bildiğimiz fizik kuralları benim kafama türban takıp istiklal'de sarhoş bir şekilde kusmama engel olmadığına göre içip içip kusan türbanlı bu dünyada görülebilecek bir olaydır. gerisi türbanlı insanın kendi tutarlılığına veya tutarsızlığına kalmıştır. bu konuda 3. şahıslara yorum yapmak değil başka şeyler düşer.
türbanlı bir insanın üniversiteye girmesi ise mesela, en azından günümüzde, siyasî bir meseledir. cumhurbaşkanı eşinin türbanlı olması üstünde tartışılması gereken siyasî bir konudur (ama abdullah gül'ün eşinin türbanlı olması değildir, umarım arada benim gördüğümü sandığım farkı herkes görüyordur). türban takmak istemeyebileceği hâlde çevre baskısı ile türban takmak zorunda kalan insanların varlığı siyasî ve insanî meselelerdir. keza yine siyasî bir mesele olan kamusal alanda türban yasağı tartışması yüzünden eğitimine devam edemeyen ve böyle bir tartışmada kullanılan insanlar da ciddi bir sorundur. ama türbanlı birisinin içki içmesi, sarhoş olması, kusması bizim sorunumuz değildir, kendi bileceği iştir. "içip içip kusan türbanlı" daha önemli sorunların tartışılabileceği kısıtlı zamanda ağzımızı doldurmaya ve meselenin özünü kaçırmamıza sebep olan eğlencelik bir çerezdir.
alınan sıvı içerisinde alkol olması ve arkasından gelen mide tepkimesi olaylarını, ilginç bir şekilde saçların görünme miktarıyla karıştırma durumunun doğurduğu, iyi demlenmiş bir sallama öykünün adıdır.
"türban takan insan içki içemez, makyaj yapamaz, erkek arkadaşıyla sokakta el ele gezemez."
"türban takan insanın tutarlı olması şarttır. eğer kutsal saydığı kitapta yazanları harfiyen uygulamazsa ..."
uygulamazsa ne yahu? öldürelim mi onları? sokakta gördüğümüz yerde tekmeleyelim mi? rencide mi edelim yoksa? ne yapabilirim düşünüyorum ama bulamıyorum. imam hatip liseleri pratikte eğitimde ikilik yaratırken, türban siyasî partilerin oy kazanmak için kullandığı bir argüman hâline seneler önce gelmişken ve mevcut çözümsüzlükten artık kimlerin fayda sağladığının takibini yapamıyorken içip içip kusan türbanlı mı kaldı tek sorunumuz olarak? bu mu bizim demokrasiden anlayışımız? "eğer ülkede türban sorunu varsa bu siyasî bir mesele hâline getirildiyse bunun çözümü türbanlıları bulduğumuz yerde yok etmekten geçer." mi diyeceğiz? ötekileştirmenin bir numaralı örneğidir bu. kamusal alanda türbana yer verme isteğini, bu isteğin bu kadar güçlü bir şekilde gündeme gelmesinin ardında yatan dinamikleri düşünmeden, bilmeden hedef tahtasına türban takan insanı koymaktır bu etiketleme süreci. ötekileştirerek, düşman yaratmak ve kendini tatmin etmektir. içip içip kusmasa da bu ülkede türbanlı insanlar yaşıyor. cumhurbaşkanı eşi olacaklar belki de. biz hâlâ içip içip kusan türbanlıyı konuşalım...
daha dikkatli içmesi gereken türbanlıdır. kendisine tavsiyem yavaş içsin, değişik içkileri karıştırmasın, votkaya bol meyve suyu koysun, bira içecekse de efes pilsen den şaşmasın.
hakkında ortaya konulan bir takım yorumların , "adı ayşe olanlar, tencereden yemek yememelidir; zira ayıptır. hem adın ayşe, hem de utanmadan tencereden yemek yiyorsun! memlekette zehirli gıda üretme yasağı var, bilmiyor musun!" tadında olduğunu gördüğüm, gülünesi mevzudur.
yamulmuyorsam bir futbol maçı zaferinden sonra, başında kurtçuk bandanası, türbanlı bir kızın elinde birasıyla, arabanın camından sarkarak caddede "ya allah, bismillah, allah-u ekber" diye bağırdığını...
hikayede kızılması gereken esasen(doğruluğuna inanarak), içindeki yaşama coşkusunun, iradesine hakim olmasına izin veren bir kadının başkalarının haklarını hiçe sayarak ortak kullanım yerini kirletmesidir. bunu yaptığında bilincinin de ,bir özür dilemekten bile aciz hale gelecek kadar sağlıksız hale gelmesinden dolayı içkinin zararlı birşey olduğu kanısına varılır.bu kadar.
bir kadını "içki içip kusan türbanlı" haline getiren ve bu kadın üzerinden insanların birbirini yargılayacak duruma getirmesi ise ayrı bir tartışma konusudur. zamanında hristiyanıyla müslamanıyla kardeşce yaşanan bu topraklarda inananları birbirine düşüren iktidar hesaplarıdır. buna hizmet edenlerden en belden aşağıya vuranı ise kadının bir amaç olarak değil araç olarak görülmesidir! kusacak kadar benim midemi bulandıranlar bu zihniyetteki insanlardır!!!
kendi hesabıma garip ve kabul edilemez bulduğum halde 11 ay içki içip ramazanda oruç tutanların oranının son derece yüksek olduğu ülkemde neden garipsendiğini anlayamadığım sıkmabaş türü.
alkol almanın hoş karşılanmadığı müslümanlık için uygun olmayan bir davranıştır,ancak bunun müslüman olup içki içmekle ilgisi vardır daha çok,türbanlı olmakla değil elbet!türbanlı kişilerin dinibütün,başı açıkların tersi olarak karşılandığı toplumumuzda bir türbanlının bu davranışta bulunmasının garip karşılanması hiç de şaşılacak bir durum değildir,zira bunu yapan başı açık birine ateist ya da kafir muamelesi yapılması da şaşılarak karşılanmamaktadır!
eskiden din ayrımının bunca yapılmadığı ülkemizde buna kimlerin yol açtığı da bellidir,bu insanların gazına gelmeyip kimsenin inancını sorgulamamak da bize düşen görevdir!