belirli bir süre en yüzdeli üçlük atma oranını elinde bulunduran ve giri anı itibariyle de altıncı sırada bulunan ilk türkiye doğumlu zamanında muğla'da pota kırmış nba oyuncumuz
götüyle yer arasındaki mesafenin nba'ye gittikten sonra her geçen gün artmasından dolayı başarılarına rağmen türk insanı tarfından pek sevilmeyen oyuncu. nba'de iyi oynuyor, güzel oynuyor filan da adam milli takıma gelince bi halt yapmıyor, insanı kıl ediyor
efes pilsen'de oynadığı dönemde takımı tek başına galibiyete taşımasıyla milliyet'in "efes hidayet'e erdi" başlığına ilham kaynağı olan san antonio spurs oyuncusu.
sezona iyi giriş yaptı umarız ki devamını getirebilir
belli mi olur geçen sene ginobiliyi yedek bıraktıktan sonra grant hilli de safdışı edebilir
nazar değmesin aman aman.
inanılmaz bir sezon geçiren efficency for 48 minutes gibi önemli bir istatistikte ilk 50 de yer alan winwat anketine göre takımına en çok katkı oyuncu.
bobcats karşısında okaforu,spurs karşısında nesterovici posterin ezik çocuğu yaptıktan sonra
dün gece oynanan bucks maçında da zaza pachuliayı potaya sokmayı başarmış gecenin en iyi 5 hareketinden birine imza atmıştır.
beni koltuktan sıçratmıştır,heycan yaptırmıştır.
ünlü basketbolcu eşiyle birlikte, eminönün de geziyordu.önce akvaryumcuları dolaştılar, kapalıçarşı, nuriosmaniye,yerebatan sarnıcı, ayasofya, sultanahmet, topkapı sarayı, gülhane parkı derken,yeni caminin önüne kadar geldiler. orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. basketbolcu birden durakladı... sonra
simitçiye yaklaştı:
- simit'in kaça koç ?
- 300 bin abi.çitir çitir...
- tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde...
- hepsini alsam ne tutar
-seksen desek 24 milyon.
- al sana 30 milyon...farzet ki hepsini aldim...
- sağol abi... sağol...
basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. eşi
şaşkındı. üç beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı.
- hidayet sen delimisin ?
- yooo
- peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?
- boşver sorma.
- diyelim ki soruyorum. hem de ısrarla soruyorum.
- öyleyse söyleyeyim.
- lütfedersiniz beyefendi.
- tablanın kenarı dikkatini çektimi ?
- hayır.
- baksan görecektin. tahtaya bir isim kazınmıştı.
- nasıl bir isim ?
- hidayet !
- yoksa ?
- evet o tezgah, eskiden benimdi.
bu hikayeyi
hidayet tv8 de katıldığı bir programda kendisi anlatmıştır..