o kadar yokmuşsun gibi ki
o kadar dokunamıyorum sana...
aslında çok realistik bir yaklaşımmış gibi duran ama buram buram romantizm kokan bir düşüncedir. dünya üzerinde var olan her şeye yormak mümkünken sanki sevgili ve onun hissettirdikleri için sarf edilmiş hissi veren ifade. bir yakınma belki de dokunmak istediğiniz sevgiliye. yanındayım işte diyen, yetmiyor mu bu sana diyen sevgiliye bir cevap belki de.
duyan insan var, işitsel; gören insan var görsel; dokunan insan var, duygusal; işte bu dokunan insan yakarışı. hissetmenin her şey olduğuna inanan insan yakınışı. çünkü duygusal insan dokunarak tadar, dokunarak görür, dokunarak duyar. karınca gibidir, köstebek gibi, salyangoz gibi. dokunarak sevişir, dokunmazsa gerçek değildir sevişmeleri. kimi ön sevişme der geçer ama o bilir ki sevişmenin kendisidir dokunmak.
parmaklarıdır her şeyi, belki şans verilse piyanist olurdu, belki de stenocu çünkü sever dokunmayı. dokunmalarıdır onu gerçek hayata bağlayan. otobüste yanında oturana ufak ufak temas eder, kitap alırken kapağını sever, filmin afişindeki oyuncuların yüzlerine dokunur küçük küçük. gerçeklik onun için yağmur ormanında kanat çırpan kelebeği duymak değil, o kelebeğe dokunmaktır.
ukteci:
cnutre