belki ilginizi çeker
  1. · manfred liedtke
  2. · sol çerçevedeki başlıklardan hikaye yazmak
  3. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  2. · annelerin yakışıklı anlayışı
  3. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  4. · itü sözlük e bir daha gelinse alınacak nickler
  5. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  6. · disko kralı
  7. · bakire kız ile evlenmenin verdiği huzur
  8. · az daha kendimi mutlu hissediyordum
  9. · por una cabeza

herr liedtke*  

  1. üsküdar anadolu lisesinin en kral giyinen ve yakışıklı alman hocasıydı. asıl adı manfred liedtke'dir, herr liedtke "bay liedtke" demektir, aynı zamanda da "master liedtke", "liedtke beyefendi" anlamını da taşır, hocalara böyle hitap edilir.

    her neyse ortaokul hazırlıktaydık biz üsküdar anadolu lisesinde, ilkokuldan yeni çıkmışız, adam ilk derste gelmiş paso almanca konuşuyor. yavaş gerçi ama tek kelime türkçe konuşmuyor. biz de tıfılız tabii hepimiz, böyle nası öğrenicez almancayı yaw diye kara kara düşünüyoruz. bi türk hocayla geldi ilk derse. o saolsun tercüme etti azcık bizim derdimizi, adam dedi ki, (demiş ki daha doğrusu) "benim daha önce ingilizce öğrencilerim de oldu, onlarla da hiç kendi dillerinde konuşmadım, ama öğrendiler, hep böyle olur, zamanla anlarsınız."
    biz de vardır bir bildiği diye boyun büktük, iki gün sonra adamın ne dediğini anlamasak da tuhaf bi içgörüyle sezmeye başlamıştık, sanki sesinin tonu anlatıyodu her şeyi, sonra bazı şeyleri kast ederken hep aynı kelimeleri kullandığını çözmeye başladık, bi hafta sonra o kelimeler kafamızda sezdiğimiz şeyle bütünleşmeye başladı ve adamı tamamen anlamaya başladık, çoğu kelimeyi anlamasak da kafamızdan tamamlıyoduk gerisini.
    onun türkçe bilip bilmediğiyse hep bi muamma olarak kaldı.
    o dönem dersimize giren tek hoca olduğu için hepimizin idolüydü, çok da espritüel uzun saçlı ve bıyıklı ilginç bi adamdı, diğer hazırlık hocalarından farklı olduğunu diğer çocuklarla konuşmalarımızdan anlıyorduk. sonuçta bize almanca öğretti, iki sene daha okulda kaldı ve gitti.
    kızdığında "moment mal" derdi, "rahat dur iki dakka" gibi bi anlama gelir bu laf.
    sonradan pek haber alamadık, ama başka kaynaklardan öğrendiğim kadarıyla istanbul erkeğe gitmiş, sonra ne oldu bilmiyorum, bugün beni, görse hatırlar mı onu da bilmiyorum.
    (earendill, 03.06.2009 13:26)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil