belki ilginizi çeker
  1. · nihilizm
  2. · babil e bir melek iniyor
  3. · sıfır
  4. · benlik
  5. · bilgi ve inanç
  6. · the hitchhiker s guide to the galaxy
  7. · friedrich wilhelm nietzsche
  8. · para biriktirip tiki olmak
  9. · schachnovelle
  10. · boşluk
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  2. · insanın hayatına sıçan şeyler
  3. · aşk ı memnu
  4. · kemal kılıçdaroğlu
  5. · 18 kasım 2009 fransa irlanda cumhuriyeti maçı
  6. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  7. · dinde zorlama yoktur
  8. · sivilce
  9. · eski sevgiliyle arkadaş kalmak

hiçlik  

 sayfa  / 2
  1. kendini boşlukta hissetme hali.
    uzayın içine dalmak ve çıkamamak.
    (niya, 31.08.2007 23:05)
  2. (bkz: nihilizm)
    (alkolikikon, 31.08.2007 23:10)
  3. (bkz: hiçliğin türküsü)
    (negatif, 31.08.2007 23:11)
  4. kaybolmanın ikinci evresidir. kaybolduktan sonra etrafınıza bakarsınız ve onu görürsünüz.
    (tuygun, 05.09.2007 16:13)
  5. eğilime eğilimli olma evresi.
    (insert coin, 05.09.2007 16:18)
  6. ego ölümüyle gerçekleşen bir hadise.
    (gamma globin, 05.09.2007 16:21)
  7. varlığını yok etme ; hiçliğini var etme çabası.
    varlığını piç etme çabası..
    (hiçaçı, 13.12.2007 03:09)
  8. yazar noktayı koymuş...

    hiçlik

    iskambil kağıtlarında maça onbiri aramak gibi.
    olmayan olasılıklardan acılar yaratmak gibi.
    mantar kokulu şarap şişelerinin diplerinde hayatlar kurup, üzümün keskin kokusu eşliğinde gözden kaybolmak gibi.

    içi helyum gazıyla şişirilmiş uçan balonların ardından gözu kapalı koşmak gibi.
    parayla alınamayacak kadar değerli hiçbirşeyin varlığına inanmama fikrine kapılmak gibi..
    dur gitmelerin çöpe atıldığı aranjmanlara sahip olmak gibi..
    gecenin kör bi vakti sancı kokan özlemlerde matris misali çözümsüzleşmek gibi..
    akıttığın gözyaslarınla havzalar yaratıp çeneni nemlendirmek gibi..
    tövbe edilmiş kesiklere geri dönmek gibi..
    yarım kalmış sozcuklere sığınmak gibi..
    olmadığın, yapamadığın, beceremediğin tüm vurgunlara buruk guluşler fırlatmak gibi..
    atlas kaftanlarında üşümek gibi..

    'hiçlik'in hiçte hiç olmadıgına kendini inandırmak gibi..
    (chivasoblaio, 17.07.2008 02:12 ~ 02:16)
  9. sartre üstada göre hayatın her alanında ve her yerde bir palyaço gibi sırıtan kaçınılmaz...

    (bkz: hay ağzını öpeyim)
    (bulanti, 17.07.2008 02:14)
  10. ne olursa olsun; daha az olamama, biraz daha azalamama hali.

    (bkz: yürek koca bir kara delik)
    (zinkafnun, 21.08.2008 01:10)
  11. tükenmektir.
    kent kartın bitmiştir, yemek kartın bitmiştir, cebindeki paran bitmiştir.. gidenler gitmiş elinde koca bir "sıfır" kalmıştır.. bünyenin hiçbir anlamı yoktur çünkü bu durumda düşüncelerin de "sıfır" noktasındadır. sen varsındır ama bi' halta yaramamaktasındır. tükenmişsindir. tükenmişliğinde boğulur gömülürsün kendine, olmayan kendine.. hiçliğine.. hiçsindir. koca bir hiç..
    (evolet, 09.02.2009 15:08 ~ 15:09)
  12. (bkz: nicolas anelka)
    (montana, 09.02.2009 15:11)
  13. mevlana'ya göre hep olmaya giden yolun hem ilk hem de son durağıdır. hep olmak için önce hiç olmak lazım cancağızım...
    (kaldırımmühendisi, 24.02.2009 10:31)
  14. ölmeden önce ölmektir der mevlana.
    (suskungeveze, 22.06.2009 11:33)
  15. doğası gereği yoktur. yani hiçlik yoktur, sadece göremediklerimiz vardır. yani hiçlik nihayetinde öznel metafizik fantezilerimizi yüzdürdüğümüz bir ağlama duvarından başka bir şey değildir.
    (avluda oturan sizofren, 26.08.2009 00:30)
  16. kimsesizliktir.
    (kırmızıdenizyıldızı, 12.09.2009 20:23)
  17. kendi varlığını hissedememektir. kendinin farkında olmamak, "ben buradayım" diyememek, desen bile fark edilmeyeceğini bilmekten doğan, koza içinde yaşıyormuşsun duygusu. insanı bitiren bir duygudur. depresyona en yakın olunduğu an.
    (nasıl yazmışım ama süper di mi, 12.09.2009 20:44)
  18. tuzluktur.

    (bkz: hiç)
    (ofansif sağ açık, 12.09.2009 20:45)
  19. hiçlenme, bir tür içlenmedir. hiçleme, hiçlenmeyle yürür. kendimize dönük hiçleme, kendimizi hiçlemedir, hiçlenme. neden bu güzelim dünyayı hiçleyeceğiz ki? kendimizi hiçlersek ne kalır geriye? yaşamı hiçlersek ne kalır geriye? yokluk. işte o, varlığın kendini açmasındaki boyut.

    nerededir bu edebiyat yapıtı? bir şiir nerededir, bir öykü? yokturlar. bu tepeleme dolu doluluğun olduğu, bu vıcık vıcık dünyada; bu insanların eksiklik eksiklerini duymadıkları dünyada, edebiyat nasıl soluk alsın? olmayan varlıklar; onlar, kâğıttaki mürekkep lekeleri, tuvaldeki boyalar, çizgiler, kulağımıza ulaşan sesler müzik olarak: sanat yapıtının izleri burada. kendisi yok. roman kahramanları aramızda değil, zaman içinde değiller bizle birlikte. ayrı bir zaman ayrı bir mekândalar. hiç olmadılar. olmayacaklar. elbette andıracaklar gerçekte olanları. benzeyecekler, insana, dünyaya. şiirdeki sözcük, şiirde anlamını bulacak, dışında, şiirin, günlük konuşma diline dönüşecek. resimdeki çiçekler, çıkıp resimden, bu dünyanın çiçekleri olacak, bu dünyanın zamanında solacak. oysa resimdeyken hiçtiler, buraya ait değillerdi. kendi zamanlarında, kendi mekânlarındalar. neresi orası? burada yoklar ama. tablo var, fiziksel olarak. resimse yok. şiir var, fiziksel varlığı ile, kâğıt üzerinde ya da kaydedilen ses olarak. kendisi yok. resim tuvale, çizgiye, boyaya nasıl indirgenemezse, şiir de sözcüğe indirgenemez. tuval, çizgi, boya, sözcük var oysa ne resim ne de şiir var.

    olmayan bir şeyle bağlantı kuruyoruz, şiirle yaşarken. o olmayanı, kendi olmazlığı, yokluğu, hiçliği ile yaşayabilendir, okur. hiçi, hiçliği yaşantılayabilendir. gerçek sanat yaşayıcısı, sanatın fiziğini, sanatın maddesini yaşamaz; o fizikteki, maddedeki sanatı yaşar. hiçliği yaşar.

    elbette söylediklerimden “hiçlik”, “olmayan” sözleriyle oynadığım, onun anlamını belirgin kılmaktan kaçındığım sonucu çıkarılabilir. sanat insanın hiçleyebilme gücünden doğdu. mağara duvarlarına çizdiklerini bugünkü gözlüklerimizle okursak, insanın sanat tarihini çok eskilere götürebiliriz. bence, sanat değil onlar. sanata giden yolda başlangıç adımları. sanat bu dünyada olmayana açılan bir kapı. hiç kapısı. neden hiç. bu dünyada bulunmadığı için hiç. bu dünyada bulunmayan hiç midir? örneğin, mantığın, matematiğin nesneleri? platon’un ideaları?

    hiç edebiyatın, genel olarak sanatın yokluğuna karşın söylenmiştir. yaşamını sanatın, edebiyatın varlığı ile doldurduğunu düşünenlere karşı söylenmiştir. sanat yapıtlarına para akıtan varsıl insanlar, bir hiçe mi harcıyorlar varlıklarını? hiçin izlerine. kâğıttaki mürekkep lekeleri, mimarlık ürünlerini oluşturan taşlar, çimentolar, ahşaplar, hiçin izleridir. hiç onlarda, heidegger’in bir başka bağlamda kullandığı sözüyle, hiçlemektedir. hiç hiçlendiğinde izlerden sanat yapıtına yürürüz; hiç hiçlendiğinde izleri oluşturacak, mürekkep lekelerini, taşları, boyaları kullanarak yapıtı ortaya koyarız.

    hiç, bu dünyadaki hepliği anlamak için yaşamamız gereken süreçtir. kendimizi boşaltmak, saçma sapan anlam yığınları arasından, kendimize yeniden başlamak için gereklidir. hiçleyen, sanat yoluyla, hiçleme sürecini gerçekleştirebilir. sanat, edebiyat, tek hiçlenme, hiçleme yolu değildir. hiçleme, irademiz dışında bir ruhsal bozukluk da olabilir. toplumsal, ekonomik, sorunlarla başetme yolu da. oysa sanattaki hiçleme, ahlak boyutu olan, bu dünyanın alışılagelen sınırlarının dışına taşmaya olanak veren bir başarıdır. okur hiçler, yapıt hiçlenir, yazar hiçlenir. yazar hiçler. okur ve yapıt hiçlenir.

    hiçlenince dünya yiter. yeni bir anlam dünyası gelir. kokuşmuşluğun kaynağında hiçleyememe beceriksizliğimiz durur.

    okur bunları anlamak için, söylenenlerin hiçliğini görmeli. olağan dünyada işleyen bu yazıyı, bu konuşmayı hiçlemelidir. hiçlemenin bir oyun olmadığını hiçlenenlerin yanan yüreği bilir.

    sanatın hiçliğinde durur yaşamın içliği.

    ahmet inam
    (ne fatih öldü mü olamaz olamaz kesinlikle olamaz, 24.09.2009 18:07)
  20. asla anlatılamayacak olandır.
    (blinkin, 24.09.2009 18:11)
  21. neverending story' nin ana karakterlerindendir.
    genelde hiçlik karşısında hiçliğe düşülür, karşı durmak adına bir şey yapılmaz.
    işte bu kitapta hiçlik öylesine somut ki onunla savaşmayı öğrenmemek imkansız.
    (agnodice, 24.09.2009 18:21)
  22. yalnızca tevehhümüyle doğabilen, aslında olmayan ve kendi tanımı içinde paradigma hortumlarının rüzgarlarını hissettiğimiz ademiyet.
    (tek, 24.09.2009 18:21)
  23. "varlığı hissetme acısı" yokluğunu hissetmek,
    "sonsuzu farketme sızısı" faniliğini yaşamak,
    "herşeye sahiplik arzusu" fakirliğini yutkunmak,
    koca bir dünya olup, 7 milyardan biri olmak...
    (anka, 24.09.2009 18:29 ~ 19:36)
  24. bizi bir şey olmaya zorlayan düzende, bir şey olmak adına elinden bir şey gelmeyenlerin, yahut bu kaygıyı gütmemeyi becerebilenlerin itildikleri konum.
    (manto, 28.09.2009 16:09)
  25. ferhan şaylıman'ın turkuvaz yayıncılıktan çıkmış olan romanıdır. arka kapağından alıntılarsak;

    "ertelemek, yaşamın mayasını kaçırır.

    kızdıysan bağır, sevindiysen söyle, acıktıysan ye, uykun geldiyse yat, özlediysen arkasından koş, sıkıldıysan çarp kapıyı çık, konuşmak istiyorsan konuş.

    sonraya ertelenen ne varsa ruhunu, kokusunu, tazeliğini, öz suyunu yitirir.

    söylenmeyen sözlerde zaman aşımına uğrarlar.

    yaşlanmaya benzer bu: sözcüklerde büzüşüp, küçülürler. geriye dönüş yapıldığında o vurucu gücü, etkiyi beklemek hayaldir."
    (magnetic resonance, 04.10.2009 19:53)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil