genellikle genç insanların gezerken konaklamak için tercih ettiği, otellere göre oldukça uygun fiyatlara sahip olan, pek hijyenik olmayan, kalabalık, biraz güvensiz, ancak olabildiğine eğlenceli mekanlardır.
yapımcılığını quentin tarantino’nun üstlendiği ülkemizde 10 mart'ta vizyona girecek olan film.
eli roth'un ikinci yönetmenlik girişiminde bulunduğu filmdir. fragmanlarında korku filmi olarak tanıtılan fakat literatürdeki karşılığı
gore olan bu yapıtta, türüne yakışır şekilde kan gövdeyi götürmektedir. filmin ilk yarısını güzel bir porno film olarak izlerken ikinci yarısının büyük bir kısmında gözlerimi kapattığımdan fazla zevk alamadım. kan görmeye dayanamadığımı hatırlatan film olmuştur ayrıca. kesik kafalar, kopan parmaklar,ayaklar,boğazlar, yuvalarından çıkan gözler, kısaca aradığınız her şey bu filmde.
ikinci yarının yarısında gözlerimi kapatmak zorunda kaldığım filmdir.psikopat karakterlerin bol olduğu bir yapım.ilk yarıda sevişme sahnelerin ardı arkası kesilmezken , ikinci yarıda kan gövdeyi götürüyor adeta.
gideceklere tavsiye : eğer kan görmeye dayanamıyorsanız , tok karnına girmeyin filme.girerseniz de yanınızda poşet götürün.
çoğu kişinin tarantino filmi zannettiği film.sadece destekliyor yahu.
film bobinlerini büyük hırsla tarantinonun götüne sokma isteği uyandıran büyük ihtimalle senaristinin senaryoyu tuvalette sıçarken yazdığı rezalet film !
genel olarak kötü, fakat bir ian banks romanı olsaydı şak şak alkışlayacağımız bir konuya sahip olan film. aslına bakarsanız, insanların av hayvanı yerine konulması fikri hastalıklı olsa da; etkileyici bir noktaya taşınabilirdi film boyunca. lgerçi sadece seks yapabilmek için dünyayı dolaşan kişi ne kadar insan sayılabilir, tartışmaya açık bir konu. fakat bu konunun bile yeterince işlenilmediği ve diğer insanların neden bu tür bir tatmine yöneldiğinin yüzeysel olarak işlendiği bir film olarak sadece seyirlik denilebilir ancak. bazı sahneler vardır ki bana
three extremes'i hatırlatmıştır. bunun dışında dikkat çekici bir yanı bence yoktur.
ikinci yarısını kendi çapımda sansürlediğim filmdir.şöyle ki filmin ikinci yarısının büyük kısmında benim için ses var görüntü yoktu.filmin iki kısımda inceleyebilir.birinci yarısı gelişme bölümüydü.çok çarpıcı sahne veya ola yoktu.yalnızca amsterdam tasviri gayet hoştu.ama itiraf etmek gerekir ki bu filme o ününü veren filmin ikinci yarısıdır.en çarpıcı sahneler de ikinci yarıdaydı.jay hernandez'in kötülere vurduğu her darbede " oh amuga kodu ipnelerin, vur la vur vur" şeklinde bağırasım geldi.o vurdukça ben rahatladım.filmin benim aklımda en çok yer eden repliği ise:
"ne yapmamı istiyorsun kana?neyi kesmemi istiyorsun?"yuh be bayılıyordum o sahnede.
uyarı:bazı bünyeler(mesela ben) bu filmin ikinci yarısını kaldıramayabilir.korkunç olduğundan değil...iğrenç olduğundan...kopan 5 parmak dersem yeterince açıklayıcı olurum herhalde.
halukk ve
megantarum'un da dahil olduğu kalabalık bir grupla gittiğimiz
eli roth filmi.grupta ben hariç kimse pek eğlenmemiştir
*.psikopatik güdüleri tatmin için gayet iyi gelmiştir.tabii genelinde dandik bir yapım olduğu gayet açıktır.
(bkz:
jugs)
anarkoid canlı olaraktan
anarko kardeşimizin önderliğinde gidilen 2 film bir arada tadında
* bir film..
ilk yarı 3 kişinin erotik maceraları göz boyarken, ikinci yarı ise klasik korku unsurlarının kullanıldığı ve filmin germesi gerektiği fakat başaramadığı kısmı oluşturuyor..sonuç olarak her ne kadar
turkcell özel indirimi sayesinde 3,75 ytl'ye izlemiş olunan bir film olsada gidip bu 3,75 ytl ile bi
izmir bir de
ayranı bir güzel yer doyardım dedirten film...
(halukk, 17.03.2006 10:10 ~ 12:09)
bu filmden çıkan kişide ister istemez slovakya'ya karşı bir antipati oluşuyor. bir ülkede hiç mi normal adam bulunmaz yahu? filme kalsa bütün slovaklar çocuk, genç, yaşlı demeden sapık ya da ruh hastası.
2005 yapımı yaramaz bi film.
ne ilk bölümündeki güzel kızlar ne de ikinci bölümündeki
gore sahneler insanı tatmin etmiyor.
sinema da gidip paranıza yazık etmeyin.
(bkz:
http://www.imdb.com/...)
baştan söyleyelim, vaktim çok bol ne yapacağımı şaşırıyorum, allah kahretmesin başka film kalmamış vs.. gibi sebepleriniz var ise izleyin yoksa sallayın gitsin hiç birşey kaybetmezsiniz. şahsen ben izledikten sonra allahım kaç saatimi ayırdım bu mal filme dedim.
film, oley özgürüz biz tadında 3 genç ve bunların macera arayışı (maceradan kasıt da hatun!!!) ile başlar. gereksiz erotik sahnelerle örülü bir ilk yarı böyle gecer (bi sn lan ben indirilmiş filmi izledim ilk yarı olmayada bilir bi saat fln işte) ikinci yarı birden ortalık kan gölüne döner, no'oluyo lan demezsiniz çünkü hemen kendini ele verir. sonrası da işte bi kaçmaca kovalamaca...
hyr hatırladığım kadarıyla fiyat listesinde,(fiyatları sallıyorum)
yerli= 1000$
avrupalı=5000$
amerikan=15000$
asyalı kızın fiyatı neydi onu merak ettim bi de eleman şunu mu anlatmak istedi aceba diye düşündüm,
bakın biz amerikalılara bütün dünya düşman herkes bizi becermek icin tonla para döküyo..
tarantino nun dolaylıda olsa katkısının olduğu film-ki kendisi de senaryo da bazı bölümlere müdahele ettiğini saklamamıştır- ancak sezar'ın hakkı sezar'a misali eli roth'un her şeyi kendisinin başardığını ve bütün övgüleri onun hak ettiğini vurgulamıştır.
filmde başrol oynayan gencin, japon kızın sarkmış gözünü kestikten sonraki sahneyi midem bulanarak hatırladığım psikopat filmdir. eskiden cerrah olmak isteyip de olamayanların kesinlikle izlememesi gerektiğini düşünüyorum.
başarısız bir film, gerilimi sadece vahşet olarak anlayan bir yapım.
film hakkında kıssadan hisse: interrail sakat iştir, hostelde kalmayın ölürsünüz, slovakyada kızlar teklif ediyormuş.
bratislava yı görmüş biri olarak diyorum ki film bratislava'da çekilmemiştir ki evet film adını bilmediğim çek cumhuriyetinin bir şehrinde çekilmiştir.evet slovakya'ya gittim ve hostelde kaldım.gördüğüm en huzurlu şehirlerden,yani filmin hikayesi filmin başında yazdığı gibi gerçek değilmiş.bu filmden bütün slovaklar nefret ediyorlar.çocuklar çok tatlı,insanlar araba kornasından bile korkuyorlar ama ne yazik ki bu film türklerin slovakya ya bakış açısını değiştirmiştir.türkiye hakkında neden yalan yanlış düşünüyor bu yabancılar diye kızarken aynı şeyi bir kaç amerikan filmiyle kendimiz yapıyoruz.gidip görmek lazım
parasız pulsuz hatta çulsuz daha çok öğrenci kesiminin tercih ettiği,şahane eğlencelere ve maceralar gebe kimin nerden nasıl çıkacağını kestiremediğin topu birden bir acayip yerleşke.enteresan anılara sebebiyet veren eşya mal mülkünün bir kısmını mutlaka yutan ucuz yollu dünya.
ilk yarım saat seks filmi mi izliyoruz acaba dedirten daha sonra ise vahşetin sınırlarını zorlayan film.
korku filmi ya da gerilim filmi falan değil, tam anlamıyla bir "iğrençlik filmi"dir. tarantino ismini görüp hemen sinemaya koşturmakla hata ettik işte. yönetmeni olsa, tamam koş. ama filmi destekliyor diye hemen atlanmaz ki. niye bu kadar güveniyorsam tarantino'ya? sanki babamın oğlu. verdiğim paraya yanarım.
asıl mide bulandırıcı kısmının ilk bölümü olduğunu düşündüğüm film. bence quentin tarantino bu filme destek vermekle büyük bir hata yapmış. zaten tarantino ismi daha fazla gişe yani para getirsin diye kullanılmış. takeshi miike'ın da ufak rolü var ama yine de olmamış. şimdilerde devam filmi çekilmesi söz konusu. trailer falan yayınlandı zaten ama daha batıracağı düşüncesindeyim. saw gibi bir filmle karşılaştırılmasının da oldukça gereksiz olduğunu izledikten sonra öğrenmiş oldum. saw serisinde zeka pırıltısı çok fazla. öyle parmak, kol, kan gibi objelerin gösterilmesiyle olmuyormuş demek ki. eli roth, güzel ve orijinal bir konuyu harcamış.
dünyanın her yerinden insanlarla tanışılabilen, güzel muhabbetlerin yanında inen biralarla ortamı ısınan çok güzel, ucuz yat kalk mekanları.
memleketin kara bağrından çıkan gençler geçirdikleri ilk gecede aynı odada kaldıkları kızları iç çamaşırlarıyla dolaşırken görünce bir kaç günlük şok devresinden sonra uyum sürecine girerler. sonra birayı bırakın ey dünya gençliği işte size rakı diyerek tüm hostel milleti zil zurna olur.
internetteki hostel bookerlardan bir kaç gün önce rezervasyon yapılması tavsiye edilir yoksa sırtta çanta, elde harita satlerce boş hostel aranabilir.
ilk başlardaki sahneleri saymazsak psikopatlığın dibine vurulmuş bir filmdir.