|
|
- son 4 gündür yatağa yatmaz hararetle dua ediyorum. üç kulluvallah bir elham dışında, 4 felak, 5 nas, kısa diye sayısız kevser okuyorum. başka dua bilsem onu da okurum. isa'ya davut'a meryem ana'ya baba oğul kutsal ruha yalvarıyorum. allahım what the fuck is going on yaaaaaaa.... inanamıyorum harbiden... bu kızı hoplatamadım ya ben, yemin ediyorum ahiret gününde bunun acısından sıraya mıraya bakmadan, araya kaynamaya çalışmadan, ezik gibi dalgın dalgın yüreyeceğim.
eyyyyy yoldaşlarım, her zaman dediğim gibi günleri değil, anları yaşarız... yıllar sonra kaç kod yazıp kaç bilanço tuttuğunuz aklınıza gelmez, ama hoplattığınız, göğüslerinin arasındaki erguvan kokusunu duyup kasıklarını parmaklarınızın tersiyle okşadığınız yavruyu asla unutmazsınız. asla. never. ever.
bir süredir evimde, boş odamda, çeşitli amerikan kızlarını ağırlıyor, parasız kalmalarına izin veriyor, iş düşer mi diye bekliyorum. oh my gosh!!! oh my gosh! ben hayatımda böyle ayak görmedim yaaaa. bu nasıl bi şey ya? ayaklarıyla yiyişip, parmaklarının arasında 3-4 hatta 5 takılıp, başka herhangi bi hole'e ihtiyaç duymadan hayatım boyunca yaşarım, seks yaparım bunla. oradan çıkartırım çocuk. felaket bi şey ya. kendisi so spectic ama. her şeyimden kıllanıyor. raper sanıyor beni. türk diye dalga da geçiyor bi de, aksanımla, ingilizcemle filan.
ya bana borat, hadi borat'ı siktir et asshole dedi, yahu hayatımda hiç bi kız bana salak bile dememişken, kıç deliği deyip bağırıp çağırdı bitch. ne yaptımı hatırlamıyorum tam. cümle düşünene kadar olay bitti, hayır kursam nolcak, bi tane daha gerekecek, sonra bi daha, ben de so sorry ok deyip odama gittim karı gibi. ahh ahh bi türkçe konuşsaydık ahhh... mazeret yok salak, mazaret yok, kaybettin, hata sende... neyse hoplatsam sorun değil bunlar, benim için fark etmez, aşağılasın. ama yarın sabah gidiyor ve ben ona çorap giydirmekten başka bir şey yapamadım. o da çorap istedi, bi şartla veririm dedim. ben bu hallere düşecek adam mıyım ya... allah belasını versin lan her şeyin.... topunuzun amına koyim... piç kuruları... bi özürlü bulup sandalyesinden kaldırıp tekme tokat dövmeden rahat edemeyeceğim... şu an evde "havada am kokusu var, havada am kokusu var, içinmde dört nala spermlerin sızısı var" şeklinde bağıra bağıra şarkı söylüyorum. biraz rahatladım sanki. anlamıyorlar tabi. hoş.
ulan ben de olsam ben de vermem tabi. şimdi ben konuştuğum ingilizceyi türkçeyi çeviriyorum bazen. kendi kendime ben ne dedim diye. yahu böyle şeyler konuşan biri, sizin gibi ezikler yani, benim taşak malzemem tr'de ya... ee kısıtlı ingilizce bildiğimden aptal aptal, sıradan konuşuyorum. benim en büyük özelliğim, beni ben yapan, dilim, konuşmam, peki ya şimdi... bırak slang'ı filan düzgün cümle yok be... of allahım yazı da yazamıyorum ya. o denli gerginim. kız gidiyor ya. ahirette sormazlar mı lan adama nasıl bu yavruyu havaya dikmeden ne sikime öldün diye?
bilmiyorum neden böyle.... neden.... neden... sizi anlıyorum ama.... ezikliğinizi... bazı sıyırmış, bunalım tipler vardır ya, burada çok.. kız kaldıramaz, abuk subuk felsefelerle ilgilenir, salak salak bilmiş bilmiş yazılar yazar, ve kaybettiği her şey için, çıkmayan kız, gülmeyen hayat, başkalarını ya da işte kendi haricinde ne varsa onu suçlar. sizin anlıyorum ama sizden değilim itler. hata bende evet, bende, ama dil insanın her şeyi ya, tamamen bambaşka biri oluyorsunuz. beni burda tanıyanlar, sessiz, kendi halinde, zararsız diye tarif ederler mesala...
yaaa böyle bi ayak cidden yok. beni çok azarladı. foot fetişisti misin sen diye sordu. hayır ama senin foot'un fetişistiyim dedim, ya da demeye çalıştım işte bilmiyorum. so gerginim so... hayır yeteneğimi de kaybediyorum artık. jesi gibi yazıcam yakında. heee bu arada jesi'yle atışan bi kaç tartışma gördüm ama içine giremedim. ulan ne ağır, sıyırmış sıyırmış yazıyorsunuz ya, ayar vericem yazının tamanını değil, üç cümlesini bile okuyamıyorum. bak nerden nereye geldim gene. beynim sıkıntıdan sürekli tuhaf yerlere gidiyor.
yataktayım şu an. o da öbür odada. sabah gidecek. ve ben hoplatamadım. şu an hem yazıyor hem okuyor hem allah'a yalvarıyor hem de ayaklarını düşünüyorum. birazdan gidip dışarıya bir palmiyenin altına işeyeceğim. belki cin filan çarpar, ingilizce konuşan cinim olur, ondan yardım isterim.
|