|
|
- böyle filmlerde duymaya alışık olduğumuz ama gerçek hayatta pek de rastlanılmayan bi durum. kimilerine göre 'vay be karizmaya bak' dedirtcek şey. hani küçükken öyle olurdu da. film ve bar denince hafızalara kazınan başka bi hadise için :
-hey barmen bu resimdeki adamı buralarda hiç gördün mü
- karanlık bir sokakta yürürken tek başıma
korkmuyorum artık eskisi gibi
acıtamıyor canımı hiçbir şey
sensizliğin harici.
biliyorum gün doğacak.
bulutsuz ve harika bir gün hemde
biriktirdiğim hayaller ellerimizde can bulacak.
güneş yüzümüze değince
gülümsemen içimi ısıtacak.
o gün daha da çok seveceğim seni.
her zamankinden çok.
yıldızlar kadar çok
okyanuslar kadar derin
güneş kadar ebedi seveceğim.
- bazen barmen sorar "her zamankinden mi?" diye adam sadece kafasını sallar. filmlerde para üstü olmaması gibi ayrıntı silme amaçlı yaratılan kavramdır.
- aşinalık, tanınırlık, bilinirlik ve samimiyet ifadesi.
- barlarda olsun, alkollü lokantalarda olsun, kadeh hesabıyla satın alınan içki daima şişe hesabıyla satın alınandan pahalıya gelir. atıyorum, bir şişe viskiden on beş kadeh çıkıyorsa, bir kadeh viskinin fiyatı şişe fiyatının on beşte biri değil, olsa olsa altıda yedide biridir. bu yüzden devamlı aynı bara gidip devamlı aynı şeyi içen müdavim insanlar içkilerini şişeyle satın alırlar, parasını peşin -ve ucuz tarifeden- ödeyip şişeyi bir yere ayırtırlar. bara geldikçe de, barmen bu arkadaşlara kendi özel şişelerinden kadehe doldurarak parası peşin ödenmiş içkilerinden verir. şişe bittiğinde yeni bir şişe satın alınır ve bu böyle sürer gider. "her zamankinden" olayının özü budur.
|