilav mı yani?
  3. evlilik bazlı espiriler yapması
    "canım sıkılyor" dediğinizde, "evlendirelim o zaman seni" diye espiri yapmak.
    "yemek biraz tuzlu olmuş" deyince, "evlen de karın daha iyisini yapsın" diye espiri yapmak.
  4. gayet hararetli bir şekilde anlatan ben;
    tp:ya baba sabahın 10'unda yukarıdakiler çivi çakıyordu herhalde tam benim odamın olduğu yerde çat çat çat uyutmadılar!

    son derece sakince cevap veren babam;
    baba:belki de çekirdek çitliyorlardır.
  5. düttürü dünya bir haftasonu hazırlanmış dışarı çıkacaktır.aylardan kasımdır ve o gün hava biraz serindir.ev ahalisine "ben çıkıyorum." diye bilgi verilecektir,tam salona girecekken babanın sözü kulağa çalınır,"bizim zürafa nereye gidiyormuş?".düttürü dünya babasının ne demek istediğini anlayamaz.içeri girer "ne zürafası baba ne diyon sen der?".anneyla baba gülüşmeye başlamıştır.baba cevap verir,"kızım beyaz giymişsin ya,o bakımdan söyledim." der.düttürü dünya hala anlayamaz.neden sonra anne açıklar.baba "zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü" şeklindeki vecizeye ithafen soğuk bir günde beyaz ve ince giyinen kızına kendi çapında takılmıştır.