hokkabaz 

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. "el çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse " demektir tdk ya göre
    (melodis, 04.04.2006 23:43 ~ 23:43)


  2. cem yılmaz'ın çekimlerine başlayacağını duyurduğu yeni filmi. diğer isimler: mazhar alanson, özlem tekin. cem yılmaz bu filmle ilgili: "4 milyon seyirci beklemiyorum, aklı başında 4000 kişi gelsin yeter." demiştir.
    ayrıntılar:

    http://www.beyazperde.com/...
    (twinkle, 25.04.2006 13:09)
  3. çekimleri biten film. goradan kat kat daha komik olduğunu birinci ağızdan duymuşluğum var. filmin konusu ise sirkte bi kızı doğrama gösterisinde bulunan iki kişinin kızın bacağını gerçekten kesmesi ile üst üste talihsizlik yaşamaları.
    (bkz: cem yılmaz)
    (bkz: mazhar alanson)
    (bkz: özlem tekin)
    (bkz: kemal inci)
    (ben de öyle biliyordum, 20.07.2006 20:37)
  4. (bkz: http://www.hokkabazfilm.com/)
    (jwin, 11.09.2006 02:16)
  5. "herşey çok güzel olacak" tadında olacağa benzeyen film... gora'dan iyi olur mu? bence olur...
    (hypnotica girl, 19.09.2006 16:49)
  6. cem yılmaz ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini ali taner baltacı ile paylaştığı hokkabaz, istanbul ve çanakkale de 7 haftada çekildi. filmin kapalı mekan çekimleri platoda gerçekleştirilirken, şişli, altunizade, bahçeşehir, kapalıçarşı, salacak ve sirkeci de çeşitli sahnelerde mekan olarak kullanıldı. istanbul çekimlerinin ardından, ekip eceabat, gelibolu, küçükanafartalar, alçıtepe, seddülbahir, kilitbahir, şehitler abidesi ve tarihi milli park da çekimlerini sürdürdü. bkm film yapımı hokkabaz, 20 ekim de türkiye’de 225; avrupa da 100 kopya ile sinemalarda olacak. hokkabaz 25 ekim de fransa, belçika ve isviçre de; 26 ekim de hollanda ve almanya da; 27 ekim de de avusturya ve ingiltere de vizyona girecek.
    filmin resmi internet sitesi ise (bkz: http://www.hokkabazfilm.com) dir.
    (kibarfeyzo, 17.10.2006 14:17 ~ 14:22)
  7. güzel müziği ve dumura sebebiyet veren sonuyla bir cem yılmaz filmi. gözleriniz bile dolabilir ama çaktıramazsınız.
    (subuo, 20.10.2006 23:03)
  8. sadece komedi filmi olarak izlemek ya da ''çok güleceğiz lan'' beklentisiyle gidilmemesi gereken, başarılı bir cem yılmaz yapıtı.
    (seth mescaline, 20.10.2006 23:23)
  9. cem yılmazın espri yeteneği dışında diğer yeteneklerinin de var olduğunu bize hatırlatan güzel film. izlemek isteyenler kesinlikle gülmeyi beklemesinler filmden, çünkü film bizi genellikle düşünmeye sürüklüyor. senaryo gerçekten çok iyi, bir de bunun üzerine güzel oyuncu kadrosu da olayı tamamlıyor. cem yılmaz tabi ki de arada bir bizleri güldürmeyi unutmuyor ama dediğim gibi film biterken bile halen düşünüyorsunuz, bir ihtimal gelir mi?, karavanda mı? diye...netice olarak kıtlık çeken, suyu çıkan(çıkarılan) türk sinemasına güzel bir eser, izleyelim...
    (petrucciante, 21.10.2006 02:35)
  10. kesinlikle farklı bir tadı olan bir filmdir, mütevazidir, yerinde güldürür; ancak filme sadece gülmeye gidenler için amacına ulaşmayacak bir yapım olabilir. şöyle ki:

    cem yılmaz yalnızca komik adam olarak anılmamasını ve kendisinden her zaman bu yönde beklentiler içinde bulunulmamasını ısrarla hep vurgulamaktaydı zaten. organize işler'de normal şartlar altında süpermen karakterini oynayacakken, senaryoyu okuduktan sonra ağır abi müslüm karakterini oynamak istemesi bu yüzdendi. hokkabaz'daki performansıyla da bu duruşunu devam ettirmekte olduğunu iyiden iyiye hissettirdi. fakat bu duruş büyük ihtimalle çok kişiye ağır gelecektir. kısa bir süre sonra birçok kişiden "film hiç komik değil abi" şeklinde yorumlar duyacağıma; filmi, gora ile kıyaslayıp başarısız bulacak insanlar göreceğime emin gibiyim.

    oyunculuk kalitesi yine mevcut filmde. özlem tekin dahil, başroller gayet başarılı oynamışlar. ayrıca filmin sonunda güzel de bir sürpriz var; gel-gitler yaşatan bir filmdir, ellerine sağlıktır emeği geçen herkesin.
    (finch, 21.10.2006 23:42 ~ 22.10.2006 18:38)
  11. son derece güzel bir film olmuş.yapanların eline sağlık.filme çok güldüren bir film değilmiş,herşey güzel olacak tarzı bir filmmiş beklentisiyle gittim.açıkçası beklentilerim de boşa çıkmadı.
    yetenekli insanlar bir araya gelince nasıl da güzel işler ortaya çıkıyor bunun iyi bir kanıtı diyebilirim film için.karakterlerin hepsi kendine özgü,hiç bir samimiyetsizlik yada fazlalık batmıyor gözünüze.iyi vakit geçirmek isteyenlere şiddetle tavsiye edilir.
    (yoköylebirseykandırmıslarseni, 21.10.2006 23:52)
  12. "fazla beklentiyle gitmeyin, öyle çok güldüren bir film değil" demişlerdi ama ben filmin ilk yarısında çok eğlendim. ha eğer kast edilen ikinci yarıysa haksız sayılmazlar, ikinci yarıda filmin temposu düşüp, olayların gidişatı duruluyor, hafiften uyuttu beni diyebilirim hatta. ama genelinde güzel, eğlenceli bir film olmuş. başrol oyuncularından özlem tekin fatma rolüne hiç gitmemiş ya da işi kıvıramamış, kesinlikle başka biri oynamalıydı. onun dışında bütün karakterler çok iyiydi, oyunculuklar tam keyifli seyirlik. izleyin derim.
    (okulluserseri, 24.10.2006 03:01)
  13. savaş ay'ın mahkemeye vereceği filmdir. söylediğine göre, 2000 yılında köşe yazısında şeytan torbası isimli bir film çekeceğini anlatmıştır ve bu film o fikirden araktır.
    not: savaş ay'ın babası gerçek hayatta ünlü bir sihirbazmış ve filmde onun hikayesini anlatacakmış. valla ya savaş ay eksik anlatıyor ya da sırf konu sihirbazlık diye bu filme arak diyor ki eğer öyleyse saçmalığın daniskası...
    (cherryblossomgirl, 25.10.2006 18:52 ~ 18:56)
  14. komik bir film değil, zaten komik film olsun diye de yapılmış bir film değil, her şey çok güzel olacak tadında bir film de değil hokkabaz; hokkabaz bir film, kendisi gibi bir film, hayattan bir film.

    bayram döneminde vizyona girmesinden kelli ben de "bayram filmi işte, isim arkasında boş parsayı toplamaya yönelik kalitesiz bir film" gibisinden korkular içindeydim ama oyuncularından sesçisine herkese teşekkürler bu hislerimin yersizliğini gösterdiler bana bu ağır ama ilk saniyesinden sonuna kadar sizi sıkmayan aksine içine çeken filmle.

    dışarı çıktığımda etrafıma, insanlara daha bir farklı bakmam gerektiğini; onların da hayatlarını, hayallerini düşünebilmeyi, insanlığımı hatırlattı bu film bana.

