belki ilginizi çeker
  1. · horgörü
  2. · hoşgörü
  3. · hoş görmek
  4. · cinsel tercihlerine saygı duyuyorum
  5. · yeni nesil arılara bodoslama saldıran eşek arıları
  6. · laik düzenin bir an evvel defolup gitmesi
  7. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  8. · ayaklar baş olursa kıyamet kopar
  9. · onno tunç
  10. · evlilik
gündem
  1. · üniversiteyi ingilizce okumayı marifet sanmak
  2. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  3. · annenin gençlik fotoğrafları
  4. · marjinal isim meraklısı aile
  5. · ismail yk
  6. · sözlük yazarlarının itirafları
  7. · itü sözlük yazarlarından şiirler
  8. · kara metal
  9. · anime

hoşgörü  

 sayfa  / 2
  1. hakkında karmaşaya düşüren gerçekten hep gerekli mi yoksa hayatın basit bir tuzağı mı diye karar verilemeyen aslında uygulaması çok kolay olduğu halde kibir ve acımasızlıkla gölgelendiği için samimiyetini zaman zaman yitirip sevimsizleşen affetmeyle karıştırılan insan özelliklerinden biri
    (inferno, 28.04.2004 23:26)
  2. karşıtlığı için (bkz. horgörü)
    (jamal, 28.04.2004 23:30)
  3. insanların körelen özelliklerinden, aslında hoşgörü bir duygudur, basitçe affetme isteği olarak da tanımlanabilir. insanın doğasında intikam gibi duyguların yanında tersi olan hoşgörü duygusu da mevcuttur. fakat malesef dediğim gibi insanlığın giderek körelen duygularından olmuştur çünkü birçok diğer güzel duygu gibi bastırılır ve saklanır. birini affetmek insana nedense zor gelmektedir, aslında insanlar nedense giderek acımasızlaşan dünyada hoşgörüyü bir zayıflık göstergesi olarak görmektedirler. kimse etrafına zayıf gözükmek istemez, herkes güçlü, iktidar sahibi ve hayatta kimseye ihtiyacı yokmuş gibi görünmeye çalışır. fakat ihtiyacı olduğunu da onları kaybettiğinde anlar, insanlar onu terketmeye başlar çünkü hoşgörüsüzlük de pek kolay hoşgörülen birşey değildir. ayrıca insanlar kendine hoşgörüsüz davranan birinin hatasını yakaladığında da pek affedici davranmazlar. halbuki asıl güçlü olmak hoşgörüye sahip olmaktır çünkü insan tek başına yaşayamayacak bir varlık olduğu için etrafındaki insanlarla, ona değer verenlerle güçlüdür. ve hoşgörü de bize o gücü kazandıracak en önemli özelliklerden biridir. ayrıca hoşgörülü insan mantıklı düşünen ve insanlığa değer evren biri oldupunu da kanıtlamıştır. tabi ki hoş görülmesi mümkün olmayan hareketler de vardır ama buna karar vermeden önce niyetin ne olduğunu anlamak ve "iyi niyet" aramak en doğru adımdır...

    bu yüzden birinin kalbini kırmadan önce hoşgörmeyi denemek aklımızın ve kalbimizin hep bir köşesinde olmalıdır...
    (8844455, 18.06.2004 23:56)
  4. birçok insanın önemini bilmediğinden dolayı sahip olamadığı erdem.
    (aqua, 19.07.2004 16:47)
  5. "her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans" ,

    şeklinde tdk sözlük'de ifade edilmiş ve de tanımlanmış olan , şu günlerde sözlükte biraz daha ağırca hissedilmesi gereken hissiyat olduğuna kanaat getirdiğim olgu.
    (skuba, 30.08.2004 11:49)
  6. muhteşem bir ilhan irem şarkısıdır. bu şarkı,sevgiliye kavga sırasında dinletmek için biçilmiş kaftandır.

    şöyle bir bak kendine
    senin kusurların yok mu?
    affet sen de sevdiğini,
    sevdiğine bu çok mu?

    sadece bu kısım bile sevginin yanında gururun ve kibirin hiçbir manası olmadığını anlatmaya yeter.
    (battal boy cekirge, 23.05.2005 20:41 ~ 20:42)
  7. kaybedilen bir değer olsa da aramaya çıkanlar için eli boş dönülmeyecek nimettir.

    (bkz: hoş gör sen)
    (gülümsün, 23.05.2005 20:51)
  8. zekanın en muhteşem yansımalarından biridir. birşeyi hoşgörmek aslında o şeye varolma hakkı tanımak ve saymaktır. hoşgörebilme özünde bir varlığı ya da insanın hoşgörenin kendisinden bağımsız olarak algılamasıdır çünkü olayları benmerkezcil bir eksenden izlemek hoşgörüyü hoşgöremez, empatiye izin vermez. kendi genel tavır, yaşam tarzı ve hal ve davranışlarımıza uymayan tavırları sergileyen kişilerin yaptığı (bize göre) hatalı davranışlara karşı olumsuz bir teki vermiyorsak aslında onun beğenmediğimiz davranışlarını kendimize karşı olarak görmeyip o kişinin içinde bulunduğu (bize göre) cehaleti anlayama çalıştığımızdandır.

    sonsuz hoşgörü bu yüzden sonsuz bir empati ve zeka demektir çünkü herhangi bir referans noktası olmaksızın daha doğrusu bilgi dağarcığımızdaki tüm nesnelere aynı uzaklıkta bulunan evrensel(tam olarak değil, olabildiğince) bir referans noktasına göre nesneleri algılamaya, idrak etmeye kısaca geçici bir süre "onlar olmak" zorundayızdır.

    sonsuz hoşgörüye sadece tanrı sahip olabilir fakat;

    can adult stem cell replace embryonic stem cell cümlesini hatırlatır ...
    (skuba, 30.06.2005 23:56 ~ 23:57)
  9. sözlük anlamı müsamahadır. çevrenizdekilere itinayla yaklaşmaya başlarsınız; aman kimse darılmasın, aman kimse kırılmasın diye özen gösterirsiniz. bu hoşgörüyü anlama kapasitesine sahip insanlar aynı toleransı size de gösterir. diğer tarafta kalan insanlar ise _yani kavramları anlayamama kapasitesine sahip olanlar_ sabrınızı sınamakla görevlendirilmiş kişilerdir. aslında tam da bu noktada hoşgörüyü elden bırakmamak gerekir de, gel sen bunu sana anlat. sen de bir insan evladısındır, sınırların vardır, tahammül derecen giderek aşağılara inmeye başlar. hoşgörünün amacından sapmaması için hoşgörülmelidir, boşverilmelidir. sana zararı dokunmaz, olsa olsa gösterdiğin sabırla sen kazanırsın.
    hoşgörüyorum; sokak ortasında yere tüküren insanı kendisini eğitebilme alabilitesine sahip olmadığı için, tüm şeritleri kendi malı gibi sayan şoförleri sahiplik kavramını kavrayabilme yeteneği olmadığı için, sözünüzü yarıda kesip sadece kendi fikirlerini önemseyen insanları, telefon açıp kendisini tanıtmadan kimle görüşüyorum diye soranları, tanımadığım halde laf cambazlığına soyunup sataşanları ve daha bir sürü gariplikleri boşveriyorum, hoşgörüyorum, kazanıyorum. nasıl mı? sinir denen can sıkan asabiyet ve fevrilikten uzaklaşıp insanları olduğu gibi kabul ederek.
    (gülümsün, 18.10.2005 11:04)
  10. bir örnek;
    fatih sultan mehmet istanbul'a girdikten sonra, öncelikle ayasofya'nın önüne giderek, din adamları ve halka hitaben yaptığı konuşmada şöyle diyor:
    "kalkınız ve müsterih olunuz. ben sultan mehmet; hepinize söylüyorum ki, bu andan itibaren ne hürriyetleriniz, ne de hayatlarınız hakkında gazabımdan korkmayınız. kimsenin malı yağma edilmeyecektir. kimseye zulüm yapılmayacaktır. hiç kimse dini inanışlarından dolayı cezalandırılmayacaktır."

    din savaşlarının en keskin olduğu o dönemlerde bile, ecdadımızın diğer dinlere gösterdiği saygı bu denli sonsuzken, şu an biz birbirimize bile bunun onda birini gösteremiyoruz. gelmemiz gereken nokta bu değildi.üzücü.
    (solti, 31.07.2006 13:58 ~ 16:16)
  11. dostlara karşı gösterilen güleryüz ve anlayış değil, dost olmayana karşı gösterilen müsamahadır.
    (azwepsa, 15.10.2006 04:56)
  12. yanlış kabul edilen bir davranışa maruz kalındığında bağışlamayı seçmektir. yerli yersiz hoşgörmenin arkasında "benim dediğim doğru, senin dediğin yanlış" iması da vardır. o yüzden mesafeliyimdir bu lafa ben. "karşı görüşün varlığını hazmetmek, beraber yaşamaya razı olmak, bunu yaparken bir lütuf yapmadığının bir seçim yaptığının bilincinde olmak" demek yerine bu kadar anlamı bir kelimenin içine tıkmaya çalışmak kelimenin suistimaline de zemin hazırlıyor bence. sloganlarla konuşmak kolay ama anlaşmak zor tabii...
    (nikmikyok, 03.02.2007 01:46 ~ 01:54)
  13. olmazsa, "insan" olmaz!
    (düşünür yazar, 03.02.2007 20:49)
  14. özellikle son yıllarda, etnik veya dini kimlik farklılıkları nedeniyle öldürülen kişiler, saldırıya uğrayan mekanlar ve ırkçı-milliyetçi söylemlerin artması nedeniyle herkesin diline doladığı hoşgörü kavramının bu manada kullanımının ne kadar yanlış, hakimiyetçi ve anti-insancıl bir dilin ürünü olduğunu farketmiyoruz.

    "hoşgörü: egemenlerin yurttaşları eşit görmediğinin en açık itirafı. hor görmenin tersinden söylenişi. baskının, zulmün jelatinli ambalajı. yalanın en koyusu, en katmerlisi. kan ve ölüm kültürüyle ağırlaşan iklimin politikacıları, bazen kendileri için kurban edilecek koyunları bağışlarlar da alkış alırlar ya hani, işte hoş görü sözcüğü de onu çağrıştırıyor bana: bu bayram bağışlıyorum, gelecek bayram alırsınız canını! ben, hayatımın muktedirlerin iki dudağının arasında olduğu, hoş görülerek yaşadığım bir toplum istemiyorum! hem ben onları hoşgörmüyorum ki, onların da beni hoş görmesini isteyeyim!
    hoşgörü, ancak eşit oldukları kabul edilmiş insanlar arasında anlamlı olabilecek bir kavramdır. hangi dinden, hangi inanç, mezhep ve inançsızlıktan, hangi dünya görüşünden, hangi etnik kimlikten ve hangi milliyetten olursa olsun, bir ülkenin nüfus kâğıdını taşıyan herkes, eşit yurttaş sayılır, eşit haklara sahiptir, din ve vicdan özgürlükleri de eşittir, azınlık olmaları çoğunluğun karşısında onların aleyhine bir eşitsizlik oluşturamaz. hoş görü, eşitsizlik demektir. "

