ahmet hamdi tanpınarın en önemli eseri olarak kabul edilen roman.mümtaz ile nuranın aşklarını anlatır.ana teması doğu-batı sentezidir.bu önce tefrika olarak cumhuriyet gazetesinde yayınlanmış daha sonra da romana dönüştürülmüştür.
"huzur öyle alçak bir kelepçedir ki, insanı sıradanlığa iter de bunu ona elde edilmesi güç bir mutlulukmuş gibi göstermesini bilir." (faruk duman, piri)
hayattan istenilebilecek en anlamlı, en güzel şey.zor bulunur, bulundumu da kısa sürede uçup gider.sevgili size sarıldığı zaman, başka hiçbirşey düşünmediğiniz anda, huzur bünyenizde vurabileceği maksimum seviyede bulunur.
bulunduğu yer insandan insna değişir ancak değişmeyen bir özelliği var sanırım. sadece bir mekanda, bir insanda*, bir duyguda ve böyle "bir" niteliğinie sahip olan varlıklarda bulunabilir kanımca.
yaşam amacımdır. yirmi iki yıldır bulamadığımdır. tanpınarın en huzursuz romanının ismidir. berna moranın huzur romanını değerlendirdiği yazısının başlığı bir huzursuzluğun romanı:huzur'dur, roman için yapılabilecek en iyi tespittir.
jamiroquai biladerimizin sözleri ile dünyanın köşesidir huzur.
corner of the earth
little darlin' don't you see the sun is shining
just for you, only today
ıf you hurry you can get a ray on you, come with me, just to play
like every humming bird and bumblebee
every sunflower, cloud and every tree
ı feel so much a part of this
nature's got me high and it's beautiful
ı'm with this deep eternal universe
from death until rebirth
this corner of the earth is like me in many ways
ı can sit for hours here and watch the emerald feathers play
on the face of this ı'm blessed
when the sunlight comes for free
ı know this corner of the earth it smiles at me
so inspired of that there's nothing left to do or say
think ı'll dream, 'til the stars shine
the wind it whispers and the clouds don't seem to care
and ı know inside, that it's all mine
ıt's the chorus of the breakin' dawn
the mist that comes before the sun is born
to a hazy afternoon in may
nature's got me high and it's so beautiful
ı'm with this deep eternal universe from death until rebirth
[chorus]
you know that this corner of the earth is like me in many ways
ı can sit for hours here and watch the emerald feathers play
on the face of it ı'm blessed
when the sunlight comes for free
ı know this corner of the earth it smiles at me x5
this corner of the earth, is like me in many ways
ı can sit for hours here and watch the emerald feathers play
when the sunlight comes for free
ı know the corner of this earth it smiles at me
aslında çoğu şey gibi bu kavram da beyinde bitmektedir. zira, dünya denen mekanda bitmez tükenmez amaçlar vardır, tabi bu amaçların stresi de... emeklilik gibi tüm hedeflerin biteceği ve "huzur"a erdim denecek yerde de bu sefer amaçsızlık faktörü insanı depresyona sürükler. yani bir şekilde bu huzursuzluktan kurtulamazsınız ta ki beyninizde bu sorunu halletmediğiniz sürece.
çok aptalca, belki de çok polyannaca olacak ama, insan o hayatın keşmekeşini de sevmeli. ne bileyim, yarın dünyanın en boktan sınavına hazırlanacak olsak da* onun da bir zevki vardır be üstad! sabaha kadar çalışıp, bünyeyi kafeine boğmak gibi bir eylemi acaba hayatımızın hangi dönemi gerçekleştirebiliriz? "sikerim dönemini" seslerini duyar gibiyim. ama sanırım yine de hep bu küçük şeyler ve kadir kıymet bilmek gibi yarı arabesk yarı polyanna kavramlar mutluluğu belirliyor.
şimdi "çok iyi" butonuna basıp giriyi gönderdiğimde huzurlu olacağım. ya da birileri gelip de bu giriye seri eksi oy verdiğinde, "aa ne güzel, yazımı değerlendirip oy vermiş" diyerek gökyüzünde uçan leylekler gibi huzura kavuşacağım.*