başıma benzer bi şey gelmeseydi malmış sanki biraz diye düşünürdüm ama bi sor bakalım neden çıkmadı, onun suçu yoktur belki de nerden biliyosun. hemen olayı da anlatıyım mesela, daha açıklayıcı olsun:
sınıftan bi grup öğrenci olarak adaya gidilcektir ve buna sabah derse girmeden önce hep beraber kahvaltı yapıyoken karar verilir. karar kesinleşince ders başlayalı 10 dakika olmasına rağmen planı yapan esas oğlan ve esas kızlardan oluşan 4 kişi sanki kahveye giriyo gibi sınıfa girer. ilk 15 dakika hoca yok yazmıyo ya, e bizim de daha 5 dakikamız var, rahatız o yüzden. hoca bu harekete sinirlenir aslında ama yine de bi şey demiycektir öğrencilerine, sadece oturmalarını bekler. ama öğrenciler ''özgürlük ve saygı kavramları arasındaki ince çizgi''yi tutturamayıp geçtikten sonra saygısızlık tarafında koşarak ilerler ve de hocaya ''hocam ya biz adaya gidicez ama makbulegül ve mahmutcan da gelsin istiyoruz ama bugün onları yok yazarsanız devamsızlıktan kalıcaklar. onları bu gün yok yazmasanız olur mu?'' diye sorarlar ve gerçekten de ''tabi çocuklar eğlenmenize bakın, ben idare ederim'' cevabını beklerler. şimdi anlattıkça da bunların bi üniversitede yaşandığına inanamıyorum (bkz:
bir üniversitede yaşanabilecek en dumur olaylar) ama yaptık işte bi kere. hazırlık öğrencisi olmanın ve hocayla aradaki o harika ve arkadaşça olan sıcacık diyaloğun da payı var tabi bunda. neyse. tabi ki de cevap bizim beklediğimiz gibi olmadı ve hoca birden bağırmaya başladı, saygısız olduğumuzdan falan bahsetti uzun uzun. sonra biraz daha sakinleşince ''siz nereye gidiyosanız gidin onlar gelmiycekler. ya hemen çıkın dışarı ya da geçin hemen yerlerinize oturun, derse başlamak istiyorum'' der. adaya gitmeyi kafasına koymuş bu 4 öğrenci de aynı anda kapıya doğru yönelirler ama o da ne, hoca yine çileden çıkar ve bağırmaya başlar: ''nereye gidiyosunuz siz, hemen yerinize oturun şimdi!! derse başlıycaz, geçin hemen oturun bi yerlere!'' tabi dördümüz de ne yapıcağımızı bilemedik, az önce çıkın diyen oydu şimdi nereye gidiyosunuz diye bağırıyo avazı çıktığı kadar. biz de çaresiz oturduk yerlerimize, ilk dersten sonra yine derse girmedik çıktık taksime gittik tabi ama o 90 dakikalık iilk ders boyunca sınıftaydık ve olabildiğince hocayla gözgöze gelmemeye çalıştık. ama iyi ki çıkmadım da oturdum yerime, pişman değilim şimdi olsun yine aynı şeyi yaparım. çok seviyodum o hocayı be, hayatımda ilk kez bi hocayla iyi geçiniyodum ve hocanın benimle ilgili şikayet ettiği şeyler sevdiklerinden azdı. bu olaydan sonra aramızı eskisi gibi yapmamız zor oldu birazcık ama düzelttik yine de hiçbi şey yaşanmamış gibi. büyük insan kendileri ne de olsa. zeytinli kek tarifi istemişti benden son gün, mail atarım demiştim ama daha atmadım şimdi hatırladım bak. şimdi annemden tarifi alıyım da mail atıyım kadıncağıza bi.