bir arkadaşımın bir ara, siz "oğlak burcu erkekleri hep aynısınız.. hoşlandığınız kız sizden hoşlanmaya başlayınca soğursunuz hep!.." demesiyle bilmediğim bir özelliğimi öğrenip kendimden şüpheye düştüğüm durumdur. gerçi bence hiç alakesi yok ama o ayrı..
beynin kullanılan-kullanılmayan tüm kısımları tek bir kişiye odaklanmışken, sözcükleri, jestleri ve mimikleri kontrol etme çabasıdır. burada amaç, senden çocuğum olsun istiyorum gibi ürkütücü replikleri engellemek, kızın koşarak kaçmasına sebep olmamaktır.
tek başına yemek yemeye giderken uzun zamandır deli gibi hoşlandığın, gece yatarken düşündüğün kız ışıklar saçarak geliyor! seni görmedi... güzel sen de onu görmemiş gibi yap. ama üzerine üzerine yürü. aha! yollar kesişti!... merhaba de, merhaba de!
- vaay, naaber?
- iyiyim sağol, sen nasılsın?
- benden de iyilik.
al işte! "vaay naaber" ne ulan öküz! neyse önemli değil, geçelim. sakın göğüslerine bakma! (bu arada gözler gerzekçe sağa ve sola devrilir) nereye gittiğini sor!
- naapıyosun?
- yemek yiyecektim, sen?
- hmm, ben de...
sakın davet etme! asıldığını düşünebilir. dur bakalım o ne diyecek. hayırrr! göğüslerine bakma! becerebilirsen hiç oralı görünme ama kendini davet ettir.
- benim öğleden sonra bi işim var, o yüzden şimdi yemem lazım.
- nerde yiyeceksin?
- biraz ilerdeki lokantada.
- geç kalmazsan benimle gel, bir kız arkadaşımla buluşacağım, köşedeki lokantada yiyeceğiz.
oğlum çok şanslısın lan! ama sakın sevinme mimiği yapma. aslında şu arkadaş olayı kötü oldu ama neyse... onsuz günler de gelecek.
- olur. zaten işim çok acil değildi.
- güzel, hadi gidelim...
yürürken çok yakın durma, rahat davran. hadi bak artık göğüslerine bak, şanslı ibne seni!
olaya şu açıdan bakıldığında mantıklı bir zemin kazanabilir;
delikanlı kızdan hoşlanmaya başladığı zamanlar da genelde ilgili kızı sadece uzaktan alıcı gözlerle süzer. bu süreçte kız ile pek muhabbete girilemez ya da girilmez ve bu süreç sonucunda bir karara varması gereken delikanlımız, hoşlanılan kız ile daha da yakınlaşma çabaları içine girer. ne kadar hoştur ki bu çabalar kısa sürede sonuç verir ve kız ile aralarında samimi bir ortam oluşur. bazen de çocuk çabalamadan, kız tarafı samimiyeti arttırma girişimlerinde bulunabilir, o ayrı.
fakat öncekinin aksine bu durumda bir gariplik vardır.. aradaki samimiyet arttıkça erkek, daha önce göremediği bazı şeylerin farkına varacak ve bu durum sonucunda da yavaş yavaş kızımızdan uzaklaşacaktır. zira o bilinmeyen gizemin sırrı çözülmüş aslında uzaktan görüldüğü gibi bir albeni veya her neyse, o bulunamamıştır. sonuç ya hayal kırıklığı ya da mutsuz bir ilişkidir...
bununla birlikte, bu ilişkinin sonun önceden sezebilen erkek eğer garip davranmaya başladıysa (-ki öyle adlandırılır kızlar tarafından..) yani çekimser ya da bir diğer değişle daha arkadaşçıl (bana gelmezsin tavrı) bir tavırda ise işte bu durumda arkadaş; "hoşlandığı kızdan ilgi görünce ilgisiz davranan" insan olarak adlandırılır, -ki yanlıştır!..
çok yanlış bir taktiktir...hala kullananlar var ise acilen buna bir dur demeleri gerekmektedir.çünkü hoşlanılan kız bu duruma hiç hoş bakmaz ve bu durumu arkadaşları ile de paylaşır.bu ilgisiz davranma olayı kötü sonuçlara sebebiyet verebilir.
aynı kişinin hoşlanılan kızdan ilgi görmeyince de ilgili davranmaya meyilli olduğu, bu kısır döngü içinde asla ilan-ı aşk edemediği, kendi sıkıntısı içinde debelenip dururken eğer daha önceden kızın apaçık bir ilgisine karşılık hayvanlık etmişse de kah kendisini kah sevdiceğini suçladığı ve bir yere de varamadığı eylem.