• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. kaç sene oldu zaman mı durdu
    deniz hep öyle aynı
    dünya değişmez
    taş duvar ayni kaldı
    ümit öylece kaldı da
    ümit edeni söyle kim aldı

    kaç devir geldi
    kaç nesil geçti
    yürek öyle sevdalı
    yollar kavuşmaz
    hasretin ne tadı kaldı
    sabır öylece kaldı da
    sabredeni söyle kim aldı

    bu dünya ne sana ne de bana kalmaz
    sultan süleyman'a kalmadı
    böyle hiç bir kitap yazmaz

    kaç çiçek soldu
    hani bu sondu
    hani bir sarı fırtına
    koptu zamansız
    kaç tohum filiz dondu
    hani bir acı yel savurdu
    yürekler son defa vurdu
  2. günümüz israil devletinin sanki başında yönetimindeymiş gibi hareket ettiği peygamberdir. eski altınçağda sanıyor adamlar kendilerini.
  3. hazreti davut'un oğlu olan peygamber. babasından sonra israiloğullarının başına geçmiş, israil devletinin kralı olmuştur.(mö:970-931)
    israiloğulları onun zamanında en görkemli, en zengin yıllarını yaşamışlardır.
    ayrıca hazreti süleyman'a allah(cc) tarafından tüm hayvan ve nebatatla konuşma yeteneği de bahşedilmiştir.
    hazreti süleyman'ın yerden yukarıda ve kendi başına havada asılı duran bir tahtta * oturduğuna ve çeşitli mucizeleri olduğuna inanılırdı.


    "seyretti hava üzerinde denir taht-ı süleyman,
    ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde"
  4. karınca ile arasında geçtiği rivayet edilen ve "rızkı veren allahtır" kıssasına işaret eden hikayesi bulunan peygamber. hikaye şöyledir;
    bir gün süleyman peygamber bir karıncaya bir yıllık yiyeceğinin miktarını sorar.
    karınca da, "bir buğday tanesi yerim" diye cevap verir. cevabın doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen süleyman peygamber karıncayı bir şişeye koyar. yanına da bir buğday tanesi koyarak hava alacak şekilde şişeyi kapatır. ondan sonra da bir yıl bekler. müddeti dolunca şişeyi açtığında bir de bakar ki karınca buğday tanesinin yarısını yemiş, yarısını da bırakmıştır. kendi kendine meraklanır. acaba neden yemedi?
    bunun üzerine hz. süleyman (a.s) karıncaya buğday tanesini tamamen neden yemediğini sorar.
    karınca da; "daha önce benim yiyeceğimi yüce allah (c.c) verirdi. ben de o'na güvenerek bir buğday tanesini tamam olarak yerdim. çünkü o beni asla unutmaz ve ihmal etmezdi. fakat bu işi sen üzerine alınca doğrusu nihayet bu aciz bir insandır diye sana pek güvenemedim. belki beni unutup yiyeceğimi ihmal edebilirsin. o yüzden de bir yıllık yiyeceğimin yarısını yiyerek, diğer yarısını da ertesi yıla bıraktım" der.
  5. bilindiği gibi süleyman, davud 'peygamberin oğludur. her ne kadar yahudiler onu solomon adıyla yahudi peygamberi olarak bilirlerse de, muhammed'in söylemesine göre 'tam bir müslüman'dir. çünkü güya tanrı onu islam imanından yapmış ve onu diğer 'müminlere' nazaran birtakım ayrıcalıklarla donatmıştır.

    neden dolayı tanrı süleyman'i diğer 'müminlerden' üstün kılmıştır bilinmez. yedi yüz kadar kadını eş ya da cariye olarak sarayında kullanan, olmadık şaşaa ve debbedeye dalan böyle bir insanın ayrıcalığa hak kazanan yönü pek bulunmamaktadır. muhammed'i 'okumasız ve yazmasız' bir 'elci' olarak seçtiğini söylemekle övünen tanrının süleyman'a kuşların ve karıncaların konuştukları dilleri öğretmek gibi 'büyük nimetler' vermesini anlamak kolay değil.

    (bkz: ilhan arsel)
  6. derler ki tanrı süleyman'a ondan ne dilediğini sorduğunda süleyman "bilgelik" diledi. dünya'nın gelmiş geçmiş en haşmetli hükümdarı olan hz. süleyman servet ve iktidarın, bilgelik arzusuna düşürebileceği gölge ile sınandı. onun sınavı zenginliğiydi.

    edit: ehehe zenginler de pek severmiş bu anektodu. onlar mı çıkardı nedir?