pink floyd un sabahlara kadar dinlenesi parcası..
sözleri de şu şekildedir..
hey you, out there in the cold
getting lonely, getting old
can you feel me?
hey you, standing in the aisles
with itchy feet and fading smiles
can you feel me?
hey you, dont help them to bury the light
don't give in without a fight.
hey you, out there on your own
sitting naked by the phone
would you touch me?
hey you, with you ear against the wall
waiting for someone to call out
would you touch me?
hey you, would you help me to carry the stone?
open your heart, i'm coming home.
but it was only fantasy.
the wall was too high,
as you can see.
no matter how he tried,
he could not break free.
and the worms ate into his brain.
hey you, standing in the road
always doing what you're told,
can you help me?
hey you, out there beyond the wall,
breaking bottles in the hall,
can you help me?
hey you, don't tell me there's no hope at all
together we stand, divided we fall.
pink floyd'un mükemmel şarkısı.
the wall filminde ilginç bir şekilde bu şarkıya yer verilmemiştir. ama dvd versiyonunda ekstralarda bulunabilir.
özellikle
but it was only fantasy.
the wall was too high,
as you can see.
no matter how he tried,
he could not break free.
and the worms ate into his brain.
her dinlediğinizde içinizde ürperti gibi garip duygular bırakabilecek "open your heart, i'm coming home" sözünü taşıyan pink floyd parçası.
türkçe sözleri:
hey sen dişarda soguktaki
gitgide yalnızlaşan gitgide yaşlanan hissedebiliyor musun beni
hey siz geçitte duranlar
kaşınan ayaklarınız ve solan gülüşlerinizle
hissedebiliyor musun beni
hey siz yardım etmeyin onların ışıgı örtmelerine
teslim olmayın savaşmadan
hey sen orada tek başına
telefonun yanında çırılçırlak oturan dokunur musun bana?
hey sen kulagını duvara dayamış
çagıracak birini bekleyen dokunur musun bana
hey sen yardım edermisin bu taşı taşımama
aç kalbini dönüyorum eve
fakat bu yalnızca bır hayaldi.
duvar çok yüksekti gördüğün gibi
ne kadar ugraştıysa da kavuşamadı özgürlüğüne
ve solucanlar yediler beyninin içini
hey sen orada yoldaki
ne emredilirse yerine getiren bana yardım eder misin
holdeki şişeleri kıran bana yardım edermisin
hey sen bana hiç umut olmadığını söyleme sakın
birlikteyken ayaktayız bölünürsek yıkılırız
pink floyd'un kendi şizofreni tavanını yaptığı the wall albümünde yer alan, şizofreni marşı niteliğindeki parça. duvarın içinden dışarıdakilere sesleniş. ama duvar çok yüksek maalesef.
"together we stand, divided we fall" vay be.. ne yapmış ulan adamlar.
the squid and the whale'in soundtracki. filmdeki başrol oyuncularından "walt" okulunun yaptığı yetenek yarışmasına "bu şarkı benim" diyerek katılır, birinci olur, 1000$ ödül alır. akabinde ortaya gerçek çıkar yalnız.
pink floyd'un ikona kavramı "wall" için ürettiği en vurucu kafiyeyi içinde barındıran şarkıdır. popüler müziğin kendi tanımını aştığı, artık "pop"tan bir başka şeye dönüştüğü o nadir, büyülü anlardan biridir.
"all in all you're just another brick in the wall" ile tespiti koymuş bulunan roger amca ve dadaşları, "together we stand, divided we fall" ile kendi kendilerine cevap verip devreyi tamamlamaktadır.
eserde kendini dışarıdan ayıracak, yeni bitirdiği duvarlar ve artık yardım çağrılarının duyulması için çok geç olduğunun ve asıl istediği şeyi bu şekilde elde edemeyeceğinin farkına varışı anlatılıyor. izole olma durumu, kendini soyutlama ve pişmanlık... artık çığlıklarını, çağrılarını kimse duyamaz; çünkü "izolasyon" beklemediği kadar kuvvetli olmuştur ve istemediği sonuçlar doğurmaktadır.
"hey you out there in the cold getting lonely, getting old, can you feel me?"
"hey you standing in the aisles with itchy feet and fading smiles, can you feel me?"
"but it was only a fantasy. the wall was too high as you can see no matter how he tried he could not break free. and the worms ate into his brain." buradaki solucanlar da sanıyorum ki kendini soyutlamasına yardımcı olan faktördür. uyuşturucu mudur acaba? ya da lsd? burada her ne kadar bi çok insan karşı çıksa da benim aklıma her seferinde kendiliğinden syd barret geliyor. pink floyd da böylece pink floyd olmuş oluyor.
bu şarkının bir de dream theater coveri bulunur, orjinali kadar ii olduğunu söyleyebiliriz, ilk dinlediğimde vokali bu kadar ii beklemiyordum fakat labrie hakkını vermiş.
madonna'nın anlamlı sözleri olan yeni parçası.sözleri şöyle:
hey you,
don't you give up, it's not so bad
there's still a chance for us
hey you,
just be yourself, don't be so shy
there's reasons why it's hard
keep it together, you'll make it alright
our celebration is going on tonight
poets and prophets would envy what we do
this could be good, hey you
hey you,
open your heart, it's not so strange
you've got to change this time
hey you,
remember this, none of it's real
ıncluding the way you feel
keep it together, we'll make it alright
our celebration is going on tonight
poets and prophets would envy what we do
this could be good, hey you
save your soul, little sister
save your soul, little brother
hey you, save yourself
don't rely on anyone else
first love yourself, then you can love someone else
ıf you can change someone else, then you have saved someone else
but you must first love youself, then you can love someone else
ıf you can change someone else, then you have saved someone else
but you must first
hey you,
they're on the fence, you've got a choice
one day it will make sense
hey you,
first love yourself, or if you can't,
try to love someone else
keep it together, we'll make it alright
our celebration is going on tonight
poets and prophets will envy what we do
this could be good, hey you
the wall albümünün en beğenilesi şarkısıdır(gerçi hepsi fazlasıyla iyiydi ama) ve the wall filmin de de en filmin en etkileyici denecek sahnelerinden birinde bu şarkı çalmakta ve sahnenin etkisini bin kat daha fazla arttırmaktadır.
"open your heart, i'm coming home.." sözleri geçtiği anda bir anda yeryüzüne veda edersin, sonra tekrar sözlere girildiğinde bulutların üzerinde hissedersin kendini..
konser versiyonu, şu sıralar hayatımın fonunda çalmaktadır. her çaldığında ürperiyorum, gözlerim yaşarıyor neredeyse. gerçek müzik böyle bir şey olmalı; dünyanın öbür ucundaki adamlar, ben doğmadan yıllar önce bir şeyler yapıyorlar; yaptıkları şey yıllar sonra beni kendimden geçiriyor.
together we stand, divided we fall.