yanlış yanlıştır,bağdat'tan da dönse farketmez kayseri'den de dönse farketmez.önemli olan dersi geçmektir.tam da bu noktada 'dersi geçmek=roma' kabulünden yola çıkarsak önermenin doğruluğunu farklı bir yöntemle de olsa kanıtlamış oluruz.(bkz: yanlış hesap bağdattan döner)
roma imparatorluğu daha imparatorluk olmamışken işe erkenden başlayıp hakim oldukları yerlere zamanına göre oldukça iyi yollar yaparlar ve bu yol yapım işini fethettikleri yerlerde de sürdürürler. yolların yapımına roma'dan başlandığı için yolların bir bakıma yolların buluşma noktası roma'dır. bu durumda roma halkına 'tüm yollar roma'ya çıkar' demek kalmıştır.
ayrıca bu söz 'kardeş roma ne tarafta?' sorusu üzerine gelişebilecek kötü olayları da engellemiştir.
orda roma derken aslında, doğu roma imparatorluğu kastedilmektedir. yani istanbul... evet, yani aslında her yol milion taşına götürür sizi... ve dünya aslında ordan başlar, yollar orda düğümlenir ve çözülür.
sol tarafta bu başlığı görünce aklıma yıllar önce rüyamda evin karşısındaki merdivenlerden çıktığımda kendimi roma da bulmam geldi.işin ilginç yanı hayatımda hiç italyada bulunmadım, roma hakkında falan da hiç öyle bir bilgim ya da oraya gitme gibi bir niyetim de yoktu o zamanlar.yalnız şu aralar italyanca öğrenmekteyim ve bir iki sene içinde de gideceğim diye umuyorum.rüyalarımı dikkate almalıyım sanırım bundan sonra,evet.
mealen "ne olursa olsun bana uyar" olarak karşılığını bulan deyimsi..kimileri de her yol paris diyerekten bu mesajı verme kaygısı güder.
hun imparatoru attila** daha devletin başına geçmez iken o dönem roma imparatorluğu ile anlaşma gereği iki tarafın yöneticileri çocuklarını birbirlerine esir olarak iade ederler. yani attila'nin gençlik yılları bir anlaşma gereği roma'da ismini şimdi hatırlayamadığım roma hükümdarının oğlu da hun imparatorlugunda gecer..attila gözlem yapmayi seven birisi oldugu için sürekli roma sokaklarında gezermiş. bu roma'nın savunma amaçlı yeraltı yolları vardır. attila bu yolları iyice oğrenir. günü geldiğinde anlaşma gereği her iki hükümdarın çocukları kendi devletlerine döner. daha sonra hun hükümdarı olan attila, barbar kavimlerden birisi ile anlaşarak roma'yı ele geçirmek için roma'ya saldırır. tabii roma savunması çok güçlü olduğu için öyle duvarları aşmak kolay değildir. attila yer altı yollarını iyi bildiği için roma'nın dışından bu yer altı yollarına girerek roma içine girer ve kapıdaki askerleri öldürerek kapıları açtırır(adamlarıyla). efendim sonrasında o dönem roma çok zengin tabii.. ee o dönemin hunları da gerçekten barbar oldukları için vatan kavramı olmadığı için ne varsa yakıp yıkmışlar. askerler bütün ganimetleri ele geçirmiş. attila'ya kala kala bir harita kalmış. ama attila o dönemde dünyada iki tane bulunan bu dünya haritasının en büyük ganimet ve hazine oldugunu anlayacak kadar akıllı bir herifmiş vesselam.. haritayı alıp açar. incelemeye başlar.. ulan bir bakıyor bir gariplik var bu haritada.. sonra beyninde şimşekler çakıyor..ve şu özlü sözü söyluyor..
roma ordusunda kurulan istihkam taburu sayesinde ortaya çıkar. her kazanılan yere ulaşan yol yapılır.
ordu italya'ya geri döner (roma'ya değil). düşmanlar da yapılan yeni yolları hayırlamak için roma'ya gelirler
bu yollardan. (bkz: al gülüm ver gülüm)