cem yılmaz'ın çekimlerine başlayacağını duyurduğu yeni filmi. diğer isimler: mazhar alanson, özlem tekin. cem yılmaz bu filmle ilgili: "4 milyon seyirci beklemiyorum, aklı başında 4000 kişi gelsin yeter." demiştir.
ayrıntılar:
çekimleri biten film. goradan kat kat daha komik olduğunu birinci ağızdan duymuşluğum var. filmin konusu ise sirkte bi kızı doğrama gösterisinde bulunan iki kişinin kızın bacağını gerçekten kesmesi ile üst üste talihsizlik yaşamaları.
(bkz: cem yılmaz)
(bkz: mazhar alanson)
(bkz: özlem tekin)
(bkz: kemal inci)
cem yılmazın espri yeteneği dışında diğer yeteneklerinin de var olduğunu bize hatırlatan güzel film. izlemek isteyenler kesinlikle gülmeyi beklemesinler filmden, çünkü film bizi genellikle düşünmeye sürüklüyor. senaryo gerçekten çok iyi, bir de bunun üzerine güzel oyuncu kadrosu da olayı tamamlıyor. cem yılmaz tabi ki de arada bir bizleri güldürmeyi unutmuyor ama dediğim gibi film biterken bile halen düşünüyorsunuz, bir ihtimal gelir mi?, karavanda mı? diye...netice olarak kıtlık çeken, suyu çıkan(çıkarılan) türk sinemasına güzel bir eser, izleyelim...
kesinlikle farklı bir tadı olan bir filmdir, mütevazidir, yerinde güldürür; ancak filme sadece gülmeye gidenler için amacına ulaşmayacak bir yapım olabilir. şöyle ki:
cem yılmaz yalnızca komik adam olarak anılmamasını ve kendisinden her zaman bu yönde beklentiler içinde bulunulmamasını ısrarla hep vurgulamaktaydı zaten. organize işler'de normal şartlar altında süpermen karakterini oynayacakken, senaryoyu okuduktan sonra ağır abi müslüm karakterini oynamak istemesi bu yüzdendi. hokkabaz'daki performansıyla da bu duruşunu devam ettirmekte olduğunu iyiden iyiye hissettirdi. fakat bu duruş büyük ihtimalle çok kişiye ağır gelecektir. kısa bir süre sonra birçok kişiden "film hiç komik değil abi" şeklinde yorumlar duyacağıma; filmi, gora ile kıyaslayıp başarısız bulacak insanlar göreceğime emin gibiyim.
oyunculuk kalitesi yine mevcut filmde. özlem tekin dahil, başroller gayet başarılı oynamışlar. ayrıca filmin sonunda güzel de bir sürpriz var; gel-gitler yaşatan bir filmdir, ellerine sağlıktır emeği geçen herkesin.
son derece güzel bir film olmuş.yapanların eline sağlık.filme çok güldüren bir film değilmiş,herşey güzel olacak tarzı bir filmmiş beklentisiyle gittim.açıkçası beklentilerim de boşa çıkmadı.
yetenekli insanlar bir araya gelince nasıl da güzel işler ortaya çıkıyor bunun iyi bir kanıtı diyebilirim film için.karakterlerin hepsi kendine özgü,hiç bir samimiyetsizlik yada fazlalık batmıyor gözünüze.iyi vakit geçirmek isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.
"fazla beklentiyle gitmeyin, öyle çok güldüren bir film değil" demişlerdi ama ben filmin ilk yarısında çok eğlendim. ha eğer kast edilen ikinci yarıysa haksız sayılmazlar, ikinci yarıda filmin temposu düşüp, olayların gidişatı duruluyor, hafiften uyuttu beni diyebilirim hatta. ama genelinde güzel, eğlenceli bir film olmuş. başrol oyuncularından özlem tekin fatma rolüne hiç gitmemiş ya da işi kıvıramamış, kesinlikle başka biri oynamalıydı. onun dışında bütün karakterler çok iyiydi, oyunculuklar tam keyifli seyirlik. izleyin derim.
savaş ay'ın mahkemeye vereceği filmdir. söylediğine göre, 2000 yılında köşe yazısında şeytan torbası isimli bir film çekeceğini anlatmıştır ve bu film o fikirden araktır.
not: savaş ay'ın babası gerçek hayatta ünlü bir sihirbazmış ve filmde onun hikayesini anlatacakmış. valla ya savaş ay eksik anlatıyor ya da sırf konu sihirbazlık diye bu filme arak diyor ki eğer öyleyse saçmalığın daniskası...
komik bir film değil, zaten komik film olsun diye de yapılmış bir film değil, her şey çok güzel olacak tadında bir film de değil hokkabaz; hokkabaz bir film, kendisi gibi bir film, hayattan bir film.
bayram döneminde vizyona girmesinden kelli ben de "bayram filmi işte, isim arkasında boş parsayı toplamaya yönelik kalitesiz bir film" gibisinden korkular içindeydim ama oyuncularından sesçisine herkese teşekkürler bu hislerimin yersizliğini gösterdiler bana bu ağır ama ilk saniyesinden sonuna kadar sizi sıkmayan aksine içine çeken filmle.
dışarı çıktığımda etrafıma, insanlara daha bir farklı bakmam gerektiğini; onların da hayatlarını, hayallerini düşünebilmeyi, insanlığımı hatırlattı bu film bana.
not: tamamen öznel yorumlarımdır, duygularımdır bu sebepten beğeniler ve beyinlerde hükümsüzdür.
bazı sahnelerde gülmekten karnınızı ağrıtır bazı sahnelerdeyse gözünüzden bir damla yaş akmasına neden olur ama son zamanlardaki en güzel filmdir yine cem yılmaz yapacagını yapmış
süper film,mazhar alansonun tek başarısının müzik olmadığını gösteren film.müziği bir harika.ayrıca edip akbayramın garip şarkısı da kendine güzel bir yer bulmuş bu filmde.
insanların gene bir şekilde beğendiği fakat benim gene "çok bi numarası yok" sınıfına soktuğum bir film. yada beğenmeyenlerin halka açık ortamlarda beyanatı yok onu bilemem.
nedense daha vurucu, daha çarpıcı bekliyordum ben. "cem yılmaz komik adamdır, güldürür" mantığından öte, daha esaslı bir konu lazımdı, çok güme gitmiş koca film sanki. cem yılmaz'ın para kazanası gelmiş, öyle eften püften, yallah tazyik birşey karalayıp çekivermiş gibi. e herkesin balıklama atlayacağını da biliyor sinsi adam.
herneyse, filmdeki özlem tekin ne alaka bilemedim, ülkemizde oyuncu yok mudur ki, tedavülden kalkmış eski bir rockçıyı oynatıyorsun. mazhar'a lafım yok, kendisi şahane; aslında bütün kadro süper ama fatma karakterine özlem tekin gitmemiş.
ancak, çanakkale şehitliği'ni katmış ya konu arasına, görüntü arasına. buna diyecek hiçbir lafım yok, çok güzel olmuş, filmi kurtarmış resmen. gerisi yalan...
herşeyden önce haddinden fazla sayıda insanın olumsuz eleştirilerini dinlememe rağmen yüksek beklentilerle gittiğim bir film hokkabaz. beklentilerim filmin çok komik olacağı, konunun çok çarpıcı olacağı yönünde de değildi. cem yılmaza oluşan bir güven hakimdi. cem yılmazdan kötü, kalitesiz, baştansavma bir iş çıkmayacağına dair derin bir inancım vardı. filmi izledikten sonra beklentilerimin bile üstünde olduğunu gördüğümde bu inancım daha da sağlamlaştı. cem yılmazın gözlem yeteneğine, küçük ama önemli ayrıntılara olan dikkatine hayranlığım biraz daha arttı.
