|
|
- arkadaşlıklarının ilk baharında talihsiz bir hadiseden ötürü gururu incinen tarafın görüşmeyi kesmesi neticesinde vuku bulan ayrılma durumu
- iki arkadaşın gurur yapması dolayısıyla biten arkadaşlıklardır.birisi gelip özür dilediğinde genelde devam eder
- ardı arkası gelmeyen inatlaşmalarla sonsuza kadar yok olabilen arkadaşlıklar. oysa ne gereği vardı sarılıp barışmak varken dünya fani ölüm ani değil mi...
- neden bittiğini anlayamayınca (anlamamakta inat edince), bu tür bir savunmaya girer bazı arkadaş(!)lar. zira arkadaşlıklar öyle sanıldığı kadar kolay bitmez. beraber geçirdiğiniz onca güzel zaman hiç de sanıldığı gibi bir anda bitmez. dostun bir sözü yareler beni diye bir söz vardı. tek bir söz yeter kalbinizin kırılmasına. affetmek istesenizde olmaz, unutamassınız. arkadaşındır, canındır ama zamanı gelince canım dediği zaman canın çıksın diyecek kadar da asileşirsin o'na.
- insanın yüreğini acıtan bir yandan gurur yapıp ne hali varsa görsüm denirken bir yanda arkadaşınla yaptığın şeyleri özlemek.
(thyme, 06.04.2006 14:28)
- yıllarca çok ii arkadaş zannettiğin hatta kardeş gibi gördüğün kişinin ders için seni kıskanması,senin arkandan kouşması ve telefonlarına çıkmamasıyla biten arkadaşlıktır(artık buna ne kadar arkadaşlık denirse)
- sağlam temellere oturmamış arkadaşlıklardır
- eğer büyük bir kavga edip de darılmışsanız pek sorun yoktur, bir telefon işi çözmeye yetebilir, "derdiniz nedir?" oturup konuşur ve eskisi gibi olabilirsiniz, ama ortada hiç bir kavga, hiç bir resmi sebep olmayıp zamanla oluşan soğukluklar varsa işte o zaman bir daha eskisi gibi olması imkansıza yakındır. arayıp "naber" demek için bile bir sebep bulamazsınız bir süre sonra, başka bir şeydir o. bitmiştir gerçekten.
(zelig, 11.02.2007 23:51)
- bir karşı cins yüzünden bitmişse hiç yere bitmiştir evet.gelip geçici insanlar için arkadaşlarımızı kırmamalı, geri dönüşü olmayacak yollara girmemeliyiz.
(bkz: dönüş yok)
- başlamaması gereken arkadaşlıklardır.
bir şey olmamaya yazgılıysa; ya hiç olmaz,başı yoktur.
ya da sonu, başına hiç aklınıza gelmeyecek kadar yakındır...
keskin bir sondur.
vakit kaybedilmemelidir bir hiç yüzünden.
yine bir kareoke gecesi düzenlenmeli,
gerçek dostlarla içmeden sarhoş olunmalıdır.
korkmayın, söylediğiniz şarkılar orada kalır...
- birbirlerinin telefon numaralarını kaybetmek suretiyle bitmiş arkadaşlıklar olabilir.
- biteceğini sezen tarafın süper manevra kabiliyetini artırıp haksız konuma düşmemeyi becermesi gereken arkadaşlıktır.
(azman, 24.03.2007 00:55)
- araya yılların, farklı üniversitelerin, farklı dertlerin, kederlerin, sorunların, farklı hayatların girdiği, paylaşacak birşeyin kalmadığı sessiz bir kopuştur hiç yere bitiverir. yıllar sonra rüyanızda sürekli onları ararsınız, sizde 5 sene öncesinden kalan telefonları artık iptal edilmiştir, ev numarasını ararsınız, "öyle biri yok, yanlış numara!" lafıyla hayalkırıklığına uğrayıp son bir umut googledan arama yaparsınız, çıkan saçma şeylere bakıp bu olabilir mi, yok yok bu olamaz diye düşünürsünüz. 118 bilinmeyen numaraları arayıp ev numarasını öğrenmek istersiniz ama babasının ismi bir türlü aklınıza gelmez zira ev telefonu genelde babaların üstüne kayıtlıdır, yine de şansınızı deneyip arkadaşınızın ismini söylersiniz telefondaki sese ve karşılığında "öyle bir kayıt bulunmamaktadır efendim" cevabıyla karşılaşıp rüyalarda buluşmak üzere ayrılırsınız.
- göreceli bir kavramdır, sizin yaptığınız arkadaşınıza onun yaptığı da size hiç gelebilir. asıl önemli olan bir hiç de olsa o nedenin arkadaşlığınızı bitirmiş olmasıdır, geriye dönülüp bakıldığında pişman olunacak hareketlerden, yersiz gurur'dan, ve kalp kıracak olaylardan kaçınmak gerekir. (tabi bu arkadaşlık önemliyse)
- bir anlık gurur meseleleriyle , istemeden , içler kan ağlayarak biten arkadaşlıklardır. zaman geçer , insan özler fakat arayamaz , sorayamaz. dersin ''ulan bir arasa be , o arasa.'' bitmesi yazık olan arkadaşlıklardır.
- eğer arkadaşınız karşı cinsten ise medeniyet seviyesi taş devri standartlarını aşamamış olan sevgilisinin yersiz kıskançlığı yüzünden bitebilen arkadaşlıklardır. çok koyan bir durumdur hem de çok...
- bitmeyi haketmiş bir arkadaşlıktır.eninde sonunda hiç yere veya çok yere bitecektir zaten.zira gerçek bir arkadaşlık yaşayan taraf ya da taraflar hiç yere bunun bitmesine asla izin vermeyecekler,bir şekilde durumu toparlamaya çalışacak ve hatta toparlayacaklardır.yanlışsam söyleyin...
(belle, 19.10.2008 01:33)
- yıllarını dip dibe geçirdiğin, kardeşim demekten öte öyle olduğunu bildiğin, birlikte geçirdiğin günlerin sana getirip kalbinde biriktirdiği ama senin hep görmezden gelmeye çalıştığın kırgınlıkların saçma sapan bi olay sonucu saklandıkları yerden çıkmalarıyla gerçekleşen hadise. yolda giderken "acaba o mu?" diye alakasız tiplere gözün takılarak geçirdiğin onlarsız, eksik ve tuhaf yıllar. eski fotoğraflara kolay kolay bakamama nedeni.
- gerçek arkadaşlık değildir. sadece tek taraflı menfaat üzerine kurulmuştur.
- başlık, gerekli tanımı içerdiğinden fazla söze gerek görmüyorum. hiç yeredir, belki bazen gerekendir ama bir hiç uğrunadır işte. yalnız değinmek istediğim bir konu, tam da sırası gelmişken, bu başlık altına yazılmayı hak ediyor.
bizler yani insan cinsi olanlar, ( sadece türk toplumundan bahsedemiyorum, bu konu tüm insan cinsinin yaptığı bir şey çünkü) bayılıyoruz sınıflandırmaya, kademelendirmeye, ölçülere, kıstaslara. yeni bir insan tanırken, önce hangi sınıfa sokacağımızı düşünüyoruz. dış görünüşüne bakıp sınıflandırabiliyoruz. giyim kuşamı bir ölçü olabiliyor. maalesef bu bir dünya gerçeği. kimse ben önem vermem demesin, tanımadığınız biriyle tanışma nedeninizin dış görünüşü olduğunu kendinize itiraf edin. tesadüfen tanıştıklarınızdan bahsetmiyorum, bir arkadaşınızın ayak üstü tanıştırdığı birinden de değil. çünkü onlar dış görünüşleriyle yeterince etkili olmazlarsa zaten anlık tanışıklıklar kategorisinde yer alır. bakın şans bile tanınmadı.
yeterli etki sağlandıktan sonra başlıyor kademelendirme işte. ''bu benim arkadaşım'' hitabına layık görülüyor. biraz daha tanıdıktan sonra sır alış-verişleri başlıyor. burada güven mekanizması çalışmaya başlıyor. yeteri kadar güvenilirse, yeterli vakit geçirilirse '' bu benim dostum'' deniyor. zaten 100 arkadaşın olacağına, 2 dostun olsun yeter değil mi? bence değil.
kademelendirme olayı duygusal ilişkilerde de karşımıza çıkar.
'' ilgi duyuyorum '', '' elektrik aldım'', '' hoşlanıyorum '', '' aşık oldum '', '' seviyorum'' vs...
duygularımızı nasıl da basite indirgiyoruz. nasıl da adlandırıp komikleşiyoruz. herşeyi dahasına göre, artımına göre kategorilere sokuyoruz.
hayatımızdaki birine sırf arkadaşımız olduğu için sır veremezken, sırf dostumuz olduğu için aşık olamıyoruz. aşık olduğumuz kişiyle arkadaş olamıyor, sevdiklerimizle ayrılınca konuşamıyoruz.
hem de ne uğruna? bir hiç uğruna!
gerçek arkadaşlık, gerçek dosluk, gerçek sevgililik... nedir gerçek?
işte sana gerçek, dost acı söyler.
biten her ne olursa olsun ortada bir zayiat vardır. hiçbir şey gidenin yerini doldurmaz.
(bkz: arkadaşım sana diyorum)!
|