ankara'nın kızılay başta olmak üzre her sokağını işgal ettikleri yetmezmiş gibi güzel istanbul'uma da klostrofobik şehirlerinin havasını yaymaya çalışan işgalci emperyalist dönerci.
bu denli tepkimin sebebi bugün acımdan geberiyorken kadıköy'de ilk olarak görmem ve bir şekilde içeri girmemle karşılaştıklarım oldu. bir anda istanbul'un tonton dönerci amcalarının tataklarını üstlerine silmelerini saymazsak o samimi, içten intibalarını silip yerine memur zihniyetinde "al döner kestim, ye, çabuk ye, git" tavrında davranışlarını getirdiler. ayranın üstünde bile "ankara" yazmasıyla iyice ankara emperyalizmini istanbul üstüne kara bulut gibi çöktürmeye çalıştıklarını kavradım. o anda kadıköy rıhtım caddesi gözümde sakarya caddesi'nden farksız hale geldi, "aman eve yetişeyim saat 10'da otobüs biter" diye saçma sapan düşüncelere büründüm.
kendime gelmem vapura bindikten sonra harem açıklarına gelmemize kadar sürdü. bundandır ki hosta piknik istanbul'dan gitsin istiyorum. yankee go home!
çalışanlarının müşteriye nasıl davranılacağını bilmediği dönercidir kendisi. müşteri ayran beklerken genç delikanlının "lahoov git ayran getir la goduum" tarzında sözler söylemesi bir çalışanın ağzına yakışmıyor. bir kapıdan ilk önce kimin geçeceği konusunda da eksikleri var. çalışanın tuvaletten çıkarken ellerini yıkamak için tuvalete girmeye çalışan müşteriyi kapıda itip kendinin dışarı çıkması gibi.
adamlık öğrenin pls.
istanbul'da pek tutunamamış,ankara dönercisi.insan her ankara'ya gittiğinde sanki zorunluymuş gibi oraya gitmeye çalışır.günde yüzlerce kilo döner keserler,o kadar çok kazanırlar ki alışveriş merkezi bile açmışlardır zamanında.
para basmaya devam ediyorlardı en son...
kadıköyde 4 katlı binası vardır. sabahın 6 nda bile açıktır. güzel sandwichleri vardır. ama döner olarak yetersizdir.
istanbula gittiğimde karnımın doyduğuna inandığım tek mekan. bunun dışında her ne kadar mekanı istanbulun görgüsüz bebeleri işgal etmiş olsa da, eski arkadaşlarla gidilen günler hatırlanır, evde hissedilir. birde adı sadece hostadır hosta piknik değil.
tam olarak ne olduğunu zihnimde ayırt edemesem de bana da bir şeyler çok feci batmıştır ve batıyor bu dönerciden. hiç yememiş olsam da dıştan gözüktüğü kadarıyla dekoru veya ismi bile uyuz etmiş olabilir. düşün bak ankara menşeili olduğunu daha şimdi okuyorum. tesadüfün bu kadarı. galiba gerçekten nefret ediyorum bu şehirden.
(bkz:
@371611)
kadıköy şubesindeki köfte ekmeği gayet leziz olan fakat son 3 seferdir köfte ekmek yemek istediğimde "köfte kalmadı", "köfte hazır değil" ya da "ızgarayı kapattık" gibi cevaplar vermek sureti ile bu isteğimi reddeden ve beni kendinden soğutan dükkan.
lezzetli olmasına rağmen yedikten sonra ağzınızda 6 saatte geçmeyecek bir yağ tabakası oluşturan dönerleri ankara'da en kazık fiyatla yıllardır satmaya çalışan dönerci dükkanı. ankara dönerinin temsilcisi.
eskişehir'de adalarda da bir şubesi bulunan dönercimsi. çayın cafelere göre daha ucuz olması nedeniyle (50ykr) "hadi biyerlere gidip çay içelim" durumlarında gidilen aksi taktirde hayatımızın karın doyurma evrelerine asla sokmadığımız mekan.
yarım ekmeğin içine koyulan 100 gram et domates ve soğan.ankarada öğle sıralarında yer bulmak zorlaşır nedense
(bkz:
enayi)
"izmir' den hatice sevgilisi için istemiş, ekmek arası döner."
şeklinde repliklere sahip yeni reklamlarıyla zihinlere durgunluk veren yeme içme firması...