alphonse de lamartine'in osmanlı tarihi adıyla türkçeye de çevrilen kitabı.
kuruluş döneminden alıp
ikinci mahmut dönemine kadar anlatır. 1057 sayfa kadar, kalınca bir kitaptır.
kışın cumartesi geceleri haberturk'te murat bardakçı ve saz ekibi ile ekran başında fazlaca mesai harcadığım dönemde osmanlı tarihine heves edip, özellikle yabancı birinin gözüyle anlatılan osmanlı'yı merak ettiğim için almıştım kitabı.
kitabı aldığım için ne çok pişmanım ne de çok memnunum. bazı yerler çok masalsı, inandırıcılıktan uzak hissi veriyor. bazı olaylarda o kadar detay verilmiş ki insan okurken, oradamıydın be kardeşim diye sormadan edemiyor. ancak yine de genel resim çok güzel ortaya konmuş. lamartine'in anlatım tarzından olsa gerek, bir tarih kitabından çok sürükleyici bir roman gibi aslında. tahta çıkan her yeni padişah ile, yeniçeri ayaklanmaları, kardeş cinayetleri, sadrazamların devrilmesi, yerlerine gelenlerin de bir süre sonra öldürülüp yerine yenilerinin getirilip onlarında yine öldürülmesi gibi olaylar birbirinin tekrarı gibi görünsede okuması yine de zevkli. hürremler, kösemler yer yer aşk romanı tadı da katmış. ancak paşa, sadrazam isimlerini akılda tutmak epey zor. bu yönüyle rus klasiklerini ve akılda tutması zor karakter isimlerini andırıyor. yine de bu durum lamartine'in kendi seçimi değilmiş elbette.