her halk hak ettiği şekilde yönetilir   

adana çık aradan

  1. (bkz: hadis-i şerif)
    (atlantis, 24.11.2004 09:56 ~ 09:56)


  2. başına geçecek yüce şahsiyetleri hür iradesiyle seçen tüm halklar için geçerli cümle. hatta kimisi seçmez, başbakanın adını bile bilmez, kendi dalgasına bakar. sonra da oturup kaaave köşelerinde "ah ben başkan olacaktım kiii" nutukları çeker.
    (aqua, 22.12.2004 05:47)
  3. toplumsal gelişim ideal şekilde gerçekleşmişse söylenebilecek cümledir. fakat bizim gibi ülkeler söz konusu olduğunda, aydını ve politikacısı birlikte düşünülerek "her güç sahibi, yönetmek istediği gibi bir halka sahiptir"e dönüşmesi gereken anlayış.
    (jellicle, 25.02.2005 19:32)
  4. (bkz: her toplum layık olduğu gibi yönetilir)
    (tutkuyakar, 28.04.2005 22:26 ~ 23:18)
  5. (bkz: ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı)
    (toumai, 28.04.2005 22:32)
  6. (bkz: @493083)
    (moshi moshi, 20.10.2006 09:52 ~ 09:53)
  7. kolaya kaçan bir bakış açısı. bence halkım böyle yönetilmeyi haketmiyor, hiçkimse kötü yönetilmeyi haketmez. hatta anarşist çerçeveden bakacak olursak kimse yönetilmeyi haketmez.
    (yedinin yedincisi, 20.10.2006 10:34)
  8. başka bir soru da "seçimin olduğu sistemlerde halk gerçekten yönetici mi seçiyor yoksa ayrıcalıklı sınıfın dediğini yapacak ve biraz da o ayrıcalığın kaymağını yiyecek adamı mı belirliyor?" olmalı.
    (yedinin yedincisi, 20.10.2006 11:53 ~ 11:53)
  9. yanlış olduğu düşünüldüğünde başımızdakileri hak ettiğimizi gösteren , bu yüzden de doğru olan önermedir.başımızdakilere bakıyoruz malesef ki görüyoruz durumu rahatça.tabi ne zaman hak ederiz iyi bir yönetimi onu zaman göstericek.sonsuza kadar haketmiyoruz diye bir şey yok.
    (zaknafein, 20.10.2006 14:03)
  10. '''dünyada her millet icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır''' sözüyle durumu en iyi açıklayan kişi tabiki ve tabiki mustafa kemal atatürk tür.
    (klippan, 07.12.2007 10:29 ~ 10:33)
  11. ülkeyi yönetecekleri seçen halkın çoğunluğu aynı zamanda hakkettiği yönetimide almış olur. haliyle kurunun yanında yaş da yanar.
    (kızkurusu, 07.12.2007 10:54)
  12. halkın kendi layıkını kendinin oluşturmasıdır.
    kargayı halk besler, aslanı halk doğurur, firavun'u halk tanrılaştırır, kahramanı halk üretir, hitlerin askerini halk teşkil eder, gandi halkın içinden çıkar, yezid halkın önündedir, ömer bin abdülaziz halkın içinden çıkar...
    seçimi halk yapar, yöneteni halk yönetir.
    (anka, 07.12.2007 11:04 ~ 11:06)
  13. demokrasi denen zorbalığın sindirme araçlarından biridir. kibar bir zorbalık türü olduğu içinde ince bir şekilde sindirir. demokrasi dene şer aracını kullanarak başa gelen kişiler muhaliflerinin sesini kesmek için onları da ve hatta tüm halkı da pisliklerini bu söz ile paylaştırırlar. "evet ben kötüyüm. ama ben sizin kötülüğünüzün bir sonucuyum. siz kötüsünüz, kötü yönetilmeyi hakediyorsunuz ve bu sizin kaderiniz. o yüzden boşuna uğraşmayın. kötü olduğunuz için kaderiniz benim." işte budur manası.
    (azwepsa, 07.12.2007 11:16)
  14. epey eski tarihi bir fıkra ama arada bir hatırlatmakta bu zamana
    yakıştırmakta yarar var:

    vezirler huzura çıkmışlar:
    - padişahım, hazinede para kalmadı.yeni vergilere ihtiyacımız var, diyerekten...
    - padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış
    - eeee! ne vergisi koyalım?, demiş...
    - köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!
    padişah, tamam, demiş.
    aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
    - tepki var mı?
    - hiç bir tepki yok!
    - ıyi o zaman köprünün diger tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!
    aradan bir süre geçmiş, padişah:
    - var mı şikayet?
    - yok!
    halkının tepkisizliğine kızan padişah, gürlemiş:
    - köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin!
    aradan birkaç gün geçmiş, hala bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini,
    - köyün birine gidelim. halkı dinleyelim hele bir, demiş.
    gitmişler köye, padişah sormuş:
    - var mı şikayet?
    ses yok.
    padişah:
    - var mı şikayet? konuşun yoksa, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayacağım, diye gürleyince
    arkalardan cılız bir ses duyulmuş:
    - padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..
    - eeee!, demis padişah bir umutla...
    - akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoz, bir adam daha koysanız...
    (cactus, 23.03.2008 13:34)