iri siyah badem gözleri, koyu kadife teni ve parlak kıvırcık saçları olan, bugüne kadar görülmemiş güzelliğe sahip peygamber olarak tasvir edilir.
meşhur hikaye şöyledir:
züleyha, kendisini kınayan kadınları bir odaya doldurur ve odaya yusuf'un girmesini sağlar. odaya giren yusuf'u gören kadınlar, o anda yemek için soymakta oldukları elmaların bıçaklarıyla farketmeden kendi parmaklarını yaralarlar, yusuf odadan çıkana kadar hiçbiri de hissetmez. bu olaydan sonra kadınlar züleyha'yı kınamazlar.
bu hikaye her zaman bana "o kadar güzel kadın neden yok tarihte" diye düşündürtmüştür. bu, islam dininin kadınlara olan korumacılığından ileri gelmektedir belki çünkü diğer milletlerin efsanelerinde çok yakışıklı erkek ile çok güzel kadın bir arada geçmektedir.
(bkz:
afrodit)
(bkz:
apollon)
ama bizim dinimizde, "çok harika güzel bir kadındı, gören erkeklerin dibi düşerdi" gibi bir hikaye yok, varsa da ben bilmiyorum. gerçi hz rabia için çok güzeldi diye söyleniyor, ama hz yusuf gibi güzellik sembolü olarak geçmiyor.
hulasa hz yusuf, bugün orda burda gördüğümüz ve "taş" dediğimiz birçok erkekten yakışıklı olduğu rivayet edilen peygamberdir. johnny depp, josh holloway, milo ventimiglia bile onun yanında havadadır, düşünün.