    not: tamamen öznel yorumlarımdır, duygularımdır bu sebepten beğeniler ve beyinlerde hükümsüzdür.
    (theone, 25.10.2006 19:12 ~ 19:12)
  15. bazı sahnelerde gülmekten karnınızı ağrıtır bazı sahnelerdeyse gözünüzden bir damla yaş akmasına neden olur ama son zamanlardaki en güzel filmdir yine cem yılmaz yapacagını yapmış
    (sorunsal, 25.10.2006 23:55)
  16. süper film,mazhar alansonun tek başarısının müzik olmadığını gösteren film.müziği bir harika.ayrıca edip akbayramın garip şarkısı da kendine güzel bir yer bulmuş bu filmde.
    (manha de carnival, 30.10.2006 23:57)
  17. insanların gene bir şekilde beğendiği fakat benim gene "çok bi numarası yok" sınıfına soktuğum bir film. yada beğenmeyenlerin halka açık ortamlarda beyanatı yok onu bilemem.
    (spitfire, 31.10.2006 07:58)
  18. biraz hayalkırıklığı yaratan bir film.

    nedense daha vurucu, daha çarpıcı bekliyordum ben. "cem yılmaz komik adamdır, güldürür" mantığından öte, daha esaslı bir konu lazımdı, çok güme gitmiş koca film sanki. cem yılmaz'ın para kazanası gelmiş, öyle eften püften, yallah tazyik birşey karalayıp çekivermiş gibi. e herkesin balıklama atlayacağını da biliyor sinsi adam.

    herneyse, filmdeki özlem tekin ne alaka bilemedim, ülkemizde oyuncu yok mudur ki, tedavülden kalkmış eski bir rockçıyı oynatıyorsun. mazhar'a lafım yok, kendisi şahane; aslında bütün kadro süper ama fatma karakterine özlem tekin gitmemiş.

    ancak, çanakkale şehitliği'ni katmış ya konu arasına, görüntü arasına. buna diyecek hiçbir lafım yok, çok güzel olmuş, filmi kurtarmış resmen. gerisi yalan...
    (clementine, 31.10.2006 13:20 ~ 13:20)
  19. iyiki mazhar alanson varmış yoksa hiç çekilmezdi dedirten cem yılmaz ın başarısız filmi.
    (tonanozanan, 31.10.2006 13:36)
  20. herkesten şöyle mükemmel, böyle mükemmel söylemlerini duyarak giderseniz hayal kırıklığı yaratıp beklentilerinizi karşılamayacak bir film olabilir. hiçbir beklentiniz olmadan giderseniz de, tahminimden iyi bir film diyebilirsiniz. herkesin film hakkındaki yorumunun salona gitmeden önceki tahmin ve beklentileriyle örtüştüğünü düşünüyorum.
    filmin başrolünde kim var var? cem yılmaz. cem yılmaz'ı nasıl biliriz?komik biliriz. böyle düşünüp komedi filmi izlemeye giderseniz yanılırsınız. tıpkı clickin bence mükemmel bir film olması ama aslında bir komedi filmi olmaması gibi. evet film gora kadar güldürmüyor ama zaten amacı da güldürmek değil. eğer cem yılmazın eski bir filmine benzetilecekse, en yakını her şey çok güzel olacak olabilir ama bence onun kadar da başarılı değil. ama güzel dersler veren, yeri geldiğimi güldüren bir dram sanırım bu.

    cem yılmaz, ilüzyon gösterileri sırasında çok başarılı. muhtemelen bu konuyla ilgili çok çalışmış. onun gösterilini izlerken çocukluğuma döndüm ve televizyonda sermet erkin'i izlermiş gibi hissettim kendimi. mazhar alanson gene iyi bir oyuncu da olduğunu gösteriyor. maradona karakterini canlandıran oyuncu başarılı. özlem tekin de çok kötü olmayan bir oyunculuk sergiliyor. bir yerde şarkı söyler mi diye beklemeyin çünkü söylemiyor.
    (ascella, 31.10.2006 13:45 ~ 13:52)
  21. "birkaç hafta evvel yine bu sayfalarda bir sihirbaz filmini tanıtmıştım, the ıllusionist, edward norton başrolüyle. işte ismi benzer bu iki filmden türk yapımı olan ilki ile taban tabana zıt.

    henüz başta söyleyeyim, kesinlikle gidin ve görün bu filmi. önce teknik ayrıntılar daha sonra da kıyasıya öznel yorumlarımla devam edeyim:

