parlamenter monarşiyle yönetilen bir krallıktır. belçika ile almanya arasına sıkışmıştır, kuzey denizine kıyısı vardır. dili flamanca veya felemenkçe diye geçer. başkenti ve en büyük şehri amsterdam'dır. nüfusu 17 miyon civarındadır. kolonicilik döneminde altın yıllarını yaşamıştır. toprakları deniz seviyesinin altındadır. lalesi, yeldeğirmenleri*, peynirleri ülkeyle özdeşlemiştir. clog* gibi folklorik öğeleri de ünlüdür. genelleme yapmak gerekirse nüfusunun büyük kısmı sarışın ve uzun boyludur. son yıllarda her türlü pislik ve sapkınlığın yuvası olmuştur. uyuşturucu, eşcinsellik, fahişelik...
(bkz. hollanda milli futbol takımı)
1. her tarafı çiftlik
2. şehir içlerinde ise her taraf coffee shop*
3. arabadan fazla bisiklet var
4. otoyollarda bol bol gizli radar
5. vatandaşı çok cimri*
6. peyniri çok meşhur
halkı referandumda %61.6 gibi bir oranla ab anayasasına "hayır" diyen ülkedir. yapılan anketlerde halkın %40'ının hayır deme gerekçesi türkiye'yi ab üyesi olarak görmek istememeleridir.
hafif uyuştucu olarak kabul edilen marihuana gibi maddelerin, kullanılacak ölçüde taşınmasına izin verip ticaretini yasaklayan ülke. serbest olmasının nedeni 17. yüzyıldan beri uyuşturucu konusunun tartışılması ve de yasaklamalar ve cezalarla suç oranında düşüşün görülememesi. sonuçta adamlar yasal hale getirdiklerinde daha verimli sonuçlar elde ettiklerini görmüşler. ama bu durum hala ülkenin hala gündemde en çok konuşulan konulardan.
hitler in en kolay işgal ettği ülkedir. paşa "setinizi yıkarım" demiş."gel buralar senin" demişler. bide bunlarda ecinsellik sapkınlık derecesindedir. kaderleride muhtemelen lut kavmi gibi olacak toplumun yaşadığı ülke.
her tarafta patates kızartması satılan ülke, bu durum almanya ve belçikada da görülmektedir.
belçika ile diğerleri arasındaki tek fark ise ilk patates kızartmasının belçikada yapılmış olmasıdır. bu sebeple belçikanın meşhurlarındandır patates kızartması. yoksa hollandada belçikadaki bazı yerlerden daha iyi yapan yerler vardır, ve belçikada da hollandadaki bazı yerlerden daha iyi yapan yerler vardır. yalnız hollandaya tatilen giden birinin yapılacak şeyler listesinde peynir olur, belçikaya gidenin listesinde ise patates kızartması olur.
birde şöyle bir şey var: en iyi patates kızartması mc donalds ın
gelen sorular üzere not: az da olsa belçikanınki daha iyidir.
garip bir dile sahip yemyeşil harika bir ülke.televizyondaki hemen hemen herşey altyazılıdır.her tarafında su kanallar vardır,bunlar kışın donar ve insanlar üstünde buz pateni vb. şeyler yapar.şehir dışındaki evler müstakildir.ucu bucağı gözükmeyen lale tarlaları vardır.kısa süre kalmış da olsam bayıldığım bi adet ülkedir.
ingilizce bilmeyen insan bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bi şeydir.
bu ülkede erkekler beğendikleri kızlara "hi!" diyerek laf atarlar. bu durumu bilmeyenler "vay be! herkes selam veriyor ne memleket" diye düşünüp "hi!" diye cevap verirler.
dünyanın en alçak ülkelerinden birisidir. buzul erimeleri sonucu yükselecek deniz ve okyanus sularından ilk etkilenecek ülkelerden biri olacaktır. zaten deniz seviyesinin altında bulunan alanları yarı bataklık durumundadır.
yaşadığı sel felaketlerinden sonra denizin üzerine inanılmaz büyüklükte setler yapmışlardır. ayrıca bu setleri yol olarak da kullanmaktadırlar.
"the big donor show" adlı programla televizyon tarihinde çığır açan ülkedir.
bu yarışmanın konusu ise şöyle:3 adet böbrek hastası ölüm döşeğindeki kişiyi böbreğini vermesi için ikna etmeye çalışacak.hollandalılar da sms ile kimin yaşaması gerektiğine karar verecek.