|
|
- browser'ına sığınıp kendini evine atan duygusal bir yazarın sıkıntı çekmeden gerçekleştirebileceği eylem.
her an mesaj kutunuza bir mesaj düşebilir...
- (bkz: arı sıçtı)
- (bkz: ya çıkarsa)
(murty, 23.02.2007 23:45)
- (bkz: seni seviyorum un anlamını bilmemek)
- (bkz: based on a true story)
sabah işe vardığınızda bilgisayarı açarsınız. üzerinizden atamadığınız bir mahmurluk ile monitördeki azur mavisi duvar kağıdındaki adada olma hayallerinden sıyrıldığınız an www.itusozluk.com'a girersiniz. melik duyar'a teşekkür edip sol frame'e bir göz gezdirirken mesaj kutusu mavi mavi yanar. "sabahın 9unda kim ola ki" derken hiç muhabbetiniz olmayan bir yazardan "günaydın" yazılı bir mesaj alırsınız. yazarı tanımadığınıza o kadar eminsinizdir ki yine de bir malumat edinmek için yazarı incelersiniz. evet. kesinlikle hiç bir muhabbetiniz olmayan bir yazardan, sinir bozucu olacağı sinyallerini daha dünden veren bir iş günü başında bir "günaydın" mesajı almak çok hoşunuza gider. çünkü çoğumuz üst kattaki komşusunu bile tanımayan bir nesiliz. yüzünü her gün gördüğümüz marketçi amca'dan esirgediğimiz "günaydın"ı hiç tanımadığımız bir insanla paylaşmak durumu tuhaf gelir. günaydın yazılı bir mesaj da biz göndeririz.
...
gelgelelim;
hiç tanımadığı bir yazara seni seviyorum demek; günümüzde insan sevgisinin masumiyetini unutmuş ya da hiç duymamış insanın garipseyeceği bir durumdur...
lan nooldu bana akşam akşam?!?
- (bkz: tey tey tey)
- (bkz: sana karşı boş değilim)
- (bkz: aşkım baksana bana)
- beni sözlüğe bağlayan sıcacıklıktır bu...
(bkz: @404831)
- (bkz: sizi seviyorum)
- (bkz: biz de seni seviyoruz)
- (bkz: ben de hepinizi seviyorum),seri eksi oy vereni de seviyorum(bazen seri eksi oy vermesi işime geliyor)
- (bkz: nobody loves no one)
- 'dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe sırf sana benziyor diye merhaba dedim'in çağımıza uyum sağlamış versionudur.
- kendini bilmez bir yazar tarafından başıma getirilen hadisedir, arkadaş kalmayı tercih ettik bittabi.
- yalancılıktır.
- dün gece hiç tanımadığım bir erkeğe sırf sana benziyor diye...
- (bkz: sınır tanımayan sevgi pıtırcıklığı)
- dün gece hiç tanımadığım bir yazara
sırf senin girilerine benzer yazıyor diye
usulca mesaj atıp seni seviyorum dedim
tanıdık bir cevap aradım
şaşkın mesajında dün
bildik bir giri bekledim
sözlükten kalma öylesine
yazdı birşeyler söyledi
beklediğim giriler bunlar değil,
oy verdi girilerime
ama senin gibi değil
**telif hakkı sözkonusu olursa kendi kendimi imha ederim**
- insanlar, anlık coşumlara kapılabilen varlıklardır. bu nedenle, tanınmayan bir yazara seni seviyorum demek, çok da şaşılmaması gereken, hoş karşılanabilecek bir harekettir. masumane bir hezeyandır.
sol framede açılmış ilginç bir başlık görürsünüz. açan x yazar kişisi, güzel ifade etmiş, sürükleyici yazmış. yer yer güldüren, yer yer düşündüren bu yazının altındaki takdire şayan bir esermiş gülücüğüne tıklayıp geçersiniz.
gel zaman git zaman, ilginizi çeken birkaç girinin içinde, bir tanesi dikkatinizi çeker. adeta duygularınıza tercüman olmuş, dillendiremediklerinizi bir bir dökmüştür ortaya. zaman zaman beyninizden geçen düşüncelerin, metin halini okuyorsunuzdur. allah allah der, yine tıklarsınız gülücüğe, ama o da ne, yazan yine x.
girilerine göz atarsınız, duygusallıkla yoğrulmuş ince mizah alır götürür sizi. ayrılığı sizin ayrılığınız, kavgası sizin kavganız, aşkı sizin aşkınız, hüznü sizin hüznünüzdür. o kadar kesişen noktalar vardır ki hayatınızda, girilerini bir bütün olarak incelediğinizde, hayatı hakkında kesin yargılara ulaşır, ruh eşi olabileceğinizi sorgularsınız farkında olmadan. zaman geçtikçe, sadece o yazarın girilerini takip ederken bulursunuz kendinizi. yazdıklarıyla size bir nefes kadar yakın, bulutlar kadar uzaktır.
evet, x ile aranızda anlamdıramadığınız soyut bir bağ oluşmuştur. cesaretinizi toplayıp, mesaj atmak istersiniz. ne yazacağınızı kestirmeye çalışırken, hiç tanımadığınız, ama aslında çok iyi tanıdığınız bu x'e, seni seviyorum demek gelir içinizden...(tatalu, 14.01.2008 01:18 ~ 01:19)
- postane:
diazepam: seni seviyorum!!
camel: hacı yanlış geldi mesaj
diazepam: hayır neden yanlış olsun seni seviyorum!!
camel: tanıştık mı biz??
diazepam: aşkolsun 4. yıl partisinde pistlerde sarmaş dolaş!!
camel: karıştırdın sen hafız!
diazepam: bir kızın ağzına hiç yakışmıyor böle hacı, hafız falan
camel: ben erkeğim arkadaşım
diazepam: gece öyle demiyordun ama???
camel: lan siktir git, ne gecesi ne gündüzü??
diazepam: şişşşşşştt! bozma büyüyü, seviyorum seni
camel: arkadaşım erkeğim ben
diazepam: ee ne demeye ümit verdin bana?
camel: manyak ben geceye bile gelmedim
diazepam: kimi öptüm olm ben paso??
camel: beni diil
diazepam: öpiiim mi?
camel: s.ktir!!!
diazepam: canım, sinirlenince çok güzel oluyorsun.....
- fanatik/platonik/psişik okur sendromu.
yazarı gerçekten tanıyınca ortadan kalkan bir sanrı türü olduğu için, genellikle ilaçla tedavi gerektirmez.(cohen, 04.04.2008 17:27)
- (bkz: @2735859)(tanımam etmem)
edit: hepinizi çok seviyorum. haap.şuu!
(bkz: anlamsız mutluluk belirtileri)
- hiç tanımadığı bir yazarın uçmasına üzülmek kadar makul durumdur.**
"tanımadığın yazarı seversin, ona lafım yok; ama niye gidip tanımadığın yazara seni seviyorum diyorsun?" cümlesiyse eğer konunun özeti; ben sevdirenin sevildiğini bilmesinden yanayım her zaman. seviyorsam söylerim. ha sallar sallamaz o ayrı.
gördüğümüz tanıdığımız, çok sevdiğimiz insanlara doyasıya 'seni seviyorum' diyemiyoruz... üstüne üstlük, zaten güvensiz milletiz, kasıp söyleyene bile inanmıyoruz. neden burada da kasıp duralım?
söyleyin gitsin, kampanya olsun hatta. herkes, sevdiği ve tanımadığı bir yazarı seçsin, bu giriye bakınız verip 'seni seviyorum' yazsın. (bkz: gaza getirmek)
|