bahçede yeni ektirdiği çiçekleri göstererek:
- bakın çocuhlar çiçehlerime, nasıl güzel olmamış mı?
- olmuş hocam
- e o zaman neden odama gelip tebrih etmiyonuz, niye hocam çiçehleriniz çok guzel olmuş demiyonuz!!!
-avrupaya pakaysinuz, kiliselerin önünde iki üç dane mercedes var. kimun punlar? papazlarun!... şimdi siz bir öğrenci kadar olamayi misunuz! herkes en aşağı 50 milyon getirecek! ve pu yardimu da el altindan, kimseye köstermeden yapacak! (hanimiş benim mercedes'im)
bu vaaz, of'un bir beldesinde, cuma namazı sırasında tarafımdan duyulmuştur. oflu hoca efsane değil, yaşıyor! o bizden biri! (bu fikrim of'un içinde yeni inşa edilen ve hocalara ait olan sekiz katlı bir binayı görünce pekişiverdi)
bir kış günü yine kaloriferler çalışmıyodur ve soğuktan b.ku donan biz öğrenciler müdür yardımcımıza sınıfa gelip bir bakmasını çok üşüdüğümüzü söyledik oda geldiği zaman gerçekten çok soğuk olduğunu görünce söyleyecek bişey bulamayınca:''ee çocuklar madem üşüyosunuz halay çekin ahahhaha'' diyip gitmişti
orta okulda din dersinde,
h:şimdi çocuklar! gusül abdesti nasıl alınır? bugün onu öğreneceğiz.
-nasıl alınır hocam?
h:bekle evladım anlatacağım dedim ya!
anlatır.kızlar biraz utangaç bir sessizlik içinde dinlerken, erkeklerin her zamanki fırlamalıkları üzerlerindedir.anlatım bittikten sonra, hoca ekler.
-vucüdunuzda toplu igne kadar kuru yer kalmayacak.her yerinizi güzelce temizleyeceksiniz.edep bölgelerinizi özellikle..
-kızlarda mı hocam?
h:tabii evladım.tabi kızların cinsel birliktelikten sonra yapması gereken birşey daha var ama şu an onu söylemek istemiyorum.
-neden hocam söyleyin,bizde öğrenelim...
h:boşverin çocuklar..tamam tamam.bayanlar banyoya girdiklerinde kadınsal bölgelerinin içini parmakları vasıtasıyla temizlemelidirler.
-yuahha.hahaha.hhoho..
(bütün kızlar iptal) gün boyunca kızlara parmaklar gösterilerek göndermeler yapılır
üniversitede eski türk edebiyatı dersi. hocamız 62 yaşında bir zat-ı muhterem (geçen sene vefat etti, allah rahmet eylesin). ben, her zamanki gibi uykusuzum ve dersten maksimum fayda peşindeyim, uyuyorum. fakat sakata gelmemek için bi yandan da dersi dinlemeye çalışıyorum. rüya-gerçek karışmış vaziyette. hoca, beyitlerdeki doğa tasvirlerinden falan bahsediyor. bi an şu cümleyi kurdu:
- ankara soğuk memleket. ülkemiz de sebze-meyve yönünden zengin. bol bol c vitamini alın.
allah allah! divan edebiyat beyit doğa tasvir tamam da soğuk? ankara? sebze- meyve?
rüya mı gördüm diye dönüp arkadaşa baktım. dumur olmuş vaziyette bön bön baktığını görünce, gerçekle yüz yüze geldim.
lise yılları, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi. mevzu islam da bi erkeğe kaç karı düşebileceği sorunsalı. hoca da güzel güzel izah ediyor. kız arkadaşlardan bi tanesi klasik liseli kız asiliği ile sorar:
-hocam, erkekler 4 kadınla evleniyo da kadınlar neden 4 erkekle evlenemiyooo?
hoca iki saattir anlattıklarının boşa gittiğini anlamasının da etkisiyle:
-yavrucuğum, afedersin ama paçavraya dönersin nuurum!
senenin başında hoca milletin adını ezberlemeye çalışıyor ve kime soru soracaksa önce onun yüzüne uzun uzun bakıyor ismini hatırlamak için. bir arkadaşa bunu ard arda 5 kere yapınca arkadaş "hocam harbi kırılıyorum ama" diye isyan edince hocadan tarihi cevap geldi: "arkadaşlar benim 4 tane sınıfım var. hepsinde de 30'ar öğrenci ver ve hepsinin de adı var ben ne yapabilirim!"
bizim de lisedeki kıro,altın bileklikli,iğrenç cep telefonu melodilerine sahip fizik hocamız hepimizi döktüğü yazılı sonuçlarını okuduktan sonra:''siz benim anama dua edin,akşam ben bunları okurken aramasaydı rüyanızda görürdünüz bunları siz,nası da özlemişim anamı.''diyerek bizi şoka soktu.sonra yine aynı hoca herkesin tipine bakarak sözlü notu verdi.60 verdi lan bana.allahtan sonra telefonu 'elele olsaaak hiç ayrılmasaak dünyada en çok seven ikimiz olsaaak'şeklinde çaldı da defolup gitti.pis herif.
ders: ingilizce - writing
konu: writing a comparison / contrast paragraph
alt konu: superheroes
hoca: wykka
(çocuklar süper kahramanları kıyaslayan bir paragraf yazacaklar)
yazım aşamasına geçmeden önce paragrafın bir planını çıkarttırmak isteyen hoca, öğrencilerle fikir alışverişinde bulunur, superman, batman, spiderman filan allah ne verdiyse konuşulur, mutantlık nedir ne değildir tartışılır, o sırada zil çalar. hoca, türkçe'ye döner; aslında "tenefüsten sonra" manasında, "dönünce görüşürüz" demek istemiştir. ağzından şu cümle çıkar: