21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 801 tane
günün başlıkları: 801 tane
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·game of thrones (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·oğlum bak git (12)
- ·
- ·el sallamak (2)
- ·
- ·
- ·ben varım (2)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·bdp (3)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·aldatmayan erkek (15)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·kate upton (5)
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
- ·
hiv li kanlara o toplumumuzun kanı diyen kızılay
- hani hacı derler ya özrü kabahatinden beter diye. heh işte o atasözü burada hayat buldu.
kızılay'ın verdiği kanlar yüzünden aids olanlara kızılay "kardeşim o kan bizim halkımızın kanıdır, ne yani dökelim mi" diye cevap verdi.
ahahhaaah...
gel gel habere gel.
istanbul’da farklı hastanelerde tedavi gören 3 hastaya kızılay’dan alınan kan yoluyla hıv bulaştığı tespit edildi.
olay geçtiğimiz yıl hıv bulaşması sonucu hayatını kaybeden ahmet emin bilgin’in avukatlarının başvurusu sonucunda ortaya çıktı.
kızılay, “kan bizim değil toplumun kanı” savunması yaptı.
üst üste yaşanan hıv’li kan skandalları sonrası açıklama yapan kızılay genel başkan ahmet lütfi akar, “kızılay kanı olarak belirtilen kan, kızılay kanı değil toplumuzun kanıdır. bu kan kızılay tarafından üretilmemiş, hastalık bulaştırılmamış, sadece bir ihtiyaç sahibine ulaştırılmak üzere toplumumuzdan emanet alınmıştır” dedi.
istanbul’da çeşitli hastanelerde tedavi altına bulunan üç hastaya verilen kanın ardından hıv bulaştı. skandalın ardından “savunma” yapan kızılay ise, kan bizim değil toplumun kanı” açıklamasında bulundu.
ölümün ardından ortaya çıktı
habertürk gazetesinin haberine göre istanbul’da yaşanan hıv skandalı, böbrek yetmezliği çeken ahmet emin bilgin’in ölümü sonucunda ortaya çıktı. özel bir hastanede 12 nisan 2011 tarihinde böbrek nakli yapılan bilgin’e hem kızılay’dan alınan, hem de hastanenin kendi merkezinden kan verildi. bilgin, operasyondan bir süre sonra rahatsızlandı. 2 ağustos’ta kanında hıv tespit edilen bilgin, çoklu organ yetmezliği nedeniyle 29 ağustos’ta öldü. hasta için kızılay’dan alınan kanda hıv tespit edilince aile olay yargıya taşıdı.
sağlık bakanlığı müfettişlerinin raporunu beklediklerini belirten avukat kılıç, “kızılay’la ilgili olarak edindiğimiz bilgiler, bu kanın üç kişiye bulaştığı yönünde” dedi.
yine geçtiğimiz yıl istanbul’da özel bir hastanede tedavi gören 58 yaşındaki bir bağkur emeklisine daha hıv’li kan verildiği ortaya çıkmış, bağkur emeklisi hayatını kaybetmişti.
kızılay’dan alınan hıv’li kan bağışı dolayısıyla geçtiğimiz yıl mart ayında erken doğum yapan b.z hem bebeğini kaybetmiş hem de virüs bulaşmıştı.
skandalın ardından olayı daha vahim konuma taşımış kızılaydır.
http://www.aksam.com.tr/... - (bkz: muhtaç olduğu kudreti aids'te bulan ırk)
- sadece bir paça kağıt verip sigara kullanıyormusunuz yok şunu kullanıyor musunuz, vb. sorulara cevap verdikten sonra kolayca kan bağışlayabileceğiniz bir kurumda yaşanabilecek normal olaydır. farzedin ki ben sigara tiryakisiyim uyuşturucu kullanıyorum ama o kağıt parçasına yazmıyorum ve kan veriyorum. bu mu denetimlilik arkadaş. sokaklardaki kızılay araçlarında kan alınırken çok hijyenik bir ortam yarattıklarını sanmaları bir yana dursun daha ellerindeki kanın ne olduğunu bilmeyen bir kurumdan da bu beklenir.
not;sigara içmiyorum ve düzenli olarak kan veririm ayrıca doktor tavsiyesidir. - kızılay'ın içerisinde bulunduğu içler acısı durumu saptamak adına önemli bir açıklamadır. insan olanın gerçekten inanası gelmiyor, bu ülkenin en büyük yardım kuruluşlarının birisinin başında şu mantıkta bir adamın olmasına. kendi kendisini batırmış, yorum yapmaya da gerek yok.
- kizilayin alınan kanlar üzerinde test yapmayarak sadece bağışçıya güvenerek yaşadığımız dünya üzerinde safça ve savurganca davanmış olduğu gerçeğini bir kenara bırakırsak, kizilaya hiv virüsü taşıyan kan bağışlayan orospu çocuklarının kesinlikle bu toplumun bir parçası olduğu gerçeği nedense bana hiç garip gelmiyor.
etrafınıza bir bakın sizce de orospu çocuklarının sayışı son zamanlarda zirve yapmadı mi?
kurumların sürekli boka sarmalarına alışabiliyorum ama bireylerin bilerek ve isteyerek bu kadar kötü olmaları gerçekten can acıtıcı.
imza: her geçen gün tüm insanlardan biraz daha nefret eden yazar. - avrupa insan hakları mahkemesi'nden türkiye aleyhine yüklü bir tazminat çıktığında, sanıyorum ki, sokağa çıkıp vatandaştan para da dilenmesi muhtemel kurumdur.
benzer bir örnek için: http://www.avrupakonseyi.org.tr/...
(bkz: oyal v türkiye) - az şey bilip araştırmadan insanları, kızılayı suçlayanlara kısa bilgilendirici bir yazı yazacağım. insanlar hakkında atıp tutmadan önce bu bilgileri bilmeniz sonra insanlara laf atmanızı tavsiye ederim.
en uygun testlerle taranan kanlarda dahi, tam kan naklinde 1000000 ünite bir hiv bulaş riski 63000de bir ise hepatit b bulaşma riski vardır. bu yüzden her kan nakli bir risktir zaten.
bu hastalarımızın mahkemeye başvurma sebebi ise, hızlı antijen testi uygulaması yüzünden artan bulaştırıcılık oranlarıdır. bu testlerin uygulanma sebebi ise normalde acil durumlar iken gerekli yasa olmaması sebebiyle normal kan taramasında da kullanılmasıdır. bu konuda kızılay'ın yapacak hiçbir şeyi yoktur. az kan olduğu için kan nakilleri sürekli bir acele içinde yapılmaktadır. ve uygun yasa olmadığı için de hızlı antijen testleri kullanılmaktadır.
uygun yasa olmamasının sebebi de uygun araştırmanın yapılmamış olmasıdır, eğer hızlı antijen testleri kaldırılırsa yapılamayan her kan nakli için hastaların ölüm oranı %70lere çıkmaktadır. yani ihtiyacı olan bir insana kan verilmediğinde %70 oranında ölmektedir. hızlı antijen testinden kaçan virüslerin ise öldürücülük oranı çok çok çok daha azdır. genelin iyiliği için istisnai bulaşlar gözardı edilmektedir. kızılay'ın yaptığı toplumumuzun kanı açıklaması aslında bundan bahsetmektedir.
peki bu kadar basit ve bilgilendirici bir konuşmayı dahi yapamayan bir adamın basın açıklaması yapmadan önce danışacağı kimse de mi yoktur? demek ki yokmuş.
bu durumda eleştirilecek olan tek nokta bilgi ve bilgilendirme eksikliğidir.
özellikle acil durumlarda kan değiş tokuşu yapmak için kan veren kişilerin önceden dağıtılan formu yalan yanlış doldurup başkasının hayatını riske atmasıdır. ayrıca kızılay formunda sorulan erkek erkeğe ilişki yaşadınız mı sorusunu fişleme olarak algılayan bilgisiz sığ görüşlü bağnaz insanların aramızda bolca bulunmasıdır. - yine kızılay ve yine hiv virüslü kan sonucu yitirilen hayatlar...
her şeyden önce bilinmesi gereken bir şey var ki o da kızılay'ın bu bağış kanlarını hastalara vermediği, sattığıdır. yani bilmiyorsanız, bilin... kan bağışlıyorsanız bu kanınızı kızılay satıyor. hem de öyle böyle değil. ünitesine son bildiğim kadarı ile 240 - 250 lira ücret isteyerek satıyor. bu nedenle uzun zamandır kızılay'a kan bağışlamıyorum. benim bağışım üzerinden de böyle yamyamvari bir şekilde rant elde edilmesine karşıyım. bu yüzden de kızılay'ın verdiği kan değil, kızılay'ın sattığı kan diye bahsetmek daha doğru olacaktır.
başlığa dönecek olursak da kızılay bağışta bulunulan kanı eğer size kök gibi bir fiyattan satıyorsa bal gibi de sorumludur. türk kızılay'ı genel başkanı ahmet lütfi akar "kızılay'ın hiç vebali yok. dünyada pencere döneminde kandaki mikrobu yakalayabilmek için teknolojiler var ama çok yeni ve çok çok pahalı." demiş. sormak lazım o zaman o kadar parayı ne yapıyorsunuz diye. türk insanının bağışlarıyla japonya'ya, somali'ye ya da bilmem nereye yardımlar gönderilirken bu toprakların insanları yaşanan depremden sonra sokaklarda ya donarak ya yanarak caan veriyor. en azından 12 yıldır deprem riskiyle yatıp kalkan ülkemiz için 5.000 çadırlık stoğun yeterli görülmesi saçmalık değildir de nedir? deprem van'da değil de istanbul'da olsa ne olacaktı peki? tüm bunların yanında suçu da doğrudan doğruya bağışçıya atmış. oh ne güzel memleket valla. beleş kanı sat, kanı yeterince inceleme, o teknolojiyi üretme, üretmeye de çabalama ve sadece suçla... görün bakın kızılay yakın zamanda kan alımında bulunan ihtiyaç sahiplerinden "her türlü riski kabul ediyorum" şeklinde bir form imzalamalarını isteyecektir. o kanı satıyorsan ve kar gütmeyi hedefliyorsan sorumlusun kardeş, o kanı sattığın sürece sen de suçlusun. anlayamadığım şey olayda 2 kişi ölüyor, bir kadın bebeğini yitiriyor ve bir genel başkan sadece kendini düşünerek bu açıklamaları yapıyor. neymiş efendim şu kadar insan kan bağışında bulunmuş da bu kadarcık olay olmuşmuş... yahu insan olan biri yaşanan olayların acısını paylaşır biraz olsun.
son söz olarak kan bağışına karşı değilim ama radyodan, tv'den duyduklarınıza ya da ihtiyacı olan birine şahsen bağışta bulunun. kızılay'a kan bağışında bulunmak çok iyi bir fikir değil. böylece bağışta bulunan kişiye hem kanınızı vermiş olursunuz hem de maddi destek vermiş olursunuz. - 5-10 sene önce bir vatandaş karısına acil kan lazım olduğu için kızılay'a başvuruyor. ancak kanı alacak yeterli parası o an için ya da hiç olmadığından kanı alamıyor. ve ne yazık ki karısını kaybediyor. bağış adı altında toplanan kan ancak satılarak toplumun ihtiyacına karşılık veriliyor.
edit: eksilemişsiniz de neyi eksilediniz? kızılay'ın fahiş fiyatlara kan satmasını mı, parası olmayana kan vermemesini mi, kan alamayan adamın karısının ölmesini mi?


