inna'nın son derece hoş ve kıvrak şarkısı.
aynı zamanda klibi de ortalama türk erkeği için oldukça sinir edicidir. taş gibi bir dansçı var başrolde, kendisi aynı zamanda evli ve çocuklu. ama taş gibi, orası ayrı. gel gelelim kocasıyla arası kötü. adamı iplemiyor, kafasına göre evden basıp gidiyor falan... o
mal kocası da gururmuş, erkeklikmiş hiç takılmıyor, hatunun çalıştığı kulübe çiçek falan gönderiyor
gizli hayran hesaabı... kadın bunu iplemedikçe adam çiçek göndermeye devam ediyor, en sonunda "çıkışta bekliyorum seni" diye bir not koyuyor çiçeğin arasına. kadın heyecanlı, dansını zar zor tamamlayıp hemen dışarı fırlıyor gizli hayranını görmek için. karşısında böyle bembeyaz
mustang inin kaputuna yaslanmış, ipek pelerini rüzgarda dalgalanan, kaslı maslı bir erkek beklerken; bir de bakıyor, bildiğin saçını inek modeli yana taramış, hımbıl kocası. nasıl oluyorsa hoşuna gidiyor, adamın koluna girip eve gidiyorlar.
bense klibin sonunda bir yerlerden bir
cüneyt arkın, ne bileyim
kadir inanır falan çıkmasını bekledim. çıkacaktı bir anda ortaya, kadının ağzının ortasına çakacaktı bir tane, "lan evli barklı kadınsın, evde beben mama bekliyo elinden, sen hala gizli hayranlarınla fingirdeşiyosun! ya o adam başka adam çıksaydı? bu geceyi onun koynunda geçirmiycek miydin lan horunsbu!" diye kükreyecekti. adama da bir kaldıracaktı elini, "lan sana vursam yarısı boşa gider zaten hımbıl herif" deyip indirecekti. "ne biçim erkeksin lan sen?" şeklinde başlayan bir fırça da ona kayacaktı. ama işte ecnebi memleketi, normalmiş oralarda öyle şeyler. öyle kıvrak bir şarkıya da klip olarak böyle sikindirik bir aşk hikayesi çekmişler işte, maksat fonda görüntüler dönsün öyle.