    demekte haydar ergülen bugünkü yazısında. müslümanlar hristiyanları, türkler ermenileri, ermenilerde türkleri hoşgörme hakkına sahip değildir. vitrindeki tabakları kıran çocuğunuzu hoşgörürsünüz, halıya işeyen köpeğinizi hoşgörürsünüz ama biri türk-müslüman olmadığı için öldürülüyorsa bu hoşgörüsüz bir toplum olduğumuzu değil, şiddet üreten bir toplum olduğumuzu gösterir.
    (malina, 26.04.2007 13:43 ~ 13:43)
  15. unutulan kavram.
    unutanlar hatırlatanlara karşı oldukça hoşgörüsüz olduklarından gittikçe kaybolmakta.
    yazık.
    (ketenkele, 29.04.2007 23:40)
  16. müsamaha kelimesi tam olarak karşılamıyor hoşgörü'yü aslında. çünkü müsamaha kelimesinde çok açık olmasa da, biraz kendini ayrı bir yere koyma, hatta biraz da yüksek bir yere koyma gibi bir mana seziyorum. hoşgörü bana göre, kendini ağır ceza hakimi ya da âleme nizam vermesi gereken biri gibi görmeden, farklılıkların birbirimize düşman olmamızı gerektirdiğini düşünmeden hayata güzel gözlerle bakabilmektir. bu bir hayat algısı tarzıdır ve buna sahip olmak, insanın diğer harici özellikleri (mevki, ırk ve hatta din gibi) ile birebir alakalı bir durum değildir (benim kanaatim). insanın, duyu organları vasıtasıyla aldığı verileri değerlendirmesinde iç dünyasının etkisi malum. hoşgörü ancak iç dünyamızı, hayata bakışımızı güzelleştirirsek, her şeye nefret duygularını saçmaya hazır olan ben'imizi biraz bu alışkanlığından vazgeçerebilirsek mümkün olabilir gibi görünüyor bana.
    (wer bin ich, 13.05.2007 13:40)
  17. farklı olanın var olma hakkına saygı gösterme. günümüzde çoğu insan yalnızca kendi farklılıklarına hoşgörü göstererek ve bekleyerek yaşamaktadır.
    (deliteneke, 08.06.2007 21:32)
  18. gerçekte istesek hoşgörmeyebileceğimiz şeyleri hoşgörürüz. müsamaha kendisini gösteren tarafın üstün olduğunu ima eder. eğer hoşgörmeme seçeneği yoksa insanın yaptığına kabullenme veya kanıksama denebilir.
    (recai pengül, 05.10.2007 23:46 ~ 23:46)
  19. ağlamak güzeldiralbümünden sezen aksuşarkısı.

    kalbim sanki kavgalar aşklarla yoğruldu
    bir öfke ve bir isyan bir hırstır gidiyordu
    yabancıydım kendime
    sevgin bedenimde yanlızlığı örüyordu

    bir hasret acısında bir an kendimi gördüm
    bakışım bencil gibi oysa insancıl özüm
    bir umut çiçek açtı sanki gözlerimde
    yarınlara dostça güldüm

    artık bir başka duygular
    bir başka dünya insanlar
    gerçek yolunda hoşgörüyle
    mutluluk var yanımda

    duygular yüreğimde yıllarca boğuştu
    artık o deli nehir denizlerde duruldu
    geçip gitti fırtınam rüzgar meltem oldu
    yağmur oldu güneş oldu
    (sezenehir, 09.10.2007 05:34)
  20. uygun dozda olması kaydıyla pozitif bir yaklaşımdır.fazlası suistimal edilmenize yol açabilir.
    (arapbebek, 09.10.2007 11:51)
  21. hoşgörü kankalardan birinin mallığına "of be kanka ne mal adamsın eki eki eki." demek değildir. hiç tanımadığın bilmediğin kişilere de empati ile yaklaşıp soğuk kanlı yaklaşabişlmek, ağızan köpükler salmamaktır.
    (azwepsa, 05.05.2008 18:58)
  22. ve ötesialbümünden bir ilhan iremşarkısı

    sevgi hoşgörünün ikinci adıdır
    hoş görmek hayatın en güzel tadıdır
    sevgi tanımaktır, tanımaksa anlamak
    inanmak kuşkusuz, hoşgörüp sarılmak
    şöyle bir bak kendine senin kusurların yok mu?
    affet sende sevdiğini, sevdiğine bu çok mu?
    şöyle bir bak kendine senin kusurların yok mu?
    affet sende sevdiğini, sevdiğine bu çok mu?
    sevgi hoşgörüsüz tutuşmuş bir orman
    yanmasın sevgimiz, yarınlara varmadan
    sevgi hoşgörünün yağmuruyla sulanır
    yeşerir gönüller, geleceğe uzanır
    şöyle bir bak kendine senin kusurların yok mu?
    affet sende sevdiğini, sevdiğine bu çok mu?
    şöyle bir bak kendine senin kusurların yok mu?
    affet sende sevdiğini, sevdiğine bu çok mu?
    hoş görsen, boş versen sevgin kaybetmez kazanır
    bugünden yarına çiçekli bir yol uzanır
    hoş görsen, boş versen sevgin kaybetmez kazanır
    bugünden yarına çiçekli bir yol uzanır
    (hürrem, 03.06.2008 17:47)
  23. (bkz: mevlana)
    (closer, 03.06.2008 18:00)
  24. geçen son otobüsü kaçırmamak için koştuğunuzu gördüğü halde durmayıp giden otobüs şoförüne küfretmemektir hoşgörü.

    güney osetya'da dökülen kanları olanca dramatikliğiyle yayınladıktan sonra türkiye-ermenistan maçının coşkusuna adapte olmakta hiçbir zorluk çekmeyen kanal d haber'in güney osetya'da dökülen kanları anlatan habere içli bir yorum döktükten sonra türkiye-ermenistan maçını büyük bir coşkuyla anons eden anchorman'i mehmet ali birand'ın gaflarına gülebilmektir hoşgörü.

    hiç tanımadığınız biriyle hap kadar odayı paylaşabilmek, gecenin bi yarısı büyük bir gürültüyle uyandığınız halde kulakları tıkayıp arkayı dönebilmektir hoşgörü.

    gazeteyi açtığınızda, birisinde dünya veya türkiye'deki acınası haberlerden bir diğerinin daha işlendiği, diğerinde dünya veya türkiye'deki muhteşem şarap bağlarından bir diğerinin daha anlatıldığı iki ayrı köşe yazısının bitişik durduğunu görüp şarap yazarının muhtemelen daha fazla para kazandığını hatırlayıp gazete sahibinin adalet anlayışı karşısında suskun kalabilmektir hoşgörü.

    radyoda haber sesi duyduğunuz için durduğunuz bir kanalda, sonuçlanmayan, ne idüğü belirsiz bir davanın sanıkları olan, hayatını terörle mücadeleye adamış paşalara terör örgütü mensubu dendiğini, kendilerine yapılan ziyaretlerin yargıya müdahele ilan edildiğini duyup kanalı değiştirmekle yetinebilmektir hoşgörü.

    hoşgörü kenti konya'da hoşgörünün ismen karşılığı olan mevlana cellaleddin-i rumi müzesinde fotoğraf çekmenin yasak olduğunu belki bin kez söyleyen görevliye aldırmayıp ısrarla fotoğraf çeken daha sonra yaptığı işin gururuyla sırıtan çarşaflı kadını görmek, görevlilere "fotoğraf çekmek yasak mı günah mı?" sorusunu yöneltip "günah günah!" yanıtını alınca eyleminden vazgeçen yurdum insanına tanıklık etmek ve kafayı yalnızca iki yana sallayıp "cık cık cık" demektir.

    "size 1 aydır arsenikli su içiriyorum, özür dilerim" diyen ankara büyükşehir belediye başkanı'nın bir dahaki seçimlerde koltuğunu kaybetmeyeceğinden %100 emin olmak, ancak şehirlerin girişlerine çıkışlarına bulabildikleri bütün panolara boy boy kendi fotoğraflarını asan, "çalışınca oluyor" temalı park bahçe resimleri koyan, halen yol çalışması yapılmakta olduğu görülen bir mekana "asfaltınız hayırlı olsun" yazabilen kişilerin aksine, bütün sahil şeridini atatürk'ün
    muhteşem fotoğraflarıyla donatan, bahriye üçok parkı açan fethiye belediye başkanı'nın geleceğinden o kadar emin olamamayı kabullenmiş olmaktır hoşgörü.

    türkiye'nin tatil cenneti kabul edilen mekanlarda yüzü asık esnafları görüp derdini sorduğunuzda "turizm bitti, geleceğimiz yok" yanıtını alıp, gelen turistin de kaliteli olmadığını öğrenip, artık arap ülkelerinden insanlarca tercih edilen bir ülke olmanın ezikliğini hissetmek ama turizm bakanının söylediğine inanıyormuş gibi yapabilmektir hoşgörü.

    konya-antalya yoluna ağustos sıcağında asfalt döken zihniyet yüzünden arabınız piç olmasın diye saatte 20 km hızla gidip sövmemeyi başarabilmektir hoşgörü.

    yoksa başka bir şey midir bu?
    (ilyiştaykovski, 07.09.2008 19:33)
  25. ukalalık anlamına geliyormuş.

    (bkz: bir yaşıma daha girdim)
    (atlantis, 04.11.2008 22:05)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil