olur olmaz konuşan, insanı fikir ayrılıklarına sürükleyen ses
(bkz:
iç sesle diyaloglar)
(mavio, 06.08.2005 16:07)
(lethe, 06.08.2005 16:16)
iç ses dedim yeter..çıkma artık raydan..koy bir rakı otur sakin sakin içelim vahdet-i vücud olalım dedim..
"iç ses insanın içindedir"
"avrupa birliğinde yazılan hükümler yüzünden karın guruldaması iç ses kapsamında incelenemiyor, karın guruldamasına üçüncü sınıf iç ses muamelesi yapılması avrupa birlğine karşı tüm sivil toplu kuruluşlarını bir çatı altında topladı."
- iç ses , + kişinin kendisi
+ of şu x çok güzel kız ya.
- git yaz bence.
+ yazıyım di mi ?
- aslansın kaplansın.
+ kaplanım di mi ?
- senden yakışıklısını mı bulcak yürü koçum benim.
+ tamam lan.
ardından;
+ x seni seviyorum sence senle ben.. ne dersin?
= tabi ki hayır salak şey.
arkasından iç sesle konuşma;
+ aq ben senin e mi
- biyolojik açıdan imkansız o canım.
+ hasss kendimden tırsmaya başladım.
- bi psikoloğa gitsen iyi olcak bence.
+haklısın.
(jaguarboy, 25.07.2007 02:05 ~ 15.01.2008 17:34)
konuşan mantıktır bi bakıma kendisi.
hep gerçeği söyler. gerçekler acıdır. öyleyse iç ses acıdır. evet.
selvi boylum al yazmalımda filmin derinliğini oluşturan sestir. iç sesler sayesinde bu film bu kadar içten ve güzeldir.
yorulmak bilmediği için kendisini şaraba yatırıp bekleteceğimdir. en azından gece mesaisinden vazgeçmeli, uyku güzel şeydir, rüya falan diyoruz da dinlemiyor, sussa belki dinleyecek de, nerde?
(heidi, 26.11.2007 13:14)
kimi zaman aldatır... o zamanlarda
göz'e güvenmek lazım. konuşmasa da bir bir aktarır o gördüklerini, iç ses gibi kafa karıştırmaz..
gevezedir, susmak nedir bilmez. sürekli bir itiraz, bir "belki de"leri sıralama merakı, içimizi kemiren kurttur onlar.
kişinin zararlı çıkacağı durumları önceden sezip "yapma yavrum, yapma evladım.." şeklinde uyaran ve dinlenmemesi halinde yerini acı tecrübelere bırakan sesleniştir.
(bkz:
bana mı dedin)
(bkz:
ha siktir lan)
(heidi, 30.07.2008 07:46)
bunu, kişi yalnız kendisi dinlemeli bazen.
dışarıya duyurdu mu arıza çıkabiliyor olduk olmadık..
gerek yok. siz onu dinleyin, o sizi dinlesin.. geçinip gidin..
evham, vesvese v.s.
ses veriyorum, kulak verme.
benimkisi bebeklik dönemlerinde şarkılar yardımıyla bana ulaşmaya çalışırdı. şimdi adam oldu sizli bizli konuşmaya başladı. şimdi ne yapalım, gitsek mi acaba gibi şeyler söylüyor. bazen içime gollum girdi diye şüpheleniyorum. tek eksiği
kıymetlimiss demesi. sen kimsin oğlum? sen diyorum, bir nevi resmen tanımış oluyorum iç sesi ama ben tanımamakta kararlı olsam bile o zaten artık bağımsızlığını ilan etmiş durumda. geyik yapıyor,
azizim diye hitap ediyor, küfür ediyor; alıp başını gitmiş durumda. onu ben doğurdum sonuçta, çok da kızamıyorum kerataya. bir tür ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkmış olmalı. yalnızlık mı, çevrede kafa dengi tek bir insan olmaması mı yoksa içte birikip dışarı taşamayan düşüncelerin doğal bir sonucu mu bu yaratık, bu benlik bilemiyorum orasını. çok öpüyorum onu burdan.
en önemlisi mide gurultusudur. aç karnına hiç çelikmez. hele ki sinemada yahut sınavdaysanız içinizden gelen sese küfredebilirsiniz.
pek gevezedir kerata. bazı insanlarda çok sesli tartışmalar yapabilecek kadar müthiş bir kadro halinde çalışsa da bazılarında bir ya da en fazla iki ayrı fikri aynı anda gündeme getirebilir.
genellikle iyi zamanlarda eğlencelidir, yaratıcıdır, sevilir ama kötü zamanlarda daha kötü hissettirdiği de olur.
sürekli kafa karışıklığına sebep olan uğultudur.devamlı söylenir,ben ne dersem aksini diretir,soğuk savaş çıkarmaya meraklıdır,gerginlik verir,akşamları benimle uyur,sabah çalar saat ile söylenmeye başlar,çıkarıp atabilsem içimden hayat daha mı güzel olur yoksa çok mu sıradanlaşır bilemediğimdir.