hikayeler anlatıldı hep bugüne kadar hep aşk meşk hakkında. yaşananlar vardı göz önünde. insanlar vardı aşkı bağlanarak yaşayanlar. dostlar varmış öyle anlattılar bir de . ya şimdi sahte dostların omzunda ağlayacak yer kalmadı. ağlamaktan geçtim menfaaat üzerine kurulu oldu herşey. büyük küçük herkes. tükenen hep ben oldum bu oyunda. yanlız bıraktığımı sanarken yanlız kalan benmişim aslında oyunda. son pişmalık da fayda etmedi azrailin makamında.
boşverdim herşey avazım çıktığı kadar sustum. konuşmadım sustum boşverdim. şöyle bir döndüm baktım arkama. yaşayamamış olduklarımın pişmanlık olduğunu gördüm. gördüm olanları bitenleri. olmasını istediklerimi.yok oldum zamanla. akreple beraber bende yelkovanın yanına doğru yol aldım. ben yoruldum kalbim yoruldu akreple yelkovan yorulmadı.
hikayeler anlatıldı hep aşk meşk bağlılık hakkında. tükettim son damlamı da. oyunda mızıkçı olmayayım derken yanlız kaldım hep. hep ben sorunlu oldum hep ben suçlu oldum. baktıkça arkama anlıyorum aslında yokum ben zamanla. yoruldum ama yelkovan yorulmasa da kalbim yoruldu akrep yelkovanın peşinden koştursa da. damla damla kor kor oldu yüreğim. kime anlatsam derdimi hep bunu dediler:
-boşver
-boşver
-boşver
-boşver
-boşver
-sen dönüp bakma arkana. nasılsa sen de yok olacaksın zamanla. kalbin yorulsa da akreple yelkovana yetişemeyeceksin sonunda.
bende tütün basıp kapattım kanayan yaramı. belki dedim rüzgar alır herşeyi götürür. fırtınadan arda kalan bir tek yanlızlık kaldı şimdi.
böyle kahpedir dünya dediler. durdum sustum. daha kaç yaşındayım dedim. bu kadar derdin başında istisnasız her an geçmişe özlem duyuyorum. yolculuk nereye neler uğruna ölmeye diye sorsalar verecek cevabım yoktu. durdum oturdum. hadi durma ağla dediler. ağlayamadım. son bulsun herşey kollarımda diye bekledim.
sustuklarım büyüdü içimde.bencil, ruhsuz ve boş gözlerle bakanları gördükçe bana karşımda yalancı sözleri dillerinde. bu ilk değil ama daha önce bu son demek bu kadar koymazdı yine.
bir şarkıya takıldığımda üstüme çökünce sözleri bir de yanımda hüzün. ruhuma hafifte dokununca kararıyor belki de aydınlık olması gereken yüzüm. her telefon çaldığında karşımdaki hep bir başkası oldu. menfaat düşkünü. ağlayayım dedim beklerken bir parça bile umut kalmamış içimde ağlayamadım.
ah kaybolan el değmemiş ruhumdu kir tutmayan. o an anladım belki de. içimdeki çocuğunda yeri dolamazdı artık. kanayan hiç bir yaram kabuk bağlayamamasına rağmen hiç bir zaman geri dönmedi kaybedilen onca insan. saat dört olmuş baksana acıdan başka dermanı da yokmuş bu derdin. çaresini aramak lazım dedim hüznün kederin.
geçmişi yok sayarak deneyerek yanılarak görmeye çalıştım gerçeği. ağlayıp döndüm yine başıma dertler açarak. aç derdini dostunla tek atarak. omzunda ağlayacak bir dost bulamazken bir baktım hayat mars etmiş beni zar tutarak yine bense bıraktım oyunu sıkıldım artık yek atmaktan kadere.
dayan diyenlerle arama yollar koydum. söz verdiler beklerim diye başka tenler giremezmiş koynuna. peh yalanın daniskası işte burada. melek dediler bana. durmadan neden ağladığımı sordular. halbuki ne gözyaşı vardı ne de bir hıçkırık. bekleriz dediler bu oyun ucuz yenik düşmeyiz yeter ki sende dayan ve üzülme.
biri çıktı dedi ki;
sen meleğim
hiç durmadan ağlardın niye?
gitme demedim
bağlanmaktan korkarsın diye
can yeleğim
karışmasın kimseler bize...