çelik'in damar bir şarkısıdır. gecenin ilerleyen saatlerinde, mum ışığının altında, 'o'nun resmiyle başbaşa kalınarak, içilerek dinlenebilir. çok güzel bir şarkıdır.
yine gözüm yollarda neredesin?
gündüzüm gece oldu, kederdeyim
bilemezsin kaç gece gelir diye bekledim
gelmeyince derdime yenileri ekledim
gel yarim ol, sevdalım ol,
sultanım ol, fermanım ol,
dertlerimin dermanı ol, hercai
dolu dolu sevdalar gözlerimde
gönlümde dolanırsın, hep o halinle
uçuşuyor saçların, yaralanmış kalbime
yine sensin tek çare, şu zavallı halime
gel yarim ol, sevdalım ol,
sultanım ol, fermanım ol,
dertlerimin dermanı ol, hercai
farsça har ve cayi sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. har, her; cayi de yer anlamına gelir. her yerde olan, yetişen anlamlarına gelir. zamanla, hiçbir yerde durmayan, sabırsız anlamlarına da evrilmiştir.
çok uzun yıllar once iki kır çiçeği birbirlerine delicesine aşık olurlar.birbirlerine o kadar delicesine tutulmuşturlar ki gözleri aşklarindan başka hic bir şeyi görmez.her bahar geldiğinde diger çiçekler gibi onlarda açip güneşe merhaba derler.fakat yine bir bahar başlangici bu çiçeklerden birisi diğerine ; "biz diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım, kışın ortasında herkesin soğuktan kaçtığı karlı günlerde açalım ki, bütün doğa bize ait olsun" der diğer aşık buna çok sevinir hemen kabul ediverir ve ikisi de o bahar açmamaya karar verirler.ve bu şekilde baharı, açmadan kışı bekleyerek geçirirler.biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken.diğeri o yaz dayanamaz açar.o gün bu gündür , karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe "kardelen" , sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe de "hercai" denilir.
not:işte bu yüzden hayırsız sevgiliye "hercai" diye hitap edilir...