filmin bütününe ustaca serpiştirilmiş çok sayıda espiri var ve film kesinlikle olması gerektiği kadar komik bir film. beceriksiz, iyi niyetli ve saf bir sihirbazın macerası gibi yalın bir konu kesinlikle gerektiği kadar çarpıcı ve gerektiği kadar dramatik. cem yılmaz giderek sindirdiği oyunculukta bir hayli başarılı. özellikle sihirbazlık yaptığı ya da yapmaya çalıştığı sahnelerde mimikleri, hareketleri dikkatle izlenmeli. mazhar alanson filme ağırlığını çok sağlam biçimde koymuş. canlandırdığı karakterin yerine başka bir karakter uygun görülemeyecek kadar başarılı. tuna orhan da cem yılmaz ve mazhar alanson kadar parlamış ve kendini role çok iyi adapte etmiş. ben de özlem tekinin bu rol konusunda çok başarılı olamadığına inananlardanım. saf görünmeyi başarabilecek, kurnazlığını yeri geldiğinde gösterebilecek ve kurnazlığına rağmen iyi niyetli olduğunu vurgulayabilecek bir oyun ve oyuncu olsa daha iyi olurdu kanaatindeyim. özlem tekin bunlardan en çok karakterin iyi niyetini vurgulayabildiği için havada kalmış.
filmin temposu düşmeye başlar gibi olduğu an patlak veren hoş sürprizler, cem yılmazın film boyunca yapmakta olduğu numaralar izleyicinin filmden kopmasını engelliyor. müzikler insana keyif veriyor. kısacası film herşeyiyle göz dolduruyor, cem yılmazın zekasına, samimiyetine ve yeteneğine tekrar tekrar inandırıp, cem yılmazdan daha nice büyük işler bekletiyor.
not: filmin internet sitesi de çok çok güzel olmuş. girip bir gözatılması tavsiye edilir.
her şey çok güzel olacak tarzında; ancak ondan biraz daha az komik, biraz daha çok düşündürücü bir filmdir. hoş, bir filmin güldürmesi veya düşündürmesi kişiden kişiye değişir; ancak bu film bana göre gora'dan daha komikti. mazhar alansonrolünü beklediğimin çok üstünde oynamış, tek kelimeyle enfes bir oyunculuktu. yazılacak çok şey var; ancak bu kadar güzel bir filme yazacak yorum bulamıyorum. zaten benden önce de filmin değerini anlatacak yazılar yazılmış. bu filmle, keloğlan kara prense karşı'nın aynı sinema endüstrisinden çıktığına inanasım gelmiyor.
kısacası filmi yine en iyi kendisi açıklıyor:
"hokkabaz: acı ama gerçek."
zaten belli bir eksende dönen tartışmaya bir tuğla koyamayacağımın bilinciyle söylemek isterim ki, aslında çok komik bir film. ancak cem yılmaz'ın kendi deyimiyle bir skeçler silsilesinden ibaret olup zaman zaman yalvaç ural esprisine bağlayan gora gibi bir garabetten sonra filmin komikliğini şuursuzca atılan kahkaha sayısıyla ölçmeye başlayanlar için komik olmayabilir.
önyargı ile gittim. ilk önce "ooo baba cem yılmaz'ın yeni filmi çıkıyomuş" şeklinde haberdar olmuştum filmden. herkes "inşallah gora gibi olur da güleriz" diyordu. pek ses etmedim.
sonra unuttum, aradan zaman geçti, film gösterime girmiş (ben o aralar sınavlardan kalmakla meşguldüm) izleyenler "aman abi sakın gitme, iğrenç iğrenç" der olmuş.
ama merak da ediyorum. neyse efendim.. lafı uzatmayayım, gittim geçen gün. artık insanımızın aklında "cem yılmaz" deyince nasıl bir tezahür canlanıyorsa, nasıl bir beklenti oluşuyorsa, bu adamdan dünyevî olmayan şeyler bekliyor herkes.
cnbc-e'de zottirik bir fransız filmi izleyip "ah, abi sanat işte" diyen adam, hokkabaz'ı hakir görüyor.
bence film gayet güzeldi. komik miydi? isteyene. şahsen gülmeye gitmedim, o kadar da güldüğümü söyleyemem. zaten gülmek istersem açarım bir tat bir doku'nun herhangi bir cd'sini, sabaha kadar gülerim. film izlemeye gittim ben, beklentim bu yöndeydi ve inanmayacaksınız ama beni doyurdu.
çok gülüp çok eğlendiğim, sonunda da "ulan ben harbiden salağım. cem yılmaz olduğunu unutuvermişim" dediğim film.
bu kadar başarılıdır işte.. filmin doğallığına öyle kaptırdım ki oyuncuların gerçekliklerini unuttum.. haa bahsettiğim salaklığın ne olduğunu da söyleyeyim, numarayı ben de yedim ağladım. spoiler