olaya biraz daha bilimsel ve tarihsel bakmak gerekirse -ki gerekir-
alev alatlı'nın türkiye'de herkesin okuması gerekir dediği,
edward said'in
şarkiyatçılık kitabından küçük bir alıntı zihinlerimizi biraz daha açacaktır muhtemelen;
"...dünya nükleer yıkımın, felakete yol açacak kaynak kıtlığının yanı sıra, benzeri görülmedik eşitlik, adalet, iktisadi denklik taleplerini içeren çok önemli sorunlarla karşı karşıyayken, popüler şark karikatürleri de, ideolojik besinlerini sadece yarı cahil teknokratlardan değil, aynı zamanda çok bilmiş şarkiyatçılardan da alan siyasetçiler tarafindan istismar edilir. amerikan dışişlerinin efsanevi arap uzmanları, arapların dünyayı ele geçirme planlarını önceden haber veririler. kalleş çinliler, yarı çıplak hintliler, miskin müslümanlar, "bizim" cömertliğimizi yağmalayan akbabalar olarak betimlenirler; "onları" komünizme ya da ıslah olmamış şarklı güdülerine -aradaki fark nadiren önemlidir- "kaptırdığımızda" da lanetlenirler.
basın ile kamuoyu, bu çağdaş şarkiyatçı tutumların istilası altındadır. sözgelimi arapların, deveyle gezen, terörist, kanca burunlu, hak etmedikleri zenginlikleriyle gerçek uygarlık karşısında küstahlık eden satılık sefiller oldukları düşünülür. bu yakıştırmaların ardında, batılı tüketicinin -küçük bir azınlığın üyesi olsa da- dünya kaynaklarının büyük kısmına sahip olmaya ya da bunları harcamaya (kimileyin ikisine de) yetkisi olduğu kabülü gizlidir hep..."
(kaynak: edward said, şarkiyatçılık - batı'nın şark anlayışları, metis yayınları, dördüncü basım, s.118)
bu kitabın ilk basımının 1978'de oluğu da göz önünde bulundurulduğunda, bizim için şaşırılacak bir tarafı yoktur. ancak burda çözümleme ihtiyacı olan olaylar silsilesi, eylül ayında yayınlana bir karikatürün yeterli infiali göstermemesinin ardından, bir başka ülkede tekrar, sonra daha nüfuzlu bir başka ülkede tekrardan yayına girmesidir. aynı sıralarda abd dışişleri bakanının "ordumuz radikallere karşı uzun soluklu bir savaşa hazırlanıyor" açıklaması, el cezire televizyonunun birden bu infial görüntülerini saatlerce ekranlara getirmesi, ve saire...
burada biraz daha geniş kapsamlı, bilimsel, tarihsel ve sağduyulu yaklaşmanın doğru bir tavır olacağı açıktır.