|
|
- lucifer'in lakabı.
(bkz: the devil in flesh)
- içimizdeki şeytan korkularımızdan başka birşey değil...
- ...
özleye özleye kavuştuk birbirimize
birbirimize vitaminler, moraller verdik
içimizdeki şeytanlara zülfikarlarla saldırdık
...
diye giden bir mfö şarkısında geçen sözdür.
(bkz: gözyaşlarımızı bitti mi sandın)
- ego
- her insanın içinde bulunduğu varsayılan varlık. insanlara içten vesvese vermeleri kitaplara filmlere konu olmuştur.
- sabahattin ali romanı. iki arada bir derede kalmış bir toplumda, aydın kişilerin çevreleriyle, birbirleriyle ve en önemlisi kendileriyle çekişmeleri, çelişkileri ve çözümsüzlüklerini anlatır. sokaktaki adam ve tutunamayanlar ekolünün öncülerinden, sert bir romandır. demir leblebidir.
- yazıldığı dönemde(1940) birçok tepkiye maruz kalmış-özellikle nihal atsız tarafından-, tüm doğallığıyla yaşamının anahtarını kendi elinde tutamayan, güçsüz bir insanın ruh halini yansıtan yazarımız sabahattin ali'nin romanıdır.
romanda "içimizdeki şeytan" sembolü içimize bastırıp yansıtamadığımız, içimizi kemiren ve bizi tüketen, yapamadığımız eylemlerden başka bir şey değildir.
gerçeklerle yüzleşmek istemediğimiz anda sığınağımız olarak düşündüğümüz,
yaptığımız hataları görmek istemediğimiz,
insanın kendine yenilmesiyle ortaya çıkan bahanelerimizdir...
"...... ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması....."
- (bkz: arkadaşım şeytan)
- hayatta boşluğa düşen, çevresini oluşturan "aydın" insanların çelişkilerini apaçık görmesiyle konumunu sorgulamaya başlayan bir genç ve bu gencin aşkı ve tutkuları arasında kurmaya çalıştığı denge. en iyi türk romanlarından birisidir.
- köşeye sıkışınca halk tabiriyle yediğimiz bokun hesabını kestiğimiz varlık. iyi şeyler yaptığımızda "içimdeki tanrı" demeyiz ama, negatif olaylar karşısında kaldığımızda hemen onu ön plana atarız.
- (bkz: coca cola)
- (bkz: le diable au corps)
- bir de bu var
(bkz: ben lucifer)
|