1. muhabbetin dönüp, dolaşıp "kimleri dinlersin?" sorusuna kadar gelmesi ise klişe olmakla birlikte sıkça görülmektedir. hoşlanılan kişi bu sorudan sonra "eeee acil bir işim çıktı da hadi görüşürüz" demezse o da sizden hoşlanıyordur zaten. katlanılacak muhabbet değil çünkü. düşünün, kafa yorun, adam gibi bir şey bulun, konuşmaya devam edin.

    edit: anında başıma kalmış başlık yahu.
  2. genelde insan konuşurken saçmalamaktan korktuğu için rahat olamaz ve bu nedenle çok düşünüp az yazar,bu da sohbette kısırlığa yol açar.
  3. dünyanın en sıkıcı durumu, değer verdiğini kişi ile baş başa sus pus oturmanız ve bundan rahatsız olmanızdır. daha özü ortamı rahatsız edici bir sessizlik kaplar ve mutlaka karşı taraf etrafa umursamaz bakışlar atar. bunun anlamı konu başlatma büyüklüğünü senin yapacağındır; hoşlanılan kişi topu direk size atmıştır. o an için ortalama yaratıcılıkta birinin yapabileceği çok fazla bir şeyi yoktur. kaça geçtin sen kalibresinde kısa cevaplı, ortamı daha da geren sorular ile devam edilir ve en nihayetinde mevzu tatlıya bağlanarak ayrınılır.
  4. iki tarafın da birbirini çok iyi tanımaması durumunda ortaya çıkar. ortak noktalar henüz tespit edilmemiştir. sessiz geçen dakikalar gerginlik yaratır. konuşan saçmalar.