|
|
- ömer hayyam'ın bir eseri...
bir muhabbethanedir şol dergah hikmetini bil,
bade ile mus eyke, dostun kıymetini bil,
fazla işretten kaçın, ahengi bozma sakın,
ehl-i-dil olmak gerek, cehlin zilletini bil!
caniden farkın olmaz, bozarsan meclis-i mey!
paran ile övünme, burda herkes paşa bey,
meclis-i muhabbette olmıya uzak yakın
bu kubbenin işreti ibadetle aynı şey.
caniden farkın olmaz, bozarsan mecls-i mey!
şarap içti mi, dilenci sultanlaşır;
tilki çıkar deliğinden, aslanlaşır;
yaşlı başlı adam delikanlaşır;
delikanlı yaşça basca olgunlaşır.
günahlarım çok olmasına çoktur benim,
ama dinsizler gibi umutsuz değilim:
cennet cehennem umrumda değilse de
ötede hem şarap olacak, hem de sevgili.
derdin avucundan şarap içmedikçe
bir yudum su içmiş değilim gönlümce;
kimsenin tuzuna da ekmek banmadım
ciğerimi kebap edip yemedikçe..
hergün şarap çümbüşüne dalanların da
her gece mihrap önünde kalanların da
ıslanmayanı yok, yağmur altında hepsi:
bir uyanık var, ötekiler hep uykuda.
unutma, amansız feleğin çarkındasın;
şarap iç, çünkü ateşten bir dünyadasın;
madem ki yerin önünde sonunda toprak
farzet ki üstünde değilsin altındasın.
sevgiliyle sabah içmedeyiz, saki;
biz nasuh tövbesi bilmeyiz, saki;
yeter okuduğun nuh hikayesi
hemen dolsun huzur kasemiz,saki.
madem aman vermiyor ecel, saki,
kadeh boş kalmasın, aman gel, saki;
şu üç beş günlük dünyada gam yemek
bizim gönlümüzce iş değil, saki.
şarap sonsuz hayat kaynağıdır, iç;
gençlik sevincinin pınarıdır, iç;
gamı yakar eritir ateş gibi,
sağlık sularında şifalıdır, iç.
açılmışken nasılsa mutluluk gülün
niçin elinde kadeh yok böyle bir gün?
şarap iç, can düşmanındır geçen zaman:
bir daha bu fırsatı bulman ne mümkün?
kim yüreğini uydurduysa aklına
bir anını yitirmedi bu dünyada;
ya tanrı uğruna ekmek verdi candan
ya rahatını aradı buldu şarapta.(siyah, 20.01.2006 00:02)
- (bkz: hoşgeldin mogaz)
- merak etme yıllarsonra kapımı ilk çaldıgında agzımdan ne bir sitem duyacaksın nede gecmişe dair kızgınlık cümleleri sadece hoşgeldin diyeceğim çünkü mutluluk getirmiş olacaksın bana hayatıma hoşluklar katacaksın aradan gecen yılları hiç olmamış gibi sayıp tekrar biz olacagız.. ve o ana kadar hiçkimse hoşgelmeyecek bana..
- bir nazım hikmet şiiri.
hoşgeldin,kadınım benim,hoşgeldin.
yorulmuşsundur.
nasıl etsem de yıkasım ayacıklarını,
ne gül suyum,ne gümüş leğenim var.
susamışsındır.
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim.
acıkmışsındır,
sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam
memleket gibi esir ve yoksuldur odam.
hoşgeldin,kadınım benim,hoşgeldin!
ayağını bastın odama,
kırk yıllık beton çayır çimen şimdi.
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde.
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler,
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
hoşgeldin,kadınım benim,hoşgeldin.
- (bkz: hoşgeldin kadınım)
- fatih ürek'in söylediği aslızen'in sözlerini yazdığı parçamsı şey.
- (bkz: hoşgeldin bebek)
- tanju eren'in albümünde aslı'nın söylediği harika şarkı.
- bir kişi bir mekana yada bir ortama geldiğinde diğer kişi / kişiler ona hoşgeldin derler. gelen kişide hoşbulduk diye cevap verir genelde. yada vermez, onun bileceği iştir.
- 4. nesil yazar. hoşgeldin diyeceğim ama sen zaten hoşgelmişsin be birader.
