şubat 1992'de 25 şubatı 26'ya bağlayan gece ermenistan askerlerinin azerbaycan'ın hocalı kentinde gerçekleştirdiği soykırımdır.
resmi verilere göre o gece 613 kişi hunharca katledilmiş; bunlardan 83 çocuk, 106 bayan acımasız yöntemlerle işkence yapılarak öldürülmüştür. şehitlerin özel acımasızlıkla, gözleri oyularak, kafataslarının derisi soyularak ve vücutlarının farklı organları kesilerek öldürüldüğü anlatılmaktadır. küçücük çocukların gözleri oyulmuş, hamile kadınların karınları yırtılmış ve insanlar diri diri toprağa gömülmüştür. hatta şehitlerin bir çoğunun cesetleri yakılmıştır.
1992 yılında ermeniler tarafından azerbaycan'ın hocalı kentinde gerçekleştirilen kıyımdır. ruslarında yardımcı olduğu iddia edilir. azerbaycan türkiye'ye bu kıyıma seyirci kaldığı için hala kırgındır. 800 ile 100 arası sivil insanlığa yakışmayacak şekilde işkencelerle öldürülmüştür.
26 şubat 1992 yılında ermenistanın rus desteğiyle girdikleri azerbaycanın karabağ bölgesindeki hocali kentinde sivil halka karşı gerçekleştirdiği katliamdır.
26 şubat günü türk dünyasıve azerbaycan için en acılı günlerden biri olmanın yanı sıra aynı zamanda insanlık tarihi için de kelimenin tam anlamıyla siyah bir sayfadır.
bundan 15yıl önce, yani 26 şubat 1992'de *
azerbaycan'ın hocalı kentinde sivil halka karsı ermeniler tam anlamıyla bir katliam yapmışlardır.bugün sözde soykırımiddialarıyla türkiye'yi suçlayan ermenistan'ın devlet başkanı robert koçaryan'ın direktifleri doğrultusunda ermeniler azerbaycan'ın karabağ bölgesinde 7 bin kişilik nüfusa sahip ve coğrafi konumu itibariyle bölge için stratejik önemi olan hocalı kentini ele geçirmek için 25 şubat gecesi katliam gayesiyle harekete geçmiştir.
hocalı'nın işgali sonucu sivil, eli silahsız, azerbaycan türkleriçocuk, kadın, ihtiyar ve genç ayrımı yapılmadan ermeniler tarafından katledilmiştir. resmi verilere göre, o gece 613 kişi hunharca katledilmiş; bunlardan 83çocuk, 106 bayan acımasız yöntemlerle işkence yapılarak öldürülmüştür. ayrıca, 487kişi ağır yaralanmış ve 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmıştır. 26 çocuk tamamen ve 130çocuk ise kısmen öksüz kalmıştır.
ermeniler şehitleri özel acımasızlıkla, gözlerini oyularak, kafataslarının derisini soyarak ve vücutlarının farklı organlarını keserek öldürmüştür. küçücük çocukların gözleri oyulmuş, hamile kadınların karınları yırtılmış ve insanlarımız diri diri toprağa gömülmüştür. hatta şehitlerin bir çoğunun cesetleri yakılmıştır.
ermenilerin hocalı’da azerbaycan halkına karşı yaptıkları toplu imha 9 aralık 1948’de birleşmiş milletler(bm) tarafından kabul edilen jenosit sözleşmesinin 2. maddesinde yer alan
“milli, etnik, ırkı veya dini bir grubu kısmen veya tamamen imha etme” biçiminde tanımlanan jenosit/soykırım kavramı ile tamamen örtüşmektedir.
