1. oya baydar'ın hiçbir yere dönüş kitabında; "çakallar aşık olduklarında ulur. o yüzden ben sana hep hoş-çakal diyeceğim" diye bir bölüm vardı anımsadığım kadarıyla.
  2. teoman "bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna, bir kar tanesi ol eri ağzımda" nakaratlı sanırım "kupa kızı" adlı şarkısının klibinde jönün buğulu camdan okuduğu kelimedir. terkeden tek gecelik hatundur yazarı. teoman burda o kadar güzel hoşçakal der ki, insanın mp3'ünü indirip sürekli orayı çalıp dinleyesi gelir.
    elveda kadar acı koyar mı bilmem.
  3. kur yapan dişinin içten yakan gülümsemesi ve elini göğsüne yaklaştırarak hafifçe sallaması* ve akabinde bu sözü size sölemesi ile bütün akşam "acaba arasam mı?" düşüncesi ile karnınıza ağrılar girmesine ve uyuyamamıza neden olabilecek sözcük
    (bkz. bye)
  4. sevgiliye doğru vurgu ve tonajla söylendiğinde ilişkiyi bitirmeye yarayan sözcük.
  5. apar topar kaçıştı bu,
    tarifi olmayan bir yola.
    senin hızına yakışmazdı zaten sabitlikler,
    durgun sakinlikler yorardı hem.

    temmennidir,
    sahibine iyeli.
    sen adına erken bir veda ama
    önce ben davrandım bu sefer...

    üzülme sakın
    bahanem bile yok mazur gösterecek
    sadece gidiyorum
    biliyorum aptallık ediyorum.

    anlayış beklemediğimden inan
    bu ansız gidişim.
    duvarlarımı indirmeden
    yaşamak için çırpınışım.

    "hoşça kal" demedim bak
    senin de kalmanı istemediğimden....