- ayağımı sürüdüm sanırım, uçmuş. neden uçurulduğunu merak ediyorum. sözlük kaybetti.
- 10 adet çaylaklık girisini girerek, heyecanlı bekleyişine başlamış yazar adayı. şimdiden hoş geldi. sevehee
böyle yazınca çok komik oluyor, seveheee.
- sevişme sonrası espri mahiyetinde de olsa asla kullanılmaması gereken kelimedir.
- doğru yazımı için (bkz: hoş geldin)
(latent, 09.08.2007 20:05 ~ 20:06)
- sözü sezen aksuya müziği ara dinkjiyan ait deliveren albümündeki en güzel şarkı
hoş geldin
hiç ummazdım
oldu
sonbaharda
hediye gibi geldin
hoş geldin
seyirlik değil, ömürlük olsun
dilerim bu defa bu son olsun
seyirlik değil, ömürlük olsun
bir yastıkta nasip olsun
gel, koynuma gel
oynuma gel
akşam gözlü esmer
safa geldin
son ihtimalim
bir sana kalmış halim
hoş geldin
seyirlik değil, ömürlük olsun
dilerim bu defa bu son olsun
seyirlik değil, ömürlük olsun
bir yastıkta nasip olsun
gel, koynuma gel
oynuma gel
akşam gözlü esmer
gel, koynuma gel
oynuma gel
akşam gözlü esmer
- bazı insanlara ne zaman "hoşgeldin" dense ve neşeyle karşılansa mutlaka bir şeyler olur. en azından kendim açısından bunun böyle olduğunu söyleyebilirim. evet. her "hoşgeldin" ile karşılanışımda mutlaka başıma bir şeyler gelmiştir. hoşgeldin diyen kişinin sinsi, ".mına koduğum yine geldi" bakışlarından mıdır, tesadüf müdür bilinmez.
bir yerde kahve içmek için sözleştiğim arkadaşlarımın yanına doğru yola çıkmıştım. o kadar heyecanlıydım ki, otobüsün içinde etrafıma gülücükler saçıyordum. ama aynı şeklide tepki alamıyordum. suratıma tuhaf tuhaf bakan sap gibi bir grup insan... mutlu ve heyecanlıyım be. anlasınıza.
bu etkenler yüzünden sıkıcı geçen yolcuğumdan sonra arkadaşlarımın olduğu mekana doğru ilerledim. kapıyı açtım. önce etrafımı süzdüm. gizemli bakışlar attım ama milletin skinde bile değildim. bunu farkettiğim an zaten psikolojik olarak çöküntü yaşadım. kendimi bir boşluk hissettim. sonra o halimle masada oturan arkadaşlarımın, dostlarımın yanına usulca yanaştım. ve o söz. "hoşgeldin" sözünü duydum.
tabii doğal olarak önce bunu normal karşıladım. gerekli bir davranış sonuçta. "naber lan g.tüne koduum" diyerek karşılasalar daha mı iyi olacaktı?
biraz zaman geçti. güzel güzel sohbet ediyor, gelinen durum hakkında uzun uzun yorumlar yapıyorduk. o anda ne olduysa işaret parmağımı havaya kaldırıp, tartışmaya nokta koyan adam olacakken; kahveyi döken ve masanın içine sıçan adam oldum. daha sonra elemanlar geldi masayı bir güzel temizledi. bu sırada da suçluluk duygusuna kapıldım ben. arkadaşlarımın o anki bakışlarını anlatamam. yadırgarcasına bakıyorlardı bana.
neyse. üç beş laf ettikten sonra acil bir işimin çıktığını söyledim ve özür dileyerek mekandan ayrıldım. tam kapıyı açmıştım ki, kapının önünde duran boka bastım. ne yapacağımı şaşırmıştım. ayağımı bir iki kere salladım ama gitmiyordu. daha sonra topuklarımı kaldırıma sürte süre yürümeye başladım. tabii bu esnada tuhaf bir görüntü oluşturmuştum. gelen geçen "nabıyor lan bu" diyerekten bana bakıyorlardı. o anı ne kadar anlatsam da yaşayan bilir. rezil bir durumdur. yine hüzünlendim şimdi.
- nazım hikmet'in bir şiiri.
hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim.....
|