    2006 yapımı hokkabaz, ali taner baltacı (vizontele‘lerin yardımcı yönetmeniydi kendisi) ve cem yılmaz yönetmenliğinde yine usta komedyen cem yılmaz‘ın senaryosundan beyazperdeye aktarılmış sıcak bir öyküyü anlatıyor.

    cem yılmaz (iskender), mazhar alanson (sait), özlem tekin (fatma), tuna orhan (maradona) ve selim erdoğan‘ın (sabahattin) önemli rolleri paylaştığı film yaklaşık iki saat sürüyor ve bkm film yapımcılığında sinemalarda yer buldu.

    heves kaçırıp, sürprizleri açık etmeden kısaca konuya değinmek gerekirse az çok şöyle toparlayabilirim sanıyorum:

    iskender ve can dostu maradona istanbul pavyonlarında sihirbazlık yaparak geçinmeye çalışan iki “kaybeden”dir. iskender’in babası ise ölmeden önce çanakkale‘yi ziyaret etmeyi kafasına koymuş, inceden çatlak ama sert mizaçlı bir adamdır.

    “iskender ve maradona kötü giden her şeye bir dur demek ve bir atımlık barutlarıyla hayata karşı bir deneme daha yapmak için iskender’in kayınbiraderinden aldıkları karavan ile anadolu turnesine çıkmaya karar verirler. üstlerine kalan baba karakteri yüzünden turne çanakkale’de başlayacaktır ancak, genç dostlar henüz çanakkale’ye varmadan uğramak zorunda kaldıkları bir köyde aynı zamanda ilk işlerini de gerçekleştirecekleri bir köy düğününe katılırlar. gelin fatma bu andan sonra karakterlerimizin hayatında önemli bir yer edecektir. olaylar gelişir.”

    gelelim yorumlara. belki çok iddialı olacak lakin bence hokkabaz türk sinemasını kurtaracak filmdir, film tipidir. türk sinemasının (kastım festival sineması değil, popüler sinemadır, bunu özellikle belirtmek istiyorum ki sonradan hayır bizi nuri bilge ceylan dramları kurtarır denmesin.) amerikalı ile değiştirmeye çalıştığı eskimiş yüzü, denediği türler dahilinde kendini en iyi şekilde seviyeli komedide gösterdi burası aşikar.

    türk sineması her ne kadar halen mehmet ali erbilli yeniden çevrim serilerle seyirci çekmeyi denese, bir ton para harcayıp bilimkurgu yapamayacağı için dünyayı kurtaran adamın oğlu gibi b.k.-komedi türüne para yatırsa da bunlarla günü ve yapımcıyı kurtarmaktan öteye gidemeyeceğinin bilincinde. ve yine komedi filmi çekerken de çok paralar harcayıp işin senaryo derinliğinden çok havada uçuşan kameralara eskisinden çok daha fazla para ödeyen organize işler’in samimi ve sıcak vizontele’den veya muhteşem film her şey çok güzel olacak‘tan geride kaldığı da aşikar.

    o zaman elimize en iyi yaptığımız şey kalıyor; o da dram ve komediyi harmanlamak. cem yılmaz senaryosunda bunu başarıyor hem de ikinci kez, her şey çok güzel olacak’tan sonra ikinci kez… dozunda komedi, bir an gülerken bir an ağlamanıza sebep olabilecek dram geçişleri ve daha da önemlisi düşük yapım maliyetlerine kaliteli filmler. bugün bu sinemanın en büyük sorunu yapımcı/dağıtımcı maliyetleri ise çıkar böyle bir film yaparsınız, aslanlar gibi hem kendinizi kurtarır hem para hem de saygınlık kazanırsınız.

    bugün eminim ki hokkabaz’a “yahu komedi diye gittik, e çok komik değil” diye gidip horlayanlar olacaktır. veyahut sırf cem yılmaz var, özlem tekin var diye burun kıvıranlar peydah olacaktır doğaldır. lakin bu film, bu seneki film festivalinde norveç bağımsız sinemasının bağrından kopup gelecek minimalist bir yapım olsaydı, bakın o zaman nasıl başa taç etmek için depara kalkacaktı bir yığın insan. şimdi söylenecektir işte, "filmin bir numarası yok yahu nedir bu övgüler?". evet filmin bir numarası yok, film zaten böyle bir film. kaçımızın gerçek yaşamda numarası var da bu filmde olsun. bu filmde sihirbazlar özgürlük anıtı'nı yokeden cinsten değiller, şapkadan tavşanı zor çıkarıyorlar, olay da burda zaten.

