yunan ordularının en sağlam kısmıdır. bakır ya da tunç zırh giyerler. yunanlılar bunu 1000 yıldır bilmesine rağmen büyük iskender mükemmelleştirmiştir. sarissa adı verilen 2 metreden uzun mızrakla donanmış birlikler kurdurmuştur. kalkanlar ise yandakini askerin mızrağının geçebileceği şekilde yapılmıştır. sıkı bir şekilde düşmana saldıran bu birlik, tam güç düşmanın üzerine koşar. düşmanın gördüğü,sadece kalkanlar ve geçilemeyen bir mızrak örgüsüdür. birbirine girildiği zaman ölümcül yerler olan koltuk altı,kasık vb gibi yerlere nişan alınır. bu şekilde zayıf hizalanmış düşman birlikleri çabuk bozguna uğrar. bu taktik daha sonraları süngülü askerlerin temelini oluşturacaktır. çoğunlukla çıplak savaşırlar. ön saflara o zamanlar ordunun en güçlü kesimi olan eşcinselleri koyarlar (yoksa başka amaç için mi,hani arkasında da erkeklerden oluşan koskoca bir ordu var...*) gerçi o zamanlar eşcinsellik yunanistan'da normal görülen bir olgudur. ne kadar eşcinsellik hakkında konuştum ya,yeter lan bu kadar. romalılara yenilince önemi azalmıştır.
cepheden %100 öldürücü olmasına rağmen yanlardan çok zayıf kalan, güçsüz olan ve herhangi bir süvari saldırısına açık olarak savaşırsa her an dağılma olasılığı bulunan piyadeler.
yunan hoplitlerinin mızraklarının boyu aşağı yukarı 2.5 metre olsa da makedonlarda mızrak uzunluğu 5 metrenin üstüne çıkmaktadır. mızrak uzunluğu elbetteki doğal olarak savaş hızını yavaşlatacaktır ancak mızrak etkisini güçlü kollarda arttıracaktır. makedonların uzun mızrakları, onlara darius the great'in charitolarına ve hindistan yerlilerinin fillerine karşı üstünlük sağlamıştır.
çağına göre güçlü ve akılcı bir sistemdir. özellikle dar alanlarda, arkayı ve yanları sağlama alanlar hep kazanmıştır. ama yavaştır.