sessizliğin, altın kadar kıymetli olduğu mahallelerden birinde, bütün gün pencerenin önünde oturup çeyiz işlermiş ana kız. hayallerin iğne deliğinden geçecek kadar küçük olmalı, dermiş kadın kızına. 'baktın ki hayalin geçmedi iğnenin deliğinden, boşver onu. unut gitsin. iğne deliğinden geçemeyen hayaller boş hayallerdir. hüsrandan başka bir şey getirmezler.' kız dikkatle dinlermiş annesinin anlattıklarını. sonra dalıp gidermiş hayallere. ne vakit hayal kursa, elinden kayıverirmiş gergef; iğneyi de beraberinde götürerek.
(bkz: mahrem)
(bkz: elif şafak)
(bkz: nazar sözlüğü)
futbolda da sık sık kullanılan terim. topun kaleci ile kale direği arasından, ufak bir aradan geçmesi durumunda kullanılır. mahalle maçlarında da sık sık duyabilirsiniz.
ipliği yalamadıktan sonra ne kadar kasarsan kas geçmez o delikten. bir ilmiği kenardan kalır, ipin burgusunu bozar falan öf nası gerildim bak anlatırken bile. öyle de pis bir huyu vardır. sevmiyorum iğne deliklerini.