    şimdi cem yılmaz’ın ortada üç filmi varken bunların kıyaslanmaması, aslen ayrı türlerde dahi olsalar karşı karşıya getirilmemesi mümkün değil. cem yılmaz, gora‘da (ki benim nazarımda bir faciadır, kaç seyirci çektiği umrumda değil) yaptığı “stand up”tan sonra beni korkutmuştu. hokkabaz’ı duyduğumda “yine mi?” sorusunu sorup endişelenmedim değil. lakin gora’daki garip adam gitmiş yerine her şey çok güzel olacak’taki tedirginliğini de üstünden atan muhteşem bir oyuncu gelmiş bu filmde. üstelik bu parlayan performansı mazhar alanson’un da kesinlikle kusursuz oyunculuğu ile eküri sahibi olmuş. ben filmde özlem tekin dışında sırıtan hiç bir yön bulamıyorum, o da kadı kızında da olur, sinemaya yeni yeni ısınıyor o da türk halkı gibi der geçerim.

    ayrıca filmle ilgili dikkat etmeye çalıştığım, merak ettiğim çok önemli olduğunu da düşündüğüm bir detay vardı. argo ve küfür kullanımı. gora'da durmadan söverek güldüren cem yılmaz, bu konuda kendisini ağır şekilde eleştirenlere sanırım en güzel yanıtı tüm film boyunca bir ya da iki basit küfrün kullanıldığı bir aile filmi çekerek vermiş oldu.

    film için eleştirilmesini beklediğim bir husus da senaryodaki bazı öğelerin (şehitlik, ameliyat parası vs.) yüzeysel işlenmiş olduğudur. ancak film bunlardan prim yapmak ya da bunlara vurgu yapmak için değil bilakis hayatın kendi doğallığı içinde planlarımızın ne kadar önemsiz, kendimize dair olduğunu gösterecek bir gamsızlıkta olduğundan bu durum beceriksizlik değil, bu yönde bir istek var senaryoda diyebilirim.

    bu film kesinlikle bir türk sinemasının yapması gereken film örneği kanımca. ve bu filmi tanımlamak için “samimi, sıcak, hüzünlü ve komik” anahtar sözcüklerini kullanmak istiyorum.

    tekrar edeyim bitirirken, hemen koşun izleyin, çıkışta da gidin güzel bir kahve yapın kendinize, sahneleri aklınıza getirin derim ben. başka bir yazıda görüşmek üzere, esen kalın."

    alıntı bu, aha da kaynak; http://www.viskosite.com/...
    (palanthaser, 31.10.2006 13:53 ~ 14:17)
  22. herşeyden önce haddinden fazla sayıda insanın olumsuz eleştirilerini dinlememe rağmen yüksek beklentilerle gittiğim bir film hokkabaz. beklentilerim filmin çok komik olacağı, konunun çok çarpıcı olacağı yönünde de değildi. cem yılmaza oluşan bir güven hakimdi. cem yılmazdan kötü, kalitesiz, baştansavma bir iş çıkmayacağına dair derin bir inancım vardı. filmi izledikten sonra beklentilerimin bile üstünde olduğunu gördüğümde bu inancım daha da sağlamlaştı. cem yılmazın gözlem yeteneğine, küçük ama önemli ayrıntılara olan dikkatine hayranlığım biraz daha arttı.

    filmin bütününe ustaca serpiştirilmiş çok sayıda espiri var ve film kesinlikle olması gerektiği kadar komik bir film. beceriksiz, iyi niyetli ve saf bir sihirbazın macerası gibi yalın bir konu kesinlikle gerektiği kadar çarpıcı ve gerektiği kadar dramatik. cem yılmaz giderek sindirdiği oyunculukta bir hayli başarılı. özellikle sihirbazlık yaptığı ya da yapmaya çalıştığı sahnelerde mimikleri, hareketleri dikkatle izlenmeli. mazhar alanson filme ağırlığını çok sağlam biçimde koymuş. canlandırdığı karakterin yerine başka bir karakter uygun görülemeyecek kadar başarılı. tuna orhan da cem yılmaz ve mazhar alanson kadar parlamış ve kendini role çok iyi adapte etmiş. ben de özlem tekinin bu rol konusunda çok başarılı olamadığına inananlardanım. saf görünmeyi başarabilecek, kurnazlığını yeri geldiğinde gösterebilecek ve kurnazlığına rağmen iyi niyetli olduğunu vurgulayabilecek bir oyun ve oyuncu olsa daha iyi olurdu kanaatindeyim. özlem tekin bunlardan en çok karakterin iyi niyetini vurgulayabildiği için havada kalmış.

    filmin temposu düşmeye başlar gibi olduğu an patlak veren hoş sürprizler, cem yılmazın film boyunca yapmakta olduğu numaralar izleyicinin filmden kopmasını engelliyor. müzikler insana keyif veriyor. kısacası film herşeyiyle göz dolduruyor, cem yılmazın zekasına, samimiyetine ve yeteneğine tekrar tekrar inandırıp, cem yılmazdan daha nice büyük işler bekletiyor.


    not: filmin internet sitesi de çok çok güzel olmuş. girip bir gözatılması tavsiye edilir.
    (cheetosyiyenpenguen, 31.10.2006 23:07 ~ 23:30)
  23. her şey çok güzel olacak tarzında; ancak ondan biraz daha az komik, biraz daha çok düşündürücü bir filmdir. hoş, bir filmin güldürmesi veya düşündürmesi kişiden kişiye değişir; ancak bu film bana göre gora'dan daha komikti. mazhar alanson rolünü beklediğimin çok üstünde oynamış, tek kelimeyle enfes bir oyunculuktu. yazılacak çok şey var; ancak bu kadar güzel bir filme yazacak yorum bulamıyorum. zaten benden önce de filmin değerini anlatacak yazılar yazılmış. bu filmle, keloğlan kara prense karşı'nın aynı sinema endüstrisinden çıktığına inanasım gelmiyor.

    kısacası filmi yine en iyi kendisi açıklıyor:
    "hokkabaz: acı ama gerçek."
    (twinkle, 03.11.2006 01:51 ~ 02:13)
  24. zaten belli bir eksende dönen tartışmaya bir tuğla koyamayacağımın bilinciyle söylemek isterim ki, aslında çok komik bir film. ancak cem yılmaz'ın kendi deyimiyle bir skeçler silsilesinden ibaret olup zaman zaman yalvaç ural esprisine bağlayan gora gibi bir garabetten sonra filmin komikliğini şuursuzca atılan kahkaha sayısıyla ölçmeye başlayanlar için komik olmayabilir.

    anlayanlar içinse,

    komik.
    (wondrous, 05.11.2006 01:41 ~ 01:42)
  25. önyargı ile gittiğim filmdir. ilk önce "ooo baba cem yılmaz'ın yeni filmi çıkıyomuş" şeklinde haberdar olmuştum filmden. herkes "inşallah gora gibi olur da güleriz" diyordu. pek ses etmedim.

    sonra unuttum, aradan zaman geçti, film gösterime girmiş (ben o aralar sınavlardan kalmakla meşguldüm) izleyenler "aman abi sakın gitme, iğrenç iğrenç" der olmuş.

    ama merak da ediyorum. neyse efendim.. lafı uzatmayayım, gittim geçen gün. artık insanımızın aklında "cem yılmaz" deyince nasıl bir tezahür canlanıyorsa, nasıl bir beklenti oluşuyorsa, bu adamdan dünyevî olmayan şeyler bekliyor herkes.

    cnbc-e'de zottirik bir fransız filmi izleyip "ah, abi sanat işte" diyen adam, hokkabaz'ı hakir görüyor.

    bence film gayet güzeldi. komik miydi? isteyene. şahsen gülmeye gitmedim, o kadar da güldüğümü söyleyemem. zaten gülmek istersem açarım bir tat bir doku'nun herhangi bir cd'sini, sabaha kadar gülerim. film izlemeye gittim ben, beklentim bu yöndeydi ve inanmayacaksınız ama beni doyurdu.

    hayırlı geceler diliyorum.
    (gxix, 05.11.2006 01:47)
 sayfa  / 3