her ilişkiye kendini adamaktır, toy insan davranışıdır. son erkeğim, son kadınım yaklaşımıdır, ama hayat öyle düşünmüyor, hayat sizin sevginize göre şekillendirmiyor kendini. ne kadar zorlarsanız zorlayın sizin ilişkiniz sıvı oluyor içinde bulunduğu kabın şeklini alan. ve eğer hayatsa sizi şekillendiren kap, nadiren ilk ilişkinizin son ilişkiniz olmasına izin veriyor.
ona tüm sevgimi verdim ben ama? diye ağlıyorsunuz, sonra bir bakmışsınız aynı sevgiyi başkasına da veriyorsunuz. dürüst olan hayat aslında, onu kandırmaya çalışan sizsiniz.
edit: imla
işi sorumluluk boyutuna taşımaktır. sanki sevmeyi bırakırsan kendine ihanet etmiş gibi hissedersin. ilişki bitse bile sevgin biterse ucuz bir fahişeden farksız olacakmışsın gibi saçma bir sorumluluk duygusuyla sevmeye devam edersin. lakin zaman içinde bu sevmek değil takıntı haline getirmekten başkası olamaz.
her an ayrılacakmış ya da kesin bitecek bu ilişki diye yaşanmasından binlerce kez yeğ olan durumdur. bahsettiğimiz mevzu aşk ise şayet, hiç ayrılmayacakmışız gibi gelmesi kadar doğal olan bir durum yok belki de.
yalnızca, zamanla her şeyin değişebileceğinin ayırdında olmak ve ayrıldıktan sonra sudan çıkmış balığa dönmemek için bunun dışında da bir dünya olduğunu bilmek gerekiyor.
çok büyük bir aşkla sevmektir ve en başından bellidir sonunda ayrılık olacağı. belki de o yüzden bu kadar çok sevilmektedir.
ayrılma vakti geldiğinde normal bir ilişkiden daha fazla acıtır , eğer ayrılırken bile hiç ayrılmayacakmış gibi seviyorsa taraflar veya taraflardan biri.
her an ayrılacakmış gibi sevmenin tam tersi desek, bu durumda pek fena. hiç bitmeyecek bir tabak yemek gibi, en lezzetlisi olsa ne çıkar?
(heidi, 19.06.2009 11:13)
imkansız olan herzaman daha çekicidir insanoğlu için.
ayrılık olacağı böyle bir ilişkinin en başında bellidir ki , bu yüzdendir ayrılmayacak gibi sevmesi insanın.
diğer bir açıklamasıda o aşkın imkansız oluşudur işte..
sonunda ayrılık olacağı bilindiği halde seviliyorsa, gelecekteki hayat arkadaşı olma beklentisi bile olmadan sevmektir. onu gördüğü bir saate veya bir dakikaya bin yıl sığdırmaktır. sonu elbette üzücüdür. mantıklı insanların müstehzi gülümsemelerine bile sebep olabilecek bir sevgidir.
ama sevgidir o. içine başka bir duygu, beklenti katılmamış, sevilenin hiç şüphe etmediği, arı bırakılmış sevgi. ayrılacağını bilmek ve ayrılmayacakmış gibi sevmek...bunu yaşayan insandaki yürek,
gerçek sevgiyle dolu yürektir.
fazla ağlak bulunabilir ve "hangi devirde yaşıyoruz yahu" mantığıyla karşılanabilir ama bunu yaşayanlar vardır. herkes gerçek sevginin değerini bilse, kendisini mantıklı düşünmeye itecek güvensizlikler yaşanmazdı zaten. "hangi devirde yaşıyoruz yahu" sözü, "değerin bilinmeyecek, akıllı ve bencil ol" demektir çünkü. doğrudur da bu.
işte bunu bilerek sevmektir. kaç kişi sever böyle? hayat arkadaşı bile sevemez belki.
kendi kendini kandırmak, kendini boşa heba etmektir. birbirinin aynısı insan olur mu lan?
birgün ayrılacakmış gibi sevmek cümlesini akla getiren cümle. nasıl oluyorsa?
dinibütünler dünyevi işlerine kılıf bulmak için derler ki; "hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahret için çalışacaksın."
bu da başka bir kılıf olabilir benzeri bünyelere: "hiç ayrılmayacakmış gibi sevecek, yarın ayrılacakmış gibi başka ilişkilere açık olacaksın."
(muzevir, 19.06.2009 11:50 ~ 11:54)
aksini düşünemediğim durumdur. öyle eğreti sevmek mi olur ! sevgin biterse ayrılırsın. ancak bir vakitte ayrılmak bir mecburiyetse, ayrılacağını bilmene rağmen seversin, hatta sonrasında hiç dönmeyeceğini bilerek seversin falan. böyle şeyler var.
15 dk dır hakkında bişeyler yazmaya çalıştığım önerme.yazıp yazıp sildiğim.siliyorum bi yerde bi yanlış olduğunu bağırıp duruyor kurduğum her cümle.denk gelmiyo bi türlü.
şimdi buldum yanlışı.sevmek,ayrılma ihtimalinin olup olmaması ya da bu ihtimalin küçük olup olmaması ile ilişkilendirilemeyecek kadar tek başına başına bişey sanırım.yani öyle olmalı.başlık cümlenin türev cümlelerine bakarsak eğer:
"hiç ayrılmayacakmış gibi sevmek"
"ayrılacakmış gibi sevmek"
"yarın ayrılacakmış gibi sevmek"
"üç yıl sonra ayrılacakmış gibi sevmek"
"bir gün nasıl olsa ayrılık olacağı için sevmemek"
"bir yıla kadar ayrılacağı ihtimalini göz önüne alırsak ben iyisimi şu kadar seveyim"ama ya ayrılmazsak!
gibi devam edip gidebilir.komik değil mi?
sevmek,herhangi bir zamana,herhangi bir duruma göre şekil verilebilecek,kesip biçilebilecek bişey mi?
sevmelerin en güzelidir.
ayrıldıktan sonra bile en güzelidir.
aslında hiç ayrılmamışsınızdır da zaten.
ayrılık sevdaya dahil;
ayrılanlar hala sevgili misali.
(tuana, 19.06.2009 12:04)
sevgilinin isminin dövme yapilması ile sonuçlana bilir, aman dikkat etmek lazım
en kolaydır..imkansız filan da değildir..aksine öle kolaydır ki onu hayatının merkezine koymak..onun bunu haketmesi bile gerekmez..onu seçmişsindir işte,yaşadığın ve yaşayacağın herşeyde onun varolacağına inanmışsındır bi kere..doğru bile olması gerekmez..geleceğin belirsizliğini bir kenara itip hiç bitmeyecekmiş gibi sevmek ne kolaydır..asla fazladan bir çaba gerektirmez..bütün seçimlerini ona göre yapmak,bütün mutlulukları bir çift sözüne bağlamak,ellerini,tenini,herşeyini vazgeçilmez saymak..çoğu kez seni ikna etmesi bile gerekmez..sen inanmaya çoktan heveslisindir..ayrılık kelimesi lugatından çıkmıştır bir kere,neden kendini yok saydığın bir sona hazırlayasındır ki..işte mutluluk olanca ağırlığıyla önünde durmaktadır..doyasıya yaşamak varken neden bitişleri düşünesin ki..onun bunu onaylaması bile gerekmez..
insan kendini attı mı bölesi sonlu sonsuz bir kandırmacanın içine geri dönüş yoktur çoğu kez..amma kader bir son yazdıysa sana,gerçek bir bitiş.. sonsuz sonlu acıların içine düşersin,inançların,hayallerin herşeyin yok olur da kaçtığın belirsizliklerin kucağına düşersin..
ama yine de bir gün bitebileceği ihtimalini aklının,yüreğinin bir yerinde saklayıp hiç ayrılmayacakmışçasına aşkla,özveriyle sevdalanmak en güzeli..
genelde gerçekleşmeyen fiil veya fiilimsi dir.
gerçekten sevmektir. aksi takdirde içinde süphelerin ve soru işaretlerinin olduğu sevgi bence gerçek sevgi değildir. ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, hiçbir kimse birini severken bunu üç aylık severim, dört ay sevsem yeter demez.. ayrılıklar niçin oluyor peki derseniz.. bir yerde yol varsa eğer biter, bitiyor..
tersi ondan sonra hiç kimseyi sevemeyeceğinizi bile bile ayrılmaktır.
karşı taraftan aynı hissi görmediğin takdirde, kendini salak hissetmene yol açan eylem.
ama karşı taraf da aynısını hissediyorsa, huzurdan başka bir şeyle dolmaz ruh.
kanımca yanlış olan söylemdir. sevmek saf, temiz ve yalnızdır. yanında gibi'ler barındırmaz. bir şey gibi seviyorsanız, mesela ayrılmayacakmış gibi, sevgi saflığını yitirir. sevmek yürkten gelir, engel tanımaz, düşünmez, karar vermez. seviyorsan seviyorsundur. o kadar...
hindistan halkının ineklere tapmasına benzettiğim hadisedir. körü körüne bağlanılıp sonunda ayrılık olunca
göte giren şemsiye açılmaz atasözünün kullanılmasına sebebiyet veren olaydır.