ermenilerin hocalı’da yaptıkları katliam bm jenosit anlaşmasında, jenosidin gerçekleşmiş sayılacağı koşulları sayan 2. maddesinde yer alan beş şıkkının ilk ikisi ile uyum göstermektedir. ilgili maddede soykırımın gerçekleşmesi için bu şıklarda düzenlenen eylemlerden birinin yeterli olduğunu belirtilmektedir. ermenilerin hocalı’da yaptıkları toplu katliam bm jenosit anlaşmasında jenosidi düzenleyen 2. maddenin:
a) “bir grubun üyelerinin katledilmesi” ve
b) “grup üyelerine bedeni ve akli açıdan ciddi biçimde zarar verilmesi”
koşulları ile birebir uyuşmaktadır. * http://www.azatyurt.com/Diasporamiz.htm
24 şubat cumartesi günü amerikada yaşayan azerileri türkler tarafından protesto edilmiş ve yankı uyandırması sebebiyle sözde ermeni soykırımı tasarısının abd de oylanmasından önce gündeme getirilmesi bilhassa yerinde olan katliamdır
nasıl anlatmalıyım ben bu vahşeti sözlüğe, nasıl kelimeler seçmeliyim ki, bu tarifi gerçekten mümkün olmayan soykırımı sizlerle paylaşmalıyımın tam * üçüncü günündeyim. çünkü bende bu soykırımın detaylarını üç gün önce öğrendim. ne kadar acıdır ki böyle bir vahşeti benim gibi bir çok türk vatandaşı da belki az biliyor veya hiç bilmiyor.
üç gündür nasıl olur diyorum kendi kendime. bunlara ne demeli “hayvan mı?” yok yok hakaret olur hayvanlara. o zaman “vahşi yaratıklar mı?” yok arkadaş sövmelimiyim o zaman düşününce yok o da çözüm değil. hangi küfür karşılar ki. hangi hakaret bu suçun yüreklere bıraktığı ateşi bir nebze de olsa söndürür ki… inanın ben bulamadım. nasıl tarif edeceğimi de hala bilmiyorum. yüce yaradana sığınıyorum. ahiret inancı olan her insan gibi şuna inanıyorum, bu acı olaya neden olanların hak ettikleri şekilde cezalarını bir gün mutlaka çekecekler. bunu bilmek biraz olsun yüreklerdeki ateşi korlaştırıyor.
hali hazırdaki durumu incelenirse;
ne yazık ki, hocalı katliamının üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen sadece azeriler ve türkler tarafından anılıp kınanması gerçekten çok üzücü bir durum. hatta ben inanıyorum ki ülkemizde yaşayan bir çok insanın bu olaydan haberi bile yok. halbuki bu tür konularda ne kadar hassas bir milletimiz vardır(*)*
neler yapılmalıdırlar ise;
**tarihin ve insanlığın bu en kanlıtrajedisi bu cinayetlerin kanıtı niteliği taşıyan video kayıtları ve belgeleri kullanarak dünya kamuoyuna yeterince bilgilendirme yapılmalıdır.
**öncelikle tbmmde bu katliam tanındı mı bilmiyorum tanınmadıysa tanınmalıdır. daha sonrada dünya devletlerive uluslararası örgütlerce soykırım olarak tanınması için gerekli adımların atılması için
bir an önce harekete geçilmelidir.
**hocalı katliamıyla ilgili olarak; ülkeler, uluslararası kurumlar, insan hakları ve sivil toplum örgütleri, v.b. gibi çeşitli kuruluşlar, eldeki kanıt niteliği taşıyan belgelerle daha fazla ve ısrarla bilgilendirilmeli, konunun, uluslararası platformlara taşınarak parlamentolarda tartışılması sağlanmalı,
**ermenistan'ın işgalci ve tecavüzkar yapısı ortaya konarakdünyakamuoyuna deşifre edilmeli, yaraların bir nebze de olsun sarılması amacıyla,
**ermenilerin işgal ettiği azerbaycan topraklarından çekilmesi de kararlılıkla istenmelidir.
ben de , sağ duyulu herkesi ve her kesimi, hocalı katliamının bu yıl dönümünde dünya nezdinde tanınması amacıyla veya kınamak amacıyla nasıl bir kampanya olursa olsun bu faaliyetleri bıkmadan usanmadan yapmaya insanlık adına çağırmayı bir borç biliyorum.
ermeni katliamı için "onlar arkadan vurdu biz de öldürdük" derecesinde insanlıktan uzak bir duruş sergileyenlerin , olanlar için en ufak üzüntüyü bile çok görenlerin, heryerde ermeni ırkının vahşiliğinden söz edip kendini sütten çıkmış ak kaşık sananların (biz yanlarına yiyecek giyecek doktor verdik yola çıkardık ama yolda hay allah kürt çeteleri saldırmış ölmüşler), 'hepimiz ermeniyiz' i dünyanın en büyük küfürü olarak görenlerin, türkiye'de 40 yılda bir çıkan bir insanı tepkiyi de götünden anlamayı başarıp mahvedenlerin, ağzına almaması gereken, ölenleri için bir üzüntü göstermesini ayıp olarak yorumladığım olay.
ülkemizdeki üniversitelerin bazılarında ermeni soykırımı hakkında konferans düzenlenirken , hocalı katliamı hakkında neden bir hareket yok diye düşündüğüm olay. büyük bir katliam. ne yazık ki hala rus destekli ermeni çetelerince devam etmektedir. bu arada girilen bazı girilerden ötürü beni , ''okuyup öğrenmeden , bilgi sahibi olmadan , fikir sahibi olmuş arkadaşlar'' hakkında tekrar düşünmeye itmiş olay. yazık çok yazık.
ermeni soykırımı konusunda beyni ve kalemi çalışanların her nedense görmezden geldikleri, çok yakınımızda, çok yakın zaman önce gerçekleşmiş insanlık faciası.
bu katliama karışmış karışmamış tüm ermenilerden delicesine nefret etmemi sağlayan katliamdır.
bu soykırıma karışmamış sağduyulu ermenilerin bile "ermeniliğimden utanıyorum" deyip ülkelerini terkettiğini görmeden, bu katliama karışmamış olmalarının şahsımda hiçbir önemi yoktur.
edit: bu katliam 100 sene önce değil, 1992'de olmuştur. bunu yapanlar kadar seyredenler de bugün sessizce yaşıyorlar. benim nezdimde hiçbir ermeni kas yığını olarak atan bir organdan daha öte değil.
resmi kayıtlara göre 56 hamile kadının karnı yarılmış durumda bulunduğu katliamdır. iki ihtimalleri vardı; böyle bir katliamla ölmek ya da bir ömür boyu o anları hatırlayarak yaşamak.
katillerin,kasapların,sadistlerin,şerefsizlerin arkasından. "bunlar insan değil " katliamların veya cinayetlerin ardından "bu insanlığa sığmaz " derler ya,bu katliamın görüntüleri insanın bazen ne olduğunu ; ne kadar düşebileceğini ;kainatın en aşağı varlığı haline gelebileceğini gösteriyor.bırakın ermenileri,sırf bunları yapanlar insan olduğu için,sırf benimle aynı cinsten oldukları için beni bile insanlığımdan,insanlıktan utandırıyor.
her halkın içinde vahşilerin olduğunu gösteren olaylardan biridir. tam anlamıyla bir vahşettir. nasıl ki zamanında ittihatın yaptığı bir katliam bütün türk halkına yıkılamayacaksa, bu katliam da bütün ermeni halkına yıkılamaz. ama basbayağı da sağlam bir diplomatik bir baskı yapılabilirdi ermenistan devletine, çünkü devlet bu işin arkasındaydı, ama yapılmadı, akıtılan kanın hesabı sorulmadı, tıpkı dünya üzerinde diğer akıtılan kanların çoğunda olduğu gibi.
hala ütopyacılıkla suçlandığımız düşünülürse hakikatin sınırlarından rakseden ve muhtemelen az sonra hakikatin sınırlarını da aşacak olan yüreğinde gizli bir "ermiş" taşıyan arkadaşlarca hala "hepimiz ermeniyiz" diyenlerin dahi suçlandığı ve bir nevi türk milliyetçiliğinin turnusolu işlevi gören katliamdır.
mutlak suretle belirtilmelidir, bu katliam da ötekiler gibidir, hesabı sorulmalıdır, suçtur, tarihe düşülmüş kara bir nottur. hem de öyle dipnot filan da değil öyle bariz durur önümüzde. tıpkı diğer katliamlar gibi.
şimdi benim aklıma yine aynı terane düştü. yani katliam bize olunca "kahrolsun" sloganları ammavelakin başka bir yerde olduğunda nedense çıt yok. boşuna demiyoruz biraz empati diye ama anlayan kim sahi? bakın arkadaşlar, katliamlara bugün tepki gösterememe nedenimiz bellidir. çok açık bir şekilde ortada durur. biz bize yapılanlar dışındakilerle ilgilenmiyoruz. hoş, bize yapılanlarla da ilgilenemiyoruz. hani hrant dink'in öldürülmesinde milliyetçiliğin payı yok yahut milliyetçiliğin alakası yok derseniz ben biraz beyin fonksiyonlarınızdan şüphe ederim. almanlar 1993 yılında solingen'de türkleri katlettiklerinde yine bu olaya tepki gösterenler almanlar oldu. kendisine yapılanı değil, "kendisinin yaptığını" protesto etti. dedi ki "türkler benim kardeşimdir, hepimiz türk'üz!" çünkü dazlaklar o türkleri türk oldukları için katletmişti. başka herhangi bir sebebi yoktu! yani anlayacağın buram buram faşizm, buram buram ırkvari, buram buram milliyetçilik kokuyordu, ki çok belliydi dazlaklar da bizim gibi milliyetçilik olgusundan farklı şeyler anlıyordu. bizim milliyetçiliğimiz birbirmizin varlığına yahut yokluğuuna tahammül edebilitemize bağlı bir olgu. milliyetçilik, sizin adınıza üzgünüm ama bu değil! ki bence her türlüsü gereksizdir, ama mühim değil bu kısım.
hocalı da diğer katliamlar gibidir, hatta en ağırlarındandır. öldürülmenin ağırı olur mu? olur. küçücük çocukları henüz canlıyken ölülerin üstü üste yığıldığı yere atıp ondan sonra o çocukları canlı canlı yakmışttır ermeni bir grup. o çocukların bağırışlarını hala duymak mümkündür o yöreye gittiğiniz de. en azından benim bir arkadaşım hala oraya her gittiğinde birilerinin ölümüne şahit olmuş gibi kendisini hissettiğini söylemekte. kartallar geliyor aklıma, hani sözde en vahşi hayvanlardandır ya, onlar bile avlarını çok acı çektirmeden öldürürler. acı çekmesin diye en kısa yoldan öldürürler. hayvanlar da bile acıma duygusu varken bu katliamı yapanların aslında acıma duygusu olmaması tuhaftır. işin sosyolojik boyutu bunu kanıtlar niteliktedir. o dönem yaralı bir azeri genç ve katliamcı bir ermeni arasında yaşanan dialog şöyledir;
"ikimiz de insanız, neden öldürüyorsun beni? ne yaptık biz size?
askerden gelen yanıt şöyledir ki bu aslında katliamların doğuş noktalarında hep karşımıza çıkan şeydir;
"biz sizi insan olarak görmüyoruz"
evet, öyle. zaten bir ermeni askeri çıkıp o gün orada katliam yapanların adına konuşuyor ve "haç için savaşıyoruz" diyor. yani aslında işin bir de dini boyutu var. yani kendinden olmayanı var saymayan, onu öteki kılan anlayışların gelip dayanacağı ve pratikte boy vereceği en önemli yerler bu tür katliamlardır. bu zihniyetle beslenen bütün insanlar katliam yapsa da yapmasa da faşisttir. insan öldürse de öldürmese de katildir. ama işte kalkıp bu katliamı yapan ermeni yönetimi ve kimi ermeniler üzerinden ermeni halkına "katil" demek cahilliğin tezahürüdür. hatta bunu iddia edene zır cahil demekte beis görmem. abd ırak'ta katliam yapıyor, kimse kusura bakmasın ama katliamı yapan abd yönetimi, abd egemenidir. bunda halkın suçu yoktur. asla ve kat'a!
ermeni'yi öteki azeri'yi aileden görenlerimiz olduğundan normal olarak bize yapılanı suç, başkalarına yapılanı "ulus-devlet" olarak nitelendirmekten çekinmeyenlerimiz de mevcut haliyle. zaten bütün mevzu bu aile kavramından doğuyor. azeriler aileden ama diğerleri değil. ölen bir insan yahu, kardeşin de olsa hiç tanımadğın da olsa aynı tepkiyi verebilmelisin. aksi halde "uğur kaymaz ve babası öldürüldü" diyen haber spikeri gibi olursun. öyle vurgusuz ve nitekim "üzülme" gayretiyle kızarır bozarırsın ama üzülemezsin. sabra ve satilla katliamı için ne düşünüyorsam, halepçe katliamı için ne düşünüyorsam, cezayir'de fransızların yaptıkları için ne düşünüyorsam, abd'nin kızılderililere yaptıkları için ne düşünüyorsam hocalı katliamı için de onu düşünüyorum. yani ben hrant öldürüldüğünde "hepimiz ermeniyiz" diyorsam hocalı da öldürülenler adına "hepimiz azeriyiz" diyebilmeliyim. yani onların acısını sol yanımda, yüreğimde öyle derin ve öyle sancıtacak bir biçimde hissedebilmeliyim. eğer benden ötesi tufan diyorsa bir zihniyet, oradan uzak duracaksın arkadaş. ben bunu söyleyenlerle hiçbir zaman dost olmadım. yani hocalı'da katliam yapıldığını kabul etmeyen bir arkadaşımla 2 ay evvel bütün ilişkimi kestim, sivas'ta katliam yapıldığı bariz biçimde ortada iken bunu kabullenmeyenlerle de ilişiğimi kestim.
katliamlara kendi penceresinden bakanlar olduğu için zaten bu katliamların hesabını soramıyoruz. hep söylediğimiz gibi ölüm dili, dini olmaz. sönen umutlardır ve sonrasında arkasında gözyaşları birikir. işte bu noktada başlar "ateş düştüğü yeri yakar" rivayeti. ateş düşmediği yeri de yakmalı. ben de ağlamalıyım. ağlamalıyız biz de. hala insanlara yaftalar asıp onları ırkçı faşizan duygularla katil ilan edenlerden nefret ediyorum ve bilmükabele gıcık oluyorum. kınıyorum ulan, kınıyorum.
"hepimiz ermeniyiz" demiş biri olarak bu katliama tepkimi ve hatta onların acısını kendi acım bilerek "ben de azeriyim" diyebilirim. keşke onlar katledilmeseydi de biz de "hepimiz" ile başlayan sloganlar atmasaydık. ama madem ki katledildiler, katledilen insanlıktır, insan olan katliamlara tepki göstermelidir, insan olmayan ve sürekli bir halkı katil yahut düşman ilan edenlere inat.
noldu? bazı kafalar irkildi mi ? 1992'de , yani artık demokrasinin tüm batı medeniyetlerince vazgeçilmez bir rejim olduğuna çoktan inanıldığı yıllarda meydana gelmiş bir insanlık suçu. peki, "katliam yok,karşılıklı çatışma var" diyen bir ermeni çıkar mı? çıkar. itiraz hakkınız, "1915'te her iki taraf da birbirini öldürdü" cümlesinin müsaade ettiği kadardır.
neden bu katliam üzerinde bu kadar duruyor bazılarımız? hocalı'da ölenler umurlarında mı? sanmam. "ermeni soykırımı" ile alakalı tartışmalarda ellerine rest çekme imkanı verecek bir koz olduğu için seviyorlar. yoksa, bu katliama bu kadar üzülmüş insanlar, mesela varlık vergisi, halepçe katliamı, 1980 sonrası diyarbakır cezaevinde yaşananlara da benzer tepkiyi verebilirdi. bırakın bu tepkiyi vermeyi, varlık vergisi'ne mazaret üretmek, cezaevinin faşist subaylarını kahraman ilan etmek, halepçe'yi de kürtlerin ve saddam'ın sorunu olarak görmekle meşguller. öyleyse hocalı, türk milliyetçilerinin beceriksizce oynadıkları satrançta ucuz bir hamle. ne savunması güçlü ne saldırısı. çünkü ardında ittihat ve terakki'den miras kalmış, dolandığı ve yalnızca inkar ederek kurtulmaya çalıştığı küflü bir dikenli tel var.
ermenileri düşman olarak gören kafanın hocalı katliamına sırtını vererek mevzisini koruması imkansız. beylik "çoluk, çocuk,kadın , ihtiyar demediler" girişi ile trajikliğine derinlik sağlanan bu tür utançlara insan haklarına karşı hassasiyet gösteren bir zihniyetteymişçesine sahip çıkmadan önce "1915 'te çoluk,çocuk,kadın,ihtiyar demediler, koca bir halk aç ,susuz, hasta,savunmasız çöle sürüldü, sürülmeyenler de ya öldü ya da 'türk ve müslüman' oldu" şikayetinde bulunanların da halini çoktan anlamış olmak gerekirdi.
kısacası hocalı katliamı, insanlık suçlarını arzusuna göre , menfaati icabı savunanların sahipleneceği bir trajedi değildir. kurtun ot yediğini şimdiye kadar görmediğimiz için bu ot yemek değil başka birşey olur haliyle.
hemen , görsellerde yer alan bir etikete bakın. siyah fon üzerine beyaz bir daire çizilmiş ve içine yine beyaz karakterlerle "25 şubat'ta ne olmuştu?" yazılmış. bu tasarım gözünüze nerden tanıdık geliyor? evet bildiniz, hrant dink'in ölümünün üzerinden 1 yıl geçtikten sonra olanların unutulmaması amacıyla hazırlanan etiketlerin ve pankartların tasarımıydı bu . http://blog.wolkanca.com/...
yani 25 şubat'ı aynı tasarımla hatırlatma gayesi "bir ermeni ölünce ermeni'yiz dediniz de" ile söze başlayan ırkçı, zenofobik, geri kalmış ve ermeni,kürt,gayrimüslim düşmanlığını tek politik varoluşu haline getirmiş zihniyete ait. geçtim ermenilere birinci dünya savaşı'nda yapılanları, hrant dink'e tutulan yası bile sindirememiş bir kafayla ve vicdansızlıkla yanyanayız.
şimdi, bu göya bir anda insan haklarını korumaya niyetlenmiş adamlar , hocalı'dan "sözde ermeni soykırımı hakkında konuşanların hakkında sustuğu katliam" cinliğiyle bahsederek aklı sıra tutarsızlık yakaladığını sanıyor. üç beş aklıevvelin yutacağı iddiayla kendince zekasını konuşturuyor.
benim kafamın irkildiği önermelere konu olmuş katliam. sözde hocalı katliamı.
yaşanılan katliamları içeriğinde ki şiddet unsurları ve ölü sayısına göre sıraya koymak kalmıştı bi zaten.
esas olan benim gibi geri kalmış, zenofobik gizli faşistlerin bu olayı sahiplenmesi de garipsenmeli tabi ki. bayılıyorum bu sığ bakış açılarına. bu kadar tek taraflı ve kişisel birikimini kusa kusa ortaya döküp insanları pusturma çabası. ermeni soykırımına karşı hocalı katliamını öne sürenlerin hiç biri dink için yas tutmamıştır faşisttir. hocalıyı sahiplendiği sürece böyle olacaktır. ne yapabilirim? şu sürekli hocalı hocalı dedikleri olaya da gireyim onu da tüketeyim onunla da gelmesinler artık. sözlükte en çok görülen giriler silsilesi. düşüncemi kabul et veya boka bularım hatta seni entelektüel birikimimle bokla sıvarım hiç bir inandırıcılığın kalmaz.
itiraf ediyorum hocalı katliamını öğrenmem hrant dink'in öldürülmesiyle paralel oldu. o kadar sığım ve uzağım olaylardan düşününüz. ancak sen bana dink cinayetini ve çevresinde ki sır perdesini "hepimiz ermeniyiz" sloganlarıyla günlerce izlettin mi ? benim küçük zihnime bunu günlerce basın yoluyla, çakma aydınlar yoluyla kazıdın mı? ben başarılı bir gazetecinin acımasızca 17 yaşında ki bir çocuğun silahından çıkan kurşunla öldürülmesine üzülürken, sen bunu yas tutmaktan çıkarıp insanları dürtmek için kullandın. ben kendimi bir kaç faşistin emriyle vurdurulan bir insanın ölümünde sorumlu görmek istemiyorum! ermenileri öldürelim çabam olmadı hiç bir zaman, bu ermeni diyerek küçümseyip saldırdığım bir sivilde yok, hrant dink benim için polis işkencelerinde, gösterilerde panzer altında öldürülen onlarca insan gibi bir insandı, mağdurdu. kanlı siyasette bir hedef olmuştu. tıpkı hocalıdakiler gibi. hocalı dakileri sözde yapan azınlık olmamalarımı? sosyalist duruşta azınlıkların üzerine titrerken kendi insanlarını boka bulamak gibi bir tarz mı var?
bu cinayetle paralel olarak ermeni soykırımı, azınlıkların sorunları var bunlar yaşandı diyerek ardı ardına bombaları patlattık insanlara duyurdun mu? evet hassasız ya sonuçta, hümanizm, insanlar ölüyor falan. şu an yıkılmış olan bir devletin zamanında bir takım ölümler gerçekleşmiş onun hakkını arama çabası içerisindeyiz. üstelik soykırım bunun adı. ülkenin farklı farklı bölgelerinde yaşanmış ermeni ölümleri ve bir takım azınlık hakları savunucularının ülke içerisinde ısrarla bir hitler arama çabası.
madem bu kadar duyarlıydın ? benim gibi zenofobik bir ırkçıya hocalı katliamı için aynı tepkiyi neden vermedin? o seni neden rahatsız etmedi ? ölenlerin türki olmasında mı? yoksa müslüman olmasından mı? neden ? neden ?
hocalı da böyle bir katlim yapılmış, insanlar ölmüş, hümanistsin o bakımdan. ben değilim hümanist. hep arkadan takip ediyorum tarihi, önüme geleni öğrenen bir insanım. ama sen öyle değildin? peki neden farkını diğer katliamlarda da göremedik senin ?
ölen 1000 küsur insanı ki bu insanlar ermenistan üniformalı askerler tarafından öldürülüyor, yıkılmış bir devletten bahsetmiyoruz bakın, şu an hala ayakta olan bir devletten bahsediyoruz, sözde diyerek, satrançtaki ucuz bir hamle kisvesiyle yaklaşabiliyorsun. bu nasıl tek taraflılıktır nasıl şovenist ve bencilce bir duruştur, bu nasıl insan sevgisidir anlamak zor. bu öfkeden başka birşey değil. öfke kusmak bunun adı. hrant dink'in acımasızca öldürülmesine üzülmek hakkı sadece senin mi bu ülkde?
madem hocalının unutulmasına göz yumdun zamanında, şimdi nasıl bir astarsız duruşla hocalıyı karşına getiren kitleyi küçümsercesine yaklaşarak ölen insan sayısı ortadayken -başarısız satranç hamlesi- diyerek kesip atacak umursamazlıkta karşılıyorsun?
başarısız bir satranç hamlesinde üstelik sözde olan bu kıyımda işkenceler içinde binlerce insan öldü. evet öldü. benim için uzun süre buydu sadece. üzüldüm, videoları, fotoğrafları izlerken içim burkuldu.
ama gün geldi
sözde "ermeni soykırımı" insanların zihinlerine kazımak için o kadar çaba harcanmaya başlandı ki o kadar üzerine geldiniz ki insanların, tarihçiler belgelerle konuşun dedikçe, bunları görmeden her türlü platformu kullanarak öylesine bir mesele olarak çıktı geldi ki ortaya, insanlar savunma iç güdüsüyle hocalıyı hatırla tepkileri vermeye, naralar atmaya başladılar. ben de dahil kimse hocalı katliamı üzerine tez yazmış veya bunun reklamını bir devleti kötülemek için kullanacak bilgiye sahip değildi.
ermeninin katil olduğu bir katliam bu evet. ve her platformda aynı diğer katliamlar gibi insanların gözüne gözüne sokmak şart ki unutulmasın. o kadar gerçek ki, o kadar yeni ki, sözde kelimesi içi boş bir çemkirmeden kişisel öfkenin yol açtığı veryansınlardan bir gram öteye gidemiyor. gidemeyecek. ve hocalı katliamı dendiğinde susmaya devam edeceksiniz. çünkü kabak gibi ortada yapılanlar, en fazla bok atılır, o da temizlenir suyla, sabunla.
ve bu sloganı, subjektif bir öfkeyle bağıra bağıra dile getiren benim gibilerin dudaklarından koparamayacaksınız
"hocalıyı unutma"
masum insanların, çocukların öldüğü hiç bir katliam unutulmamalı.
anlayamıyorum, azerilerin yaptığı kesinliği bulunmayan olayların neticesinde olması, ermeni soykırımcıları haklı mı çıkartıyor? mantığa gel mantığa. devam edelim o zaman, dağlık karabağ uluslararası hukuk kurallarına göre azerbaycan toprağı olmasına rağmen bilfiil ermenistan işgali sürmektedir.
hocalı katliamını özel yapan diğer bir şey de, dönemin rus askerlerinin ermenistan ordusuna yardım etmesi ve çoğu konuda yapılan vahşete göz yummalarıdır. bonus track;
tam bir vahşet.filistin denen yere yardım göndeririz,pkklı köpekleri affederiz,ermeni denen ne idüğü belirsizlerden özür dileriz ama azerbaycan a yardım gönderemeyiz.türkiye nin çivisi çıktı.ne diyeyim allah ıslah etsin bu vahşete göz yumanları.yobazların şeriat diyenlerin,pkk yı övenlerin sesi çıksın türk oğlu türk susup otursun.yazık ki ne yazık!
soykırıma uğrayan bir halkın veya milletin gerçekleştiremeyeceği kadar zalimce bir katliamdır, bu acıları yaşayan, yaşadığını 100 yıldır iddia eden bir milletin yapmaya cesaret edememesi gereken bir katliamdır, ermenilerin 100 yıldır yalan söylediğini kanıtlayan bir katliamdır.
katliamı, soykırımı çok da geçmişte, "olmayan" yerlerde aramamamız gerektiğini hatırlatan, üzüntü ile andığımız katliam. tüm dünyanın gözü önünde olmayan bir şey için, 3 yaşındaki çocuk gibi ağlarken böyle bir şerefsizliğin altına imza atanları da, bu üstün oyunculuklarından dolayı kutluyoruz!