|
|
- (bkz: kürtaj)
- (bkz: içindeki çocuğu terbiye etmek)
- elflerin ölüm nedeni.
- içindeki çocuğu piç etmek
- içindeki çocukla haberleşmek:
(bkz: doğmamış çocuğa mektup)(aqua, 29.10.2004 18:13 ~ 18:14)
- (bkz: sübyancıların içindeki çocuğu götürmesi)
- nefes alamamaktır.o çocuk içindeyken her şeye farklı bir bakışla bakarsın en olmayacak şeyleri bile yaparsın,hayatı umrsamadan.
- (bkz: killing me killing you)
- olgunlaşma,büyüme adına yapılan en gerzekçe harekettir.içinde çocuğu öldürüp olgunlaşacağını büyüyeceğini düşünür bu hareketi yapanlar.halbuki öldürdükleri şey içlerinde kalan en temiz en güzel şeydir.
- insanın dik kafalılığı,coşkuyu,aldırmazlığı,masumiyeti ve aynı zamanda yaramaz yanlarını hiçe saymaktır.kendini yarım bırakmaktır.
- ölmektir aslında. düşünüyorum insan olduğumuzu gösteren özelliklerin hepsi içimizdeki çocukla ilgili. düşünmemizi sağlayan şey merak ve merak çocuksu bişey öğrenmek istemek bilmek istemek bu ne diye sormaktır. ya da aşık olmak duyguların tavan yapması çocuksu bir mutlulukla hoplayıp zıplamak, üzüldüğünde ağlamak, sokakta vurduğun top cam kırınca koşarak kaçmak, ne güzeldi çocukluk. büyüdükçe olan şey günlük hayat kargaşasında insan olduğumuzu gösteren özellikleri terketmek. bizden çocukluğumuzdan vazgeçmemizi isteyen bu sistem gittikçe içine çekiyor bizi artik sevmiyor mantik evliliği yapiyoruz, iş ev ya da okul ev arasında gidip gelmekle o kadar meşgulüz ki gelecek kaygısı günümüzü yaşamamızı ve en önemlisi insani özelliklerimizi unutturuyo her geçen gün. tek yapmamız gereken işe ya da okula giderken durup yol kenarındaki kedi yavrusunu sevmek. o küçük çocuk gibi bir zamanlar sokakta koşuşturan şimdi içimizde sıkışıp kendini göstermeye çalışan çocuğa bi fırsat vermek gerekir. belki büyüdük ve kirlendi dünya ama o kediyi sevmek hala mümkün.
- cinayettir.
- genelde kendimizin değil de içimize bir zamanlar girip sonra bedeninizin bir parçasını koparırcasına çekip giden kişinin yaptığı ve yaparken hiç umrunda olmadığı, gerisini hiç düşünmediği eylemdir.
yoktur artık onunla olduğunuzda içinizde doğan çocuklarınız...
kalbiniz en mutlu habere sevinemeyecek kadar acıyla doludur.
ölüdür artık, yoktur.
- cinayetten çok, intihardır.
- büyümekten mütevellit gelen ölümdür, ama süreci sancılıdır.
gittikçe daha az güldüğünü, daha az hayal kurduğunu, yüreğin yerine aklını önceliğe koyduğunu farketmekle başlar, bu farkındalık can yakar. içtekini unutmamak, kolayca vazgeçmemek için direnir her insan bir süre, sonrasında ise kendini kandırmaya meyledersin.
"acımadı ki" dersin, "acımadı ki..."
- doğan cüceloğlu'na kıllık olsun diye yapmak istediğim olay
- "bazıları benim korkunç biri olduğumu düşünüyor, hiç bile! bende bir çocuk kalbi var: masamda ve bir kavanozun içinde..!"
stephen king
- yetişkin olmaya çalışan bir çocuk olmaktansa çocuk olmaya çalışan bir yetişkin olmayı tercih eden mantıklı insan modelinin asla girişimde bulunmayacağı eylemdir
- lan lan naptın ezdin mına koim içimdeki çocuğu öldürdün lan
- hayatın gerçeklerini gördükten sonra mecbur kalınan olay.
- boş bir lunaparkta, bomboş bir çarpışan oto pistinde tek başına arabaya binip sağa sola anlamsızca vurmaktır.kaybetmek eylemini kafasına vura vura öğretiğin zamandır.
- (bkz: içindeki çocuğu aldırmak)
(bvrak, 20.10.2007 01:01)
- iş hayatına adım atmakla başlar.
- bazen kendini öldürmekle eşdeğer olanbilen eylem..
ki bence de böyledir hayalde içindeki çocuk figürüne bağlı olarak..
insan hayatta önce kendi ile sonra insanlar ila yaşamaktadır..
bu sosyoloji biliminin de ilk ve asli varsayımıdır aslında..
bu aile, arkadaş-eş-dost ve toplum olarak sınıflandırılırsa ve bunlar olmaksızın kişinin yalnız başına yaşaması ne kadar mümkün ise kişinin kendisi olmaksızın yaşayamaması da hepsinde önce gelir..
zira insan önce kendi ile vardır ve varlığını sürdürmektedir..
sonra mevcut varlığın kendisi dışında insanlarla kurduğu ilişkiler kişinin kendisinde de olduğu gibi önce kendine, sonra kendi dışında kalan yakınları ve toplumda anlam ve vücut bulur..
yani kişinin yakın çevresi ve toplumdan soyutlanarak var olması ne kadar mümkün ise kendi(si) olmaksızın, yani kendi ile ilişki ve birliği olmaksızın varlıktan söz edilmesi de o kadar herze olur..
|