her seçim bir kaybediştir   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. olayı ele alış açınıza bağlı olarak değişmesi muhtemel olmakla ile birlikte olumsuz yönünden ele alındığında seçilen belli nesne veya durumların, geri kalan herşeyin yitirilmesi anlamını taşıdığını belirtir yargı.

    durum tersine çevrildiğinde ise karşılaşılan sonuç, seçilen durumun veya nesnenin, size katabilceklerinin çok fazla olduğu yönünde olabileceğidir.
    (r feynman, 14.06.2004 17:04)


  2. her seçim bir kaybedişse eğer
    her seçim bir kazanıştır da aynı zamanda
    yediğiniz musakka ve yemediğiniz izmir köfte-köfteyi kaybederken musakkayı kazanırsınız. önemli olan cümlenin filinin ne olmasını istediğinizdir, yaptığınız tercihin adını kazanış veya kaybediş koymak, önemli olan sizin seçiminizdir.
    (mavi kedi, 28.06.2004 23:05)
  3. seçmek demek birden fazla koşul olması demektir eyer her durum birbirinden iyiyse kayıp büyük olur hepside aynıysa kayıp sıfır olur ancak ne olursa olsun emin olduğu şeyi seçmek en iyisidir.
    (axel fox, 28.06.2004 23:33 ~ 23:33)
  4. biraz derin bakış atarsak; kaderci bir yargıdır. yani kadere bırakalım hiç bir seçim yapmadan ve kaybetmeden gidelim seçimsizlikle.

    tabi burada kaderi nasıl algıladığınıza bağlıdır. kendi yaptığı seçimi de kaderin bir parçası gören kişi bu şekilde düşünmez.çünkü zaten kader onun için seçim olsun ya da olmasın hep etkilidir.
    kaderi, olayların gelişmesi şeklinde algılayanlar ise bu yargıyı işte kadercilikle yorumlar."seçim kendi iradem, ve ben iradem yüzünden hep kaybedeceksem o zaman irademi öldürmeliyim" deyip işi kadere bırakır.
    (bkz. kader)

    ha eğer bana sorarsanız (keza sormadınız biliyorum), seçim sonunda kaybedip veya kazandığımız gelen sonuca bağlıdır. o sonucu da ancak aylar, yıllar sonra tam olarak görebileceğimize göre, bunu seçim öncesi söylemek zordur. bir nevi terazi gibi. tartıp göreceğiz kaybedip etmediğimizi.

    bana seçim hakkı verilmemiş ve her olay kendiliğinden gelişmiş olmasına rağmen, son 6 yıldır hep kaybetme konumundaydım, ta ki bu senenin başına kadar.(hayatım resmen y= 1/x çiziyordu be,şimdi sinx'e geçtim bu da bir şeydir) yani seçimsizlik de kaybettirebiliyor dostlar...
    (hell guardian, 28.06.2004 23:48 ~ 23:56)
  5. çok bilen çok yanılır
    az bilen daha çok

    hiç bilmeyen
    yanıldığını bile bilmeyecek
    bu kadar mutlu kişiyi
    kim seçmeyecek?

    özdemir asaf,seçim şiirinden.

    her seçim bir kaybediştir ama seçmeden bilinmez ki
    (j ai tout oublie, 22.12.2004 17:50)
  6. seçim yapmak bir şeylerden vazgeçmekse bir yandan da bazı şeyler için başlangıçtır...
    (benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim, 22.12.2004 17:55)
  7. (bkz: zararın neresinden dönülürse kardır)
    (stocky2001, 22.12.2004 18:25)
  8. (bkz: her seçiş bir vazgeçiştir)
    (stars giggle meh every nite, 22.12.2004 20:08)
  9. (bkz: kaybettiklerin seçebildiklerin kadardır)
    (hell isnt good, 15.05.2005 09:45)
  10. "her seçim bir kaybediştir.her tercih bir vazgeçiştir çünkü..."

    can dündar
    (tutkuyakar, 15.05.2005 10:59)
  11. blaise pascal'ın bir sözü
    diğer bir sözü daha vardır ki yine bunun gibi insanı çürütecek cinstendir:
    'yarış at için neyse, yalanlamak ,inanmak ve şüphe etmek insan için odur.'
    burda esas sorun yarışın at için ne anlam ifade ettiğidir. pascal kafasında at için yarışın ne anlam ifade ettiğini kurmuştur tabi. ama biz bunu bilemiyoruz. bu bilinmezlikten ötürü çok değişik sonuçlara varılabilir. tam kompozisyon sınavı sorusu.
    (eriyenadam, 15.05.2005 12:49)
  12. türkiye'nin yakın geçmişini anlatan söz. onyıllardır hıç bir seçimden kazanarak çıkmamıştır türkiye.
    (easy company, 15.05.2005 12:55)
  13. (bkz: her seçim bir adım öne gitmektir)
    (gülümsün, 08.06.2005 23:10)
  14. (bkz: fırsat maliyeti)
    (bkz: opportunity cost)
    (venom, 08.06.2005 23:47)
  15. (bkz: her tercih bir vazgeçiştir)
    (bkz: her karar bir vazgeçiştir)
    (bkz: trade off)
    (raiser, 08.07.2005 23:55)
  16. (bkz: o piti piti)
    (bkz: seni seçtim pikaçu)
    (right lane must exist, 05.08.2005 17:05)
  17. (bkz: trade off)
    (marooned, 05.08.2005 17:14)
  18. (bkz: alternatif maliyet)
    (ven, 06.02.2007 16:52)
  19. öss bitip de tercih zamanı geldiğinde gerçekliğini iyice anladığım sözdür. yıllarca uğraşıp didinip en sonunda hayallerine uzanıp yakalayabilecek kadar yakın olduğunda aslında hangi hayalinin gerçek olmasını daha çok istediğinin ayırdına varamayabilirsin. lise yılları boyunca hayalini kurduğun bölüm bir yanda, ortaokulda olmak istediğin meslek diğer tarafta, öteki tarafta ise hayatın ve türkiye'nin hayata göre gerçekleri tüm çıplaklığıyla. tercihini yaptığında "bir şey" olacaksın ama o şey gerçekten senin olman gereken şey mi yoksa boşu boşuna ve yanlış bir şekilde ziyan edilmiş bir tercih hakkı mı?
    evet şu an itü'de okuyorum ben tercihimi yaptım ve burada okumayı seçtim. ama burda okumayı seçerken ortaokulda, lise yıllarımda acaba şunu mu olsam, bu mesleği de yapsam ne hoş olurdu diye yatağıma yattığımda hayalimi kurduğum n-1 tane mesleğin artık sahibi olamayacağım. hepsinden vazgeçtim çünkü. keza evlilikte de bu durum tıpkı böyledir. ilk aşkın, tutkuyla bağlandığın tüm insanlar, birazcık da olsa bir şeyler hissedip hoşlandığın tüm arkadaşlar, hepsi artık geride kalır. bir tek kişi için hepsinden vazgeçersin aslında. bu yüzden evlilik korkutur beni esasında. uğrunda herşeyden vazgeçtiğin, diğer olasılıkları hiçe saydığın insan ya sana bir gün bir yabancı olursa? "ben bıktım bırakıyorum" demek zannedildiği gibi her şeyi çözer mi acaba?

    herneyse her şeye rağmen insanın tercih yapma* hakkı olması güzel bir şey.
    (skyish, 06.02.2007 17:11)
  20. her seçiş bir vazgeçiştir (yıllar önce-üniversitenin ilk yıllarında- herkesin birbirine can dündar yazıları, selçuk erdem karikatürleri forwardladığı bir dönemde bana gönderilen ve yıllardır silmediğim bi can dündar yazısı)

    sabah ise gitmekle, yatakta nefis bir miskinlik
    firsatindan vazgecmis olursunuz.
    kalkar kalkmaz hayat bin bir secenegi dayar
    burnunuzun ucuna...
    "ne giysem" telasindan, ogle yemeginde
    "ne alirdiniz?" diye basucunuzda biten garsona,
    "hangi kanaldaki filmi izlesem" kararsizligindan
    "bize oy verin" diye bagrisan partilere kadar her
    sey,
    herkes, her an sizi israrla bir tercihe zorlar.
    yastiginiza teslim olmussaniz,
    belki disarda isil isil bir gunden vazgecmis
    olursunuz.
    bahar esintileri tasiyan bir elbise belki o gun
    yasaminizi
    isildatabilecekken,
    agirbasli bir sadelige karar vermekle muhtemel
    bir tanisikligi
    tepersiniz.
    belki yemediginiz musakka, ismarladiginiz izmir
    kofteden daha
    lezzetlidir.
    ya da diger kanaldaki film, o anki ruh halinize
    daha uygundur.
    ama yasam, vazgectiginiz seye iliskin ipucu
    vermez.
    geri donup, o gunu gokkusagi desenli bir
    elbiseyle
    yeniden yasama sansiniz yoktur.
    bu secim oyununda vazgectiginiz sey,
    sectiginizden
    daha degerliyse pismanlik kacinilmazdir.
    ama neyin degerli oldugunun karari da yine size
    aittir.
    ve vazgectiginiz sey bazen bir saray, bazen
    sohret
    sahnesinin pariltili neonlari da olsa, cogu zaman

    gozunuz hic arkada kalmaz.
    cunku duvarlarina sevdiginizin kokusu sinmis bir
    ev
    ya da sevdiginiz kadinla paylasamadiginiz bir
    saray
    sizin borsada kolay feda edilebilir
    degerlerdendir. hayata bir baska gozle bakmayi
    ogrendiyseniz,
    bu secimde kazandiklarini sananlara yalnizca
    aciyarak gulumsersiniz.
    her seyin siradanlastigi bir dunyada bazen
    aybetmek en dogru
    secimdir.
    ve o dunyada en yerinde tercih; vazgecistir.

    sanırım...
    can dündar
    (semih cumhuriyeti vatandaşı, 06.02.2007 17:23 ~ 17:23)
  21. (bkz: 2002 genel seçimi)
    (bkz: akp)
    (alkolik2000, 12.02.2007 20:24)
  22. her kaybediş bir yanlış seçimdendir.
    (defacto, 12.02.2007 20:49)
  23. seçtiklerimizi biliriz de kaybettiklerimizi bilemeyiz çoğu zaman. kayıplarımız olduğunu düşünüyorsak eğer, bu da seçimlerimizin ürünüdür işte.

    bir de hiçbir şeyi seçmemek ve hiç kaybetmemek seçeneği vardır. kaybetmekten korkar, seçim yapmayı hep reddedebiliriz. silahlarımızı kuşanır, gardımızı ve korkularımızı alır, aklımızın yolunu tutarız. duvarlarımızı kimse yıkamaz, hesaplarımızı kimse bozamaz, ayarlarımızla kimse oynayamaz.

    seçmemeyi seçmişizdir.

    en büyük yaraları ise kendimizi en çok savunduğumuz , en çok koruduğumuz zamanlarda alır; en büyük aptallıkları ise en hesaplı, en akıllı olduğumuzu düşündüğümüz zamanlarda yaparız.
    aslında baştan kaybetmişizdir seçmemeyi seçerek.

    hesapsız, savunmasız ve güçsüz olup, en akıllıyı oynamayı bırakırsak belki biz seçim yapmadan
    mutluluk bizi seçer. kimbilir...
    (karambakaravita, 11.03.2007 14:57 ~ 24.07.2007 21:35)
  24. hayatımın kilit noktası olmuş gerçektir.

    her seçim bir kaybediştir,evet ama aynı zamanda her seçim bir kazanıştır da. seçmediğini kaybederken seçtiğini kazanırsın. ama benimde dahil olduğum çoğunluk hep kaybettiğine üzülür. kazandığına sevinmek geçmez aklının ucundan. oysa zaman akıp geçmektedir. pişmanlıklarla dolu bir hayat kimseyi mutlu etmez.

    aslında ne kaybettiğini bilmezsin bile, diğerini seçseydin sonu nasıl olurdu bilmezsin. sen sadece seçtiğini yaşarsın ama yine de aklın seçemediğinde kalır.

    o kadın isimli filmde de erol günaydın bu konuyla ilgili şöyle bir şeyler söylemiştir: ''neyi seçersen seç,aklın hep seçemediğinde kalır.seçemediğin hep acı verir.ama en azından acını seçebilirsin. ''

    ve en acısı da her seçimin bir kaybediş olduğuna inanmak,seçim yapmayı da zorlaştırır,kararsız bir karakter sahibi eder insanı.
    (theraflu, 04.05.2008 14:38 ~ 14:39)
  25. (bkz: opportunity cost)
    (v, 04.05.2008 14:39)
 sayfa  / 2