çeşitli hastalıklarla yüzlerce iğne yiyen, ameliyat masalarının kokusunu terli yastık kokusuyla özdeşleştirebilecek derecede hastahane kurdu olan garibanlar için, kesinlikle yaşanmayan psikoloji. aslında yalan söyleyemez kimse, yataklarda kıç açmanın gerginliğini yaşamıştır herkes acemilik dönemlerinde, ancak tıpta ayıp olmayacağı kanunu; insanın ağzından soktukları hortumun boğazı yırtacağı endişesi, kıçına pamuk tıkamaları riski ile karışık duygular ile birlikte narkoz ilaçlarının ıslattığı beyin kıvrımlarında kol kola gezerken; cillop götünüz üzerinde fanteziler kuran sapık görevliler o uyuşmuş kıvrımlara giremiyor bile.
ben sağlığıma kavuşayım da, kıçım açıkta kalsın.
zayıf bir bünyeye sahip olduğu için her ay popodan zerk yoluyla bünyeye katılımının sağlanması gereken "penadur la 1.2" adlı ilacın verdiği acı, üç gün yüzüstü yatma, erkekliğe verilip ses çıkaramama olgularıyla mücadele eden; 11 yaş görünümlü 14 yaşındaki ergenin hiç takmadığı durum.
(bkz: penisilin)
stres kaynağının götü açmak mı yoksa iğne vurdurmak mı olduğunu tam kestiremediğim durum. hadi lavman yapacak olsalar strese gir kardeşim de o iğne kıçına sokulmayacak sonuçta.
-bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı hatırladın mı?
-eee?
-dibırından şırıngayla kan alacam dediydi hatırlar mısın?
-stresssss!
-<şeytani gülme efekti>
komşuya iğne yaptırırken had safhaya ulaşan stress. şansa bakın ki komşunuz hemşire çıkar. hadi hastanede bir kere vurduracaksın bir daha görmeyeceksin hemşireyi ama komşuya da iğne yaptırılmaz ki kardeşim. cık cık cık.
ben daha küçücük bir çocukken büyümemiş toyken haftasonlarımı rezil ederdi.
koskocaman iğneyle gelen hemşire karşısında panik olan ben ve hemşire arasında hep ayn şeyler yaşanırdı. "acımaz dimi?" "acır mı?" gibi diyaloglara çokça geçerdi. küçük çocuklara iğne vurmak çok daha zordur, asıl stresi onlar yaşar.
artık büyüdüm abi oldum alıştım, korkmuorum.
çocukken çığlık çığlığa ağlamaya sebep olan hatta çocuğun bir iki kişi tarafından zapt edilmemesi durumunda zavallı iğneci amcanın ağzının ortasına tekme yemesine yol açan durumdur.
yıllar geçer çocuk büyür ama stres azalır ve şekil değiştirir şimdi akıldan geçenler:
-"naledolsun şimdi açacak hemşire bembeyaz.gözleri kamaşacak.ben de ne kararmışım bu yaz siyah-beyaz beşiktaş..."
bizzat kendisi stres yaratan cümledir. şimdi ordan iğne düşüverse... aman aman... düşüncesi bile kötü... stres oluyor insan daha cümleyi kurarken kaldı ki fiiliyata geçireceksin... yok yok almiyim ben!
iğneyi kalçaya batırır batırmaz hastanın kalçalarını olanca gücüyle kasmasına dolayısıyla bazen iğnenin ucunu bile yamultmasına, enjeksiyonu imkansız hale getirmesine sebep olan stres tipi.
eğer böbrek taşı düşürdüğünüz için iğne yaptırıyorsanız (buscopan + dikloron) zerre hissetmeyeceğiniz stres. zira o esnada rocco siffredi iğne yapmak için şortunuzu sıyırsa, "hayırlısı olsun" diyecek durumda oluyorsunuz.
şayet iğneyi vuracak olan kişi hemşire ise kıçınızı tamamen açarak etkili bir kalça kası şov ile vereceğiniz sapıksı mesajla hemşirenin de psikolojisini bozabileceğiniz, böylelikle üstünüzden atabileceğiniz strestir. olay anında atılabilecek manalı bakışlar da hemşireye yaptığınız bu pis oyunu daha da etkili bir hale getirebilir.
(bkz: iğne kaçınılmazsa zevk almaya bak)
bir haftadır her gün iğne olmam nedeniyle yaşadığım stresin ta kendisidir.özellikle 3. iğnemde sağlık memurunun aaa dodex bu iğne yakıyomuş ya sen daha ne kadar vurulucan bunu yazık sana demesiyle tavan yapmış strestir.o kadar açtık bi de yakacak mı yaaa anne gidelimmm diye yalvarmama rağmen elim mahkum 1 hafta boyunca hem açtım hem yedim hem de yandım.hamdım piştim oldum.
zannedersem daha çok boxer tercih eden erkekler tarafından yaşanmaktadır çünkü kız milleti son derece rahat pantolonlarını sıyırıp kilotlarıyla yatarlar sedyeye hemşire hanım iğneyi vuracağı zaman kendi işini kendi halleder. erkekler için nedense hiç üzülmedim bu streslerinden ötürü doğum kazığını bize atarak çok daha kötülerini